YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ergenekon savcılarına yapılan baskıya ne dedi?
Kılıç, Anayasa Mahkemesi'nin 47'inci kuruluş yıldönümü törenlerinde konuştu
Ergenekon savcılarına yapılan baskıya ne dedi?
24 Nisan 2009 / 11:23 Güncelleme: 24 Nisan 2009 / 00:00

Erdoğan'ın ardından törende konuşma yapan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Anayasa değişikliği talebine cevap geldi. Kılıç, Ergenekon savcılarına yapılan baskı için sert bir uyarı yaptı.


Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesi'nin 47'inci kuruluş yıldönümü törenlerinde konuştu.


Haşim Kılıç'ın açıklamaları şöyleydi:


Anayasalar siyasal iktidarların sınırsız özgürsüzlüklerini sınırlandırmak için vardır. Anayasaların başlıca işlevi hükümetlerin yetkilerini kısıtlayıp bireysel özgürlükleri korumaktır. Bu siyasal iktifdarın keyfi hareketlerini engeller. Mahkemenin başlıca yükümlülüğü bireysel özgürlükleri korumaktadır. Anayasalar için bu temel değerdir.


Özgürlük, eşitlik ve kardeşlik her toplum için önemlidir. Bunlar çoğulcu demokrasileri yaratan düşüncelerdir.


İnsan onuru ve özgürlüğü önemlidir. Siyasal düzenler bunu sadece kabul eder ve korumayı taahhüt eder. Hak ve özgürlükler siyasal sistemin işleyişini de yönlendirir.


Çağdaş özgürlüklerin muhtaç olduğu hoşgörü ve özgürlüğü sağlamakta yeterli değildir. Demokrasiler birlikte yaşamı sağlayan bir diğer unsurdur. Dekokrasiler gücünü insan onurunun dokunulmazlığından alır.


Dini ilgilendiren alanlarla siyaseti ilgilendiren çizgilerin belirlenmesi yeterli değildir.


Dinle ilgili özgürlükler çözülmedikçe siyasi iktidarların bundan beslenmesi kaçınılmazdır.


Türkiye halkı toplumsal taleplerin devlet düşmanlığı olarak görülmesinin sorunları çözmediğinin farkındadır.


Sayısal çoğunluğun çoğunluğunu öne sürerek karşı tarafı hiçe sayarak yapılacak bir düzenleme yakın gelecekte bir patlamaya yol açabilir.


Siyasi partilerin temelli kapatılması konusundaki yaptırım kaldırılmamalı ama Avrupa ve dünya normlarına uygun hale getirilmelidir.


Kapatma öncesi ara yaptırımlar çoğaltılmalı. Mali yaptırımlar isabetli olabilir. Bunda hazine yardımı alıp almadığı da dikkate almalıdır.


Hukuk devleti hak ve özgürlüklerin dikkate alındığı, kişilerin sosyal güvencelerinin ele alındığı devlettir.


Güçlü ve tarafsız bir yargı demokrasinin ve laikliğin güvencesidir. Bir yargıcın tarafsızlığı onun onurudur. Yargı, düşüncelerine inandığı şeylere kayıtsız kalmalıdır. Mahalle baskısından kurtulması tarafsızlığına yapacağı en büyük katkıdır.


Yargıyı etkilememe ve yönlendirmeye yönelik siyaset cephesinden etkilemeler devam ediyor. Önemli davalarda yargı siyasi düşüncelerle kuşatılıyor. Hakim ve savcıların özel hayatları didiklenerek savcıları baskı altına almak suçtur. Savcıların buna kayıtsız kalması da düşündürücüdür.


Hiç bir tereddüde ihtiyaç duyulmayacak şekilde açık olmasına rağmen bazı maddelerin yeniden yorumlanması olayın karmaşıklığını ortaya koymaktadır.


Yargıya ait sorunlar yıllar geçtikçe büyümektedir.


Adil yargılanma hakkı konusunda ciddi ihlaller sözkosudur. Bu bağlamda AİHM'de sonuçlanan davalara bakmak da gereklidir. Mahkemenin bakmakta olduğu davaların büyük kısmı Türkiye ile ilgilidir ve pek çoğu aleyhimize sonuçlanmıştır. Bu karaların yarısı adil yargılanma ihlalleri konusundadır.


Türk Anayasa Mahkemesi özgürlüklerin mahkemesi işlevini yerine getirmesi için bireysel başvuru yöntemini de başvurmalıdır.


Demokrasi özgürlüklerin ve insan onurunun korunabilmesinin yoludur. Türkiye, AİHM'in karalarının bağlayıcılığını kabul etmiş durumdadır.


Vatandaşlarımız uluslararası bağlamda hak ihlali başvurusu hakkına sahiplerken kendi ülkelerinde dava açma hakkına sahip değillerdedir. Bu ülkesine güveni zayıflatırken siyasal iktidarı da güç durumda bırakmaktadır.


Bireysel başvuruyu uygulamaya koyan Almanya'da siyasal iktidarlar için önemli bir rahatlık sağlanmıştır.


 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler