19 Ekim 2017 Perşembe
  • Altın151,204
  • BIST108.162
  • Dolar3,6561
  • Euro4,3295
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8221
  • İstanbul22 °C
  • Ankara21 °C
  • İzmir26 °C
  • Konya21 °C
  • Adana31 °C
  • Antalya26 °C
  • Diyarbakır24 °C
  • Bursa25 °C
  • Kayseri21 °C
  • Kocaeli25 °C
  • Şanlıurfa27 °C
  • Gaziantep25 °C
  • İçel29 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ergenekon'da en çok cezayı kimler aldı?
Silivri’de görülen ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 67'si tutuklu 275 sanığın yargılandığı Ergenekon davasında en çok cezayı kimler aldı?
Ergenekon'da en çok cezayı kimler aldı?
06 Ağustos 2013 / 07:24 Güncelleme: 06 Ağustos 2013 / 10:37

Ergenekon örgütünün gerçekleştirdiği eylemlerin başında Danıştay 2. Dairesi'ne silahlı saldırı geliyor. ‘Türban kararı' sebebiyle gerçekleştirildiği öne sürülen saldırıyı ‘laiklik karşıtı eylem' olarak yorumlayan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Alparslan Arslan'ı 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırdı.

Ancak Ergenekon bağlantısını dikkate almadı. Kararı bozan Yargıtay 9. Dairesi, Ergenekon'la irtibata dikkat çekerek İstanbul'daki dava ile birleştirilmesini istedi. Si-livri'deki yargılama sonucu Alparslan Arslan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 90 yıl hapis, azmettirenlerden Veli Küçük 2 kez ağırlaştırılmış müebbet, Muzaffer Tekin de 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 117 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Ergenekon silahlı terör örgütünün darbe, suikast, kara propaganda ve toplumsal olaylara ilişkin planlarının yanı sıra gerçekleştirilen eylemlere de dava dosyasında dikkat çekti. Bunların başında avukat Alparslan Arslan'ın 17 Mayıs 2006'da Danıştay 2. Dairesi'ne silahlı saldırıda bulunması geliyor. Faillerinin ve azmettiricilerinin 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığı Danıştay cinayetinin, Ergenekon eylemi olduğu mahkeme kararıyla kesinleşti. Terör örgütü dosyasındaki bilgiler cinayetin kaos planları kapsamında hayata geçirildiğini ortaya koydu.

‘Laiklik karşıtı eylem' olarak lanse edilen saldırının Danıştay 2. Dairesi'nin aldığı ‘türban kararı' gerekçesiyle işlendiği ileri sürülmüştü. İlk iddianame, özellikle saldırgan Alparslan Arslan'ın ifadesi üzerinde şekillenirken, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi saldırıyı ‘laiklik karşıtı eylem' olarak yorumlamıştı. Mahkeme, sanık Alparslan Arslan'ı, ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya, teşebbüs etmek', ‘Danıştay 2. Dairesi Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'i, tasarlayarak ve yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmek' suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırmış, ancak Ergenekon bağlantısını dikkate almamıştı.

Her şey davanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin kararıyla tersine döndü. Yerel mahkemenin hükmünü oybirliğiyle bozan Yargıtay, sanıkların Ergenekon'la hukuki ve fiili irtibatına dikkat çekti. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki Ergenekon davası ile Danıştay davasının birleştirilmesinde zorunluluk bulunduğuna işaret etti. Yerel mahkeme de Yargıtay'ın kararına uydu. Saldırıyı Ergenekon sanıkları Veli Küçük ve Muzaffer Tekin'in azmettirdiği belirlenirken, başta tetikçi Alparslan Arslan olmak üzere Danıştay sanıkları Ankara'daki cezaevinden Silivri'ye nakladildi.

Ergenekon sanıkları arasında yerlerini aldılar. Saldırının azmettiricileri ile birlikte aynı salonda yargılanmaya başladılar. Yargılama sürecinde Danıştay'ın güvenlik kameralarının olaydan önce bozulduğu, görüntülerin silindiği tespit edildi.

Yine avukat Alparslan Arslan'ın Cumhuriyet Gazetesi'ne 5 Mayıs, 10 Mayıs, 11 Mayıs 2006'da olmak üzere 3 defa el bombalı eylem düzenlediği belirlendi. Bombaların Veli Küçük tarafından verildiği ortaya çıktı.

Şartları olgunlaştırma planları

Ergenekon dava dosyasının en dikkat çekici bölümlerinden birini de terör örgütünün ülkede darbe yapmak için hazırladığı planlar oluşturdu. ‘Ergenekon Terör Örgütü'ne Ait Eylem ve Operasyonlara Dair Belgeler' başlığı altında sıralanan deliller, sanıkların sistematik bir örgüt faaliyeti içinde Türkiye'yi yönetilemez hale getirmeye çalıştığını gösteriyordu.

İşte ağırlaştırılmış müebbet hapis kararına yol açan kanlı eylem planlarından bazıları: Suikast planları: Başta Başbakan olmak üzere aralarında Fehmi Koru, Orhan Pamuk, Osman Baydemir, Sebahat Tuncel ve Ahmet Türk'ün de olduğu bazı isimlere saldırı planları soruşturma sırasında ele geçirildi. Ayrıca Ermeni patriği Mesrob Mutafyan, Ermeni asıllı Minas Durmazgüler ile Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız ve Genel Sekreter Kazım Genç'e yönelik suikast planlarına ulaşıldı. Bunların büyük bölümü sanık İbrahim Şahin'in adreslerinde ve İşçi Partisi'nde bulundu. İP Genel Merkezi'nde Yargıtay binasına ait detaylı krokiler de ortaya çıktı. Bunların incelenmesinde AK Parti hakkında kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'ya suikast yapılacağı anlaşıldı.

Yine İP'te ele geçirilen bir başka belgede, Yaşar Büyükanıt'ın Kara Kuvvetleri Komutanlığı döneminde gerçekleştireceği İzmir-Balıkesir ziyaretindeki koruma güçleri hakkında detaylı bilgiler bulundu. Sanıklardan İşçi Partili Hayati Özcan'da ele geçirilen “Susacak” yazılı fotoğrafta NATO komutanı İspanyol Eduardo Zamarripa Martinez'in ağzı bantlı olarak yer aldı. İzmir'deki NATO tesislerine dair ayrıntılı planlara ulaşıldı.

Darbe planları: Ayışığı, Sarıkız, Yakamoz ve Eldiven isimli darbe planlarına dair belgeler, Cumhuriyet Çalışma Grubu'nun faaliyetlerine dair belgeler dosyaya girdi.

İrtica ile Mücadele Eylem Planı: Hükümetin gazete, televizyon ve internet sitelerinde yayınlanacak haberlerle yıpratılması, mütedeyyin insanların askeri mahkemelerde yargılanmaları, ev, yurt ve okullarına silah ve mühimmat konularak terörist ilan edilmeleri planlandı. Belgede, “AKP mensuplarının ülkemizde ekonomik krizin etkisinin ciddi olarak hissedildiği bir dönemde, lüks yaşamlarından taviz vermedikleri yönünde haberler yaptırılarak, bu durumun hem “İslam anlayışıyla çeliştiği”, hem de uygulamaya çalıştıkları “Halk adamı” yaklaşımlarının gerçeği yansıtmadığı konusunda kamuoyu bilgilendirilecektir.” deniliyor.

Kara propaganda: Emekli ve muvazzaf askerler ile sivillerden oluşturulan bir grup vasıtasıyla hükümet ve çeşitli cemaatler hakkında internet yoluyla kara propaganda faaliyetlerinin yürütülmesi planlanan soruşturma sırasında ele geçirildi. Genelkurmay'ın kara propaganda yapmak amacıyla yayın yapan 42 internet sitesinin deşifre olması sonrası yeni kurulacak sitelere yasal zemin hazırlama amacıyla oluşturulan belge ortaya çıktı. Hükümet aleyhine yayın yapan adreslerin kapatılması sonrası 4 yeni internet sitesinin açılması için çalışma yapıldığı anlaşıldı.

Zaman

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler