YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ergenekon'da gerginlik
İkinci 'Ergenekon' davasının bugünkü duruşmasında gergin anlar yaşandı.
Ergenekon'da gerginlik
12 Mart 2010 / 19:14 Güncelleme: 12 Mart 2010 / 19:24

İkinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanıklarından Albay Cengiz Köylü'nün avukatı Hasan Gürbüz, müvekkili ile İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığınca yürütülen ''İP/Karargah Evleri'' soruşturması kapsamında tanık olarak ifadelerinin alındığını söyledi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada söz alan tutuklu sanık Servet Kaynak, geçen çarşamba günü Emniyet Disiplin Kurulunca ifade vermek için çağrıldığını, ancak ifadesini vermeye gidemediğini kaydetti.

''Gitmeyince meslekten atılacağım. Meslekten ihraç etmeye hiç gerek yok. Ben istifa dilekçemi veririm'' diyen Kaynak, meslekten atıldıktan sonra tahliye olmasının bir anlamı olmadığını dile getirdi.

Tutuklu sanık Albay Cengiz Köylü'nün avukatı Hasan Gürbüz de müvekkili ile birinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı Doğu Perinçek'in, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığınca yürütülen ''İp/Karargah Evleri'' konulu soruşturma kapsamında tanık olarak ifadeye çağrıldıklarını anlattı.

Köylü'nün Hasdal Askeri Savcılığınca, Perinçek'in ise Silivri Cumhuriyet Savcılığınca, talimatla dün tanık olarak ifadelerinin alındığını belirten Gürbüz, ''Askeri savcılık müvekkilimi şüpheli olarak görmüyor, tanık olarak görüyor. 16 aydır tutuklu, tahliyesini istiyorum'' dedi.

Bu arada, Cengiz Köylü ve Doğu Perinçek'in, geçen yıl Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığınca yürütülen ''İP/Karargah Evleri'' MİT belgesinin sızdırılması olayına ilişkin şüpheli olarak ifadeleri alınmıştı.

Aynı konuya ilişkin yürütülen yeni soruşturmanın ise farklı olduğu, ''MİT belgesinde ismi geçen asker kişilerin karargah evleri veya başka bir siyasi yapılanma çerçevesinde askeri yargının görev alanına giren eylem ya da eylemleri gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri'' olayına ilişkin adı geçen asker kişilerle ilgili olduğu belirtildi.


-MAHKEME BAŞKANI VE AVUKAT ERİKEL ARASINDA GERGİNLİK-


Tutuklu sanıklar Durmuş Ali Özoğlu ve İbrahim Özcan'ın avukatı Yusuf Erikel de iddianamede yazılanların sevk maddeleriyle alakası olmadığını savundu.

Erikel, daha sonra sözlerine, ''Burası mahkeme mi, morg mu, ameliyathane mi? Hakim beyler. Siz burada bizi sanık sayıp yargılıyor musunuz, yoksa ölü sayıp kefenliyor musunuz? Yoksa bizim üstümüzden ameliyat yapıyor veya yapılmasına olanak mı veriyorsunuz? Siz hukukçu musunuz yoksa ölü yıkayıcı mısınız? Yoksa, ameliyat cerrahı mısınız?'' şeklinde devam etti.

Bu sırada araya giren Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, sert bir şekilde ''Saygısızlık yapıyorsunuz'' diyerek, Erikel'i uyardı.

Erikel'in ''Saygısızlık yapmıyorum'' demesi üzerine Başkan Şengün, sinirli bir şekilde ''Saygısızlığın daniskasını yapıyorsunuz. Sözünüzü kesmek istemiyorum, ama konuşmalarınızı kulağınızla duyun'' dedi.

Yusuf Erikel de müvekkillerinin 21 aydır tutuklu olduğunu ifade ederek, ''Sözlerimde bir saygısızlık yok. Morg kelimesinden dolayı mı tepki gösterdiniz'' diye sordu. Şengün ise ''Ne söylediğinizi duymuyorsunuz ki'' şeklinde tepkisini dile getirdi.

Erikel, müvekkillerinin tutukluluğuna bir gerekçe gösterilmediğini, sözlerini hakaret olarak belirtmediğini, mahkemenin savunmaya saygı göstermesi gerektiğini kaydetti.

Şengün ise bu konuşmaların savunma olmadığını tekrarlayarak, mahkemeye bu şekilde hitap edilemeyeceğini dile getirdi.

Avukat Erikel de bunun üzerine şunları kaydetti:

''Hani kıyametin de cuma günü kopacağından bahsedilmektedir. Bu kıyamet haftalardır müvekkillerim aleyhine kopmaya devam etmektedir. Sizden isteğimiz şudur; artık mahkeme heyeti olarak adeta bir İsrafil gibi adalet suruna üfleyiniz ve aylardır öldürdüğünüz adaleti diriltip, felç ettiğiniz bu insanlara şifa veriniz. Burada biz maden arar gibi aylardır insafınızı aramaktayız. Ama nedendir bilinmez var sandığımız halde o insafa ulaşamadık. Biz her hafta sizden tahliye manasında müjde muştusu umarken, geç saatlerde sizden aynı adaletin hala dirilmediği yönünde sala sesi işitmekten mustarip olduğumuzu bilmenizi isterim. Sayın başkanım, eğer bizlerin konuşmalarından rahatsız oluyor ya da hukuk adına etkilenmiyorsanız, isterseniz hukuk adına sükut edelim, sükutumuz bu tahliyeye vesile olsun.


-SÜHEYL BATUM: ''HUKUKÇU OLARAK İZLEMEYE GELDİM''-


Bu arada, duruşmayı izleyen Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süheyl Batum da basın mensuplarının soruları üzerine, hukukçu sıfatıyla izlemek için duruşmaya katıldığını belirtti.

''Bir haksızlık olduğunun farkına vardığımızı yargılanan kişiler de görsün, onlara moral olsun istedim'' diyen  Batum, oturuma ara verildiği sırada tutuklu sanıklardan Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay ile uzaktan selamlaşıp hatırlarını sorduğunu söyledi.

Batum, şöyle devam etti:

''Tutuklulukların hukuka uygun olmadığını, 15-20 ay gibi tutukluluk süresinin çok uzun olduğunu düşünen bir insanım. Hukukta aleniyet önemlidir. Bu davanın Silivri'de görülmesi aleniyet açısından hukuka uygun değil. Tahliye taleplerinin reddine ilişkin kararların gerekçesi de kesinlikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kriterlerine aykırı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde hepsi mahkumiyetle sonuçlanacaktır. Bunların yanında dava süreci, iddianameler ve ek belgeler de bu olumsuzluklardan bazıları. Hukukçu olarak izlemeye geldim.''  AA
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler