18 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,524
  • BIST82.524
  • Dolar3,7783
  • Euro4,0415
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6603
  • İstanbul7 °C
  • Ankara0 °C
  • İzmir8 °C
  • Konya-3 °C
  • Adana13 °C
  • Antalya11 °C
  • Diyarbakır2 °C
  • Bursa7 °C
  • Kayseri-1 °C
  • Kocaeli6 °C
  • Şanlıurfa8 °C
  • Gaziantep7 °C
  • İçel14 °C
ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI!
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ergenekon 'Zirve'ye uzandı
Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin öldürülmesiyle ilgili yargı süreci derinleşiyor...
Ergenekon 'Zirve'ye uzandı
18 Mart 2011 / 07:55 Güncelleme: 18 Mart 2011 / 08:35

Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz'ün talimatıyla dün 9 ilde eşzamanlı operasyon yapıldı. Gözaltına alınanlar arasında dönemin Malatya Jandarma Komutanı Mehmet Ülger ile cinayetten sonra 'Şerefsizlere vur dedik, öldürmüşler.' dediği iddia edilen Ruhi Abat da var.

Malatya'da Alman uyruklu Tilman Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel'in öldürüldüğü Zirve Yayınevi cinayeti davasında dün önemli bir gelişme yaşandı. Ergenekon soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz, 24 Aralık 2010'da katliamın perde arkasını kendisine anlatan gizli tanığın ifadeleri doğrultusunda 9 ilde 20 ayrı adrese eşzamanlı operasyon başlattı. Bu çerçevede dün İzmir, Siirt, Muğla ve Malatya il jandarma komutanlıkları ile İnönü Üniversitesi'nde aramalar yapıldı. Baskınlarda eski Malatya Jandarma Alay Komutanı Mehmet Ülger ve İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Ruhi Abat'ın da aralarında bulunduğu 6'sı muvazzaf asker 9 kişi gözaltına alındı. Zanlıların, Ergenekon davasının tutuklu sanığı Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol'la örgütsel bağlantıları olduğu ileri sürülüyor. Gizli tanık ifadelerinde, öğretim üyesi Ruhi Abat'ın cinayetlerden sonra yaptığı bir telefon görüşmesinde, "Şerefsizlere vur dedik, öldürmüşler." dediği iddia ediliyor.

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Eray Gürtekin, 21 Kasım 2008'de görülen duruşmada, Ergenekon davası iddianamesinin, yayınevi cinayetleri davasının dosyasına eklendiğini açıklamıştı. Aynı davada Ergenekon sanıklarından Veli Küçük de 'şüpheli' olarak daha önce ifade vermişti. Katliamla Ergenekon terör örgütü arasındaki bağlantıyı araştıran savcılığın talebiyle dün İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Siirt, Muğla ve Malatya'nın da aralarında bulunduğu 9 ilde 20 ayrı adrese eşzamanlı operasyon düzenlendi. İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcısı Zekeriya Öz'ün talimatıyla İzmir'de bir askeri misafirhanede arama yapıldı. Aramanın, ifade için aranan bir askeri personelin yakalanmasına yönelik olduğu öğrenildi. Adı açıklanmayan askeri personele ulaşılamazken, savcının bizzat katıldığı aramada bazı evraklara el konuldu. Evrakların, soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılığına gönderileceği bildirildi. Soruşturma kapsamında emekli bir asker Ankara'da gözaltına alındı. Sağlık kontrolünden geçirilen emekli asker, İstanbul'a gönderildi. Siirt'te de aramalar yapıldı. Aramalar sonucu Siirt İl Jandarma Alay Komutanlığı'nda görevli astsubay A.G. emniyete götürüldü. Muğla İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli bir askeri personel de gözaltına alındı. Mersin İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli astsubay başçavuş A.A. da sağlık kontrolünün ardından İstanbul'a gönderildi.

ASTSUBAYIN EŞİ İNTİHARA KALKIŞTI

Malatya'da ise 3'ü askeri personel 4 kişi yakalandı. İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde araştırma görevlisi olan Ruhi Abat'ın evinin yanı sıra 3 ayrı noktada sabah saatlerinde başlatılan arama öğleden sonra tamamlandı. Özel yetkili cumhuriyet savcılarının katıldığı aramaların ardından Abat ile Malatya İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Jandarma Binbaşı H.Y, jandarma astsubaylar M.Ç. ve A.A. gözaltına alınarak, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Jandarma astsubaylardan M.Ç.'nin eşi H.Ç.'nin, Fırat Mahallesi'ndeki evlerinde tabanca ile intihar etmek istediği ve bir el silah sesi duyulduğu öğrenildi. Çağrılan ambulansla Malatya Devlet Hastanesi'ne götürülen H.Ç.'nin yara almadığı, hastanede gözetim altında tutulduğu belirtildi. Operasyonun düzenlenmesinde bazı tanık ifadeleri ve ele geçirilen belgelerin etkili olduğu öğrenildi. Soruşturma kapsamında sorgulanan bir gizli tanığın, ifadesinde, katliamda yer aldığını ileri sürdüğü kişilerin isimlerini ve bu kişilerin olay öncesi ve sonrası yaptığı faaliyetleri ayrıntılarıyla anlattığı iddia edildi. Gözaltına alınan isimlerin birinci Ergenekon davasının tutuklu sanığı Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol'la örgütsel bağlantıları olduğu ileri sürülüyor.

Zirve Yayınevi davasının müdahil avukatı Erdal Doğan'ın 18 Ocak 2010 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği dilekçenin de soruşturma dosyasında yer aldığı öğrenildi. Doğan, dilekçesinde, Ergenekon sanıkları ile Zirve Yayınevi cinayeti sanıklarının ilişkilerinin araştırılmasını istemişti. Emniyet'in hazırladığı 32 sayfalık Zirve katliamı raporunda, Doğu Perinçek'le katliamı azmettirmekle suçlanan emekli Albay Ülger arasındaki ilişkiye dikkat çekilmişti. Rapora Sevgi Erenerol'la ilgili bilgiler de girmişti. Erenerol'un 25 Aralık 2000 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve SAREM'de verdiği misyonerlik konferansı geniş olarak raporda yer almıştı. Seminerde, misyonerliğin ajanlık ve provokatörlük olduğunu belirten Erenerol, Türk Ortodoksluğu dışında tüm yabancı din misyonlarına karşı durduklarını aktarmıştı. Mahkemeye gönderilen katliamın hedef göstererek işlendiği belirtilen polis raporunda, olayın Ergenekon yapılanması tarafından gerçekleştirildiği kanaatine varıldığı belirtiliyor.

'Şerefsizlere vur dedik, öldürmüşler'

Gazeteci-yazar Adem Yavuz Arslan'ın geçtiğimiz aylarda çıkan 'Bi Ermeni Var' kitabında yer verdiği bilgiler kamuoyunu sarsmıştı. Kitapta, Hurşit Tolon'un görevi sırasında Türkiye Ulusal Stratejiler ve Harekât Dairesi'nde (TUSHAD) görevli olduğu belirtilen bir kişinin 24 Aralık 2010'da gizli tanık olarak ifade verdiği aktarılıyordu. Gizli tanık, ifadelerinde, Zirve katliamını jandarmanın organize ettiğini iddia etmişti. Şahıs, Ergenekon davasının tutuklu sanığı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün emriyle, 2003-2005 yılları arasında şehrin kilisesinde başpapaz olarak çalıştığını anlatıyordu. Aynı tanığın kitapta yer alan ifadesine göre, Ülger ve beraberindekiler katledilen üç kişiye yönelik sansasyonel bir eylem hazırlığı içindeydi. O tanığın iddiasına göre, olay akşamı, İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Ruhi Abat'ın (küçük resim) cinayetlerden sonra yaptığı bir telefon görüşmesinde, "Şerefsizlere vur dedik, öldürmüşler." dediği iddia edilmişti.

İşte karanlık bağlantılar

Danıştay saldırısından yaklaşık bir yıl sonra Malatya'da bir provokasyon yaşandı. Zirve Yayınevi'nde çalışan ve misyonerlik yaptıkları ileri sürülen Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel, 18 Nisan 2007'de boğazları kesilerek öldürüldü. Zanlılardan Salih Gürler (20), Cuma Özdemir (20), Hamit Çeker (20) ve Abuzer Yıldırım (19) olay yerinde yakalandı. Üçüncü katın penceresinden kaçmak isterken düşerek yaralanan Emre Günaydın (19) ise tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Davanın 9 Haziran 2008'de yapılan 7. duruşmasında Emre Günaydın ilginç ifadeler kullandı. Saldırıda azmettirici olmakla suçlanan Varol Bülent Aral ile ilgili soru üzerine şunları söyledi: "Aral işten çıkarıldığında bana ('Bizimle birlikte ol, sana her türlü devlet desteği sağlarız') dedi."

Davanın bir numaralı sanığı Emre Günaydın'a talimat veren kişinin Varol Bülent Aral olduğu ileri sürüldü. Malatya Otogarı'nda bulunan Aral'a ait ajandada Ergenekon izine rastlandı. Bülent Aral'ın ajandasında Veli Küçük'ten Zekeriya Öztürk'e kadar pek çok isim ve kayıt yer alıyordu. Milliyet Gazetesi 17 Şubat 2009'da önemli bir habere imza attı. Haberde, "Malatya'da Zirve Yayınevi'nde 3 kişinin boğazı kesilerek öldürülmesi olayının azmettiricisi olarak tutuklanan Hüseyin Yelki'nin, emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün katliam için görevlendirdiği öne sürülen iki kişiyi tanıdığı ortaya çıktı." deniliyordu.

ERGENEKON DOSYASI EKLENDİ

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Eray Gürtekin, 21 Kasım 2008'de Ergenekon davası iddianamesinin, Malatya'daki yayınevi cinayetleri davasının dosyasına eklendiğini açıkladı. Cinayetlerle ilgili davanın görüldüğü 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne 12 Haziran 2007'de gönderilen ihbar mektubunda, eski Malatya Jandarma Alay Komutanı Mehmet Ülger'e yönelik suçlamalar bulunuyordu. Mektupta 'Emre Günaydın'ı azmettiren ve yönlendiren kişi komutanımız M.Ü.'nün yönlendirmesiyle İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Ruhi Abat'tır' deniliyordu. Ruhi Abat'ın olaydan önceki 6 ay boyunca istihbaratçılarla 600'e yakın görüşme yaptığı tespit edildi.

Bir dönem JİTEM'de haber elemanı olarak çalıştığını anlatan Erhan Özen ise davanın 29. duruşmasında verdiği ifadede, Varol Bülent Aral ile Ergenekon davasının tutuklu sanıkları emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'in irtibatlı olduğunu söylemişti.

VELİ KÜÇÜK: ZİRVE'DE İFADE VERDİM

13 Nisan 2009'da Ruhi Abat ve Mehmet Ülger tanık olarak dinlendi. Mahkeme heyeti ve müdahil avukatları, olay günü cinayet yerine gidip gitmediğini sordu. Olay yerine gittiğini, nedeninin de alay komutanı olarak savcının bir talimatının olup olmayacağını öğrenmek amacı taşıdığını ileri sürdü. Ergenekon davasının 8 Mayıs 2009'da yapılan 83. duruşmasında ilginç bir gelişme yaşandı. Veli Küçük, Malatya'daki katliama ilişkin, 6 Mayıs Çarşamba günü şüpheli olarak Silivri'de ifade verdiğini açıkladı. Küçük, "Malatya'daki Zirve Yayınevi katliamı nedeniyle çarşamba günü şüpheli olarak Silivri'de ifade verdim. Zirve Yayınevi'nin şu anda şüphelisiyim." diye konuştu.

Ergenekon davası tutuksuz sanıklarından eski Ege Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon'da ele geçirilen Psikolojik Harekat Seminerleri isimli bir sunuda Zirve Yayınevi'nin eski ismi yer alıyordu: "Malatya'da Kayra Dağıtım (Zirve Yayınevi'nin eski ismi) Pazarlama Ltd. Şirketi adı altında kurulan kitabevi tarafından askeri personele yönelik misyonerlik faaliyetlerinde bulunulduğu..."

Zirve soruşturması derinleşiyor, müdahil avukatlar umutlu

Zirve Yayınevi'nde 3 kişinin bıçaklanarak öldürülmesiyle ilgili davanın müdahil avukatı Erdal Doğan, 18 Ocak 2010'da Savcı Zekeriya Öz'den katliamın Kafes Eylem Planı çerçevesinde ve Ergenekon bağlantısı konusunda araştırma ve soruşturma yapılmasına dair talepte bulunduklarını söyledi. Katliamla ilgili davanın son 3 yıldır Poyrazköy ve Ergenekon gibi davalarla bağlantılı olduğunu her duruşmada söylediklerini ifade eden Doğan, şöyle konuştu: "Zirve Yayınevi'ndeki cinayetlerle ilgili davanın Ergenekon-Poyrazköy davasıyla bağlantısına dair iddialarımızı, delillerimizi en az son 3 yıldır davanın görüldüğü Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ve halen davayla ilgili soruşturmayı sürdüren Malatya savcıları ile Ergenekon soruşturmasını başlatan İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'e sunmuştuk. Ayrıca davanın müdahil avukatları olarak 18 Ocak 2010 tarihinde Savcı Zekeriya Öz'e katliamın Kafes Eylem Planı çerçevesinde ve Ergenekon bağlantısı konusunda araştırma ve soruşturma yapılmasına dair taleplerimizi içeren bir dilekçe de vermiştik. Bugünkü gelişmelerden de anlaşılıyor ki Sayın Öz'ün daha önceki araştırmalarıyla birlikte bu soruşturmayı derinleştirdiği görünüyor. Hatırlanacağı üzere rahip Santoro, Zirve Yayınevi ve Hrant Dink cinayetleri, Kafes Eylem Planı'nda birer operasyon olarak zikredilmekteydi.'' (Zaman) 
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler