YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ergenekon davasında 'deliller' konuşuldu
Ergenekon davasında 'deliller' konuşuldu
Ergenekon davasında 'deliller' konuşuldu
02 Ağustos 2008 / 08:41 Güncelleme: 02 Ağustos 2008 / 00:00


Ergenekon terör örgütü davasında dün 'deliller' konuşuldu. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 86 sanık hakkında hazırlanan iddianamenin 441 delil klasöründen oluşan eklerini taraflara dağıttı.


3 DVD'ye aktarılan eklerde, sanıkların ifadeleri, telefon görüşmeleri ve iddianamedeki eylemlere ait binlerce delil bulunuyor.


Klasörlerde, terör örgütleri PKK, DHKP/C ve Hizbullah'a ilişkin belgeler dikkati çekiyor. Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılarının Maliye ve İçişleri bakanlıkları, Başbakanlık Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), MİT ve Genelkurmay Başkanlığı ile yaptığı 'gizli' ibareli yazışmalarda da önemli bilgiler yer alıyor. Dosyadaki evraklardan bazıları şunlar:


"Ergenekon sanıklarından Fikret Emek'te ve Ümraniye'de ele geçirilen el bombalarına ait dokümanlar. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in evi, Parti Merkezi, Aydınlık Dergisi, Ulusal Kanal ve Bilim Ütopya Dergisi'nde ele geçirilen deliller. Emekli Tuğgeneral Veli Küçük'e yönelik aramalarda ele geçirilen belgeler."


Dava dosyasına arazi yolsuzluğuyla ilgili belgeler de girdi. Bu belgelerde Org. Teoman Koman, Org. İsmail Hakkı Akansel, Org. Çevik Bir, Korgeneral Yalçın Erten'in adı geçiyor. En çarpıcı bilgiler ise BDDK'dan geldi. Sanıklar Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz, Erkut Ersoy, Muzaffer Tekin, Zekeriya Öztürk, Emin Caner Yiğit ve Aydınlık Dergisi'nin hesaplarında 'olağan görülmeyen işlemler' tespit edildiği belirtildi. 'Telafer'e yardım' için halktan toplanan para da gönderilmemiş. Kerinçsiz'in hesabındaki 1,5 milyon YTL'nin ise kaynağı belirsiz.


Karargâh Evleri'nden silahlı eylem çağrısı


Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) Ergenekon soruşturması kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdiği raporda, "Karargah Evleri Projesi"nin tüm detaylarına yer veriliyor. Karargah Evleri, İşçi Partisi (İP) ve Alevi kesimin yanı sıra; bazı TSK mensupları ve memurlarının da katılımıyla 'emperyalistlerle, cumhuriyet karşıtları/yıkıcıları ile mücadele' amacıyla kuruluyor. MİT raporunda, lüks bir alışveriş merkezinde dükkan sahibi olan İbrahim Arslan ile 'Dede' lakaplı Alevi kesim ileri geleninin bu oluşumda kilit rol oynadıkları belirtiliyor. Raporda ayrıca, oluşumdaki askerî kesim ile İşçi Partisi arasındaki bağlantının ise Albay Cengiz Köylü tarafından sağlandığı ifade ediliyor. Ergenekon iddianamesinin ek belgelerindeki 441. klasörde yer alan MİT Müşteşarı Emre Taner imzalı MİT raporu, "Karargah Evleri Projesi"yle ilgili bilgiler içeriyor. 23 Haziran 2008 tarihinde gönderilen MİT raporunda; Karargah Evleri'nin şeması çıkartılıyor. Organizasyonun en tepesinde lüks bir alışveriş merkezinde dükkan sahibi olan İbrahim Arslan yer alıyor. Şemanın alt bölümünde ise askerî kesim ve Alevî kesim yer alıyor. Askerî kesimi Albay Cengiz Köylü'nün, Alevi kesimi ise 'Dede' lakaplı bir kişinin yönettiği dile getiriliyor. Ayrıca askerî kesime bağlı olarak da İP gösteriliyor.


Oluşumdaki askerî kesim ile İP arasındaki bağlantının ise Köylü tarafından sağlandığı ifade ediliyor. MİT raporunda şu ifadelere yer veriliyor: "İşçi Partisi ve Alevi kesimin yanı sıra; bazı TSK mensupları ve memurlarının da katılımıyla 'emperyalistlerle, cumhuriyet karşıtları/yıkıcıları ile mücadele' amacıyla bir hareket başlatıldığı yönünde hassas kaynaktan bilgiler intikal etmiştir. Yürütülecek bu çalışmalarda, hiçbir kurum ve oluşumun zarar görmemesi için "Karargah Evleri" adı altında çekirdek kadronun oluşturulmasının öngörüldüğü alınan bilgilerdendir. İşçi Partisi'nin sözde Ermeni soykırımına karşı kamuoyundan aldığı olumlu tepkiyi artırmak gayesiyle katıldığı "Karargah Evler Projesi" ile ilgili olarak gerçekleştirilen toplantılarda, kadroların birbiriyle iletişiminde kesinlikle telefon kullanılmaması, haberleşmenin canlı kuryelerle gerçekleştirilmesi, İP'ye zarar vermemesi isteniyor. Ayrıca, İP yönetimin de, partinin öğrenci-gençlik yapılanması, Öncü Gençlik mensuplarına yönelik olarak yapılan toplantılarda kullanılan 'bu işlerin gürültülü/patırtılı olacağı, gerekirse silahların bile kullanılabileceği' yönündeki ifadeler dikkati çekmektedir. Doğu ve Güneydoğu'da ağa/aşiret ve korucu olgusu ile Alevi kesimi hedefe ulaşılana kadar olan süreçte kullanma arayışlarını boyutlandırma planlamaları konusunda İşçi Partisi'nin girişimlerde bulunduğuna dair bazı bilgiler intikal etmiştir. Bu çerçevede, 'Balaban Aşireti' ileri gelenleri ile temaslara başlandığı, 'Alevilerin kültürlü ve aydın yapıları nedeniyle yürütülecek çalışmada hedef kitle seçildiğinin' belirtildiği öğrenilmiştir." Büşra Erdal, Cemalettin Çandır, İstanbul, Cihan


'ADD'yi dış güçler kurdurdu' iddiası


Veli Küçük'ün evinde bulunan belgeler arasında Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ile ilgili önemli bir rapor da ele geçirildi. Belgede, "Kuruluşunu Yekta Güngör Özden'in gerçekleştirdiği Atatürkçü Düşünce Derneği, Pentagon tarafından Türkiye ve Avrasya bölgesinde faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin merkezi olarak tasarlanmış ve kurdurulmuştur." ifadeleri yer alıyor.


Ergenekon iddianamesinin ek dosyalarında sanıkların evlerinde ve işyerlerinde ele geçirilen önemli belge ve bilgilere yer verildi. Veli Küçük'ün evinde yapılan aramalarda ele geçirilen bir dosyada 'Atatürkçü Düşünce Derneği' başlıklı rapor dikkat çekti. Raporda şu iddialar yer alıyor: "Kuruluşunu Yekta Güngör Özden'in gerçekleştirdiği Atatürkçü Düşünce Derneği, Pentagon tarafından Türkiye ve Avrasya bölgesinde faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin merkezi olarak tasarlanmış ve kurdurulmuştur. Çevik Bir, bu merkezin başına geçme çalışmalarına başlamıştır. Böylece Türk kamuoyu çok daha kolay yanılgıya sürüklenecek, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda sivil inisiyatif içinde yer aldığını sanacak, 'Büyük Oyun'un oyuncularına dönüştürülecektir. Çevik Bir'in 'Türkiye'nin stratejik enstitülere ve sivil toplum kuruluşlarına ihtiyacı var' sözleri ve Strateji Vakfı kurma düşüncesinde oluduğunu açıklaması dikkate alındığında ADD'nin CIA'in 'Stratejik Düşünce Üretim Merkezleri' güdümünde nasıl bir sevk ve idare merkezine dönüştürülmesinin arzulandığını kanıtlamaya yeterlidir. Önümüzdeki süreç içerisinde sağ ve sol kesimde ADD platformunun fundamentalist gruplara yönelik provokatif eylemlere yöneleceği saptanmıştır." Baran Taş, İstanbul, Cihan


Terör örgütünün hücre yapılanmasında lider Muzaffer Tekin


Ümraniye'deki bir gecekonduda geçtiğimiz yıl 12 Haziran'da el bombalarının ele geçirilmesiyle ortaya çıkan Ergenekon terör örgütünün hücre yapılanması da davanın ek klasörlerinde şema olarak yer aldı. Buna göre bu hücrede emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin lider olarak görülüyor. Tekin'e bağlı olarak emekli askerler emekli astsubay Oktay Yıldırım, emekli astsubay Mahmut Öztürk, Zekeriya Öztürk, emekli Binbaşı Rafet Aslan, İsmail Eksik, Kuddusi Okkır ve Ahmet Aslan var. Muzaffer Tekin, Mahmut Öztürk aracılığıyla Mete Yalazangil, emekli polis Aydın Yüksek, Muzaffer Şenocak ve patlayıcı maddeler bulunduran emekli Binbaşı Fikret Emek'le bağlantı kuruyor. Cezaevinde rahatsızlanarak geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Kuddusi Okkır ayağıyla da emekli Yüzbaşı Gazi Güred, Asuman Özdemir, Behiç Gürcihan'a bağlanıyor. 27 el bombasını elinde bulunduran Oktay Yıldırım'la da Mehmet Demirtaş'a bağlanıyor.


Örgüt şeması çizildikten sonra operasyonunu ilk tutuklularına ilişkin ilginç bilgiler de yer alıyor. 16 Haziran'da tutuklanan Oktay Yıldırım, Mehmet Demirtaş ve Ali Yiğit karantina koğuşunda Bayrampaşa Cezaevi'ne nakledilmeyi beklerken, Yıldırım ve Demirtaş'ın, sanıklardan Yiğit'i bombaların babasına ait olduğunu söylemesi için ölümle tehdit ettiği belirtiliyor. Bu tehditle Yiğit'e, bombaların babasına ait olduğu ve Oktay Yıldırım'ın ismini polis zoruyla verdiğine ilişkin 1 sayfalık senaryo ifade yazdırıldığı aktarılıyor. Ali Yiğit ise kendisine ezberletilmeye zorlanan bu ifadeyi cezaevi müdürlüğüne ulaştırınca gerçek ortaya çıkıyor. Cezaevi müdürü, Ali Yiğit'e ezberletilmeye zorlanan ifadeyi savcılığa ulaştırınca dilekçe kriminal incelemeye tabi tutuluyor. İnceleme sonucunda, Ali Yiğit'teki ifadenin Mehmet Demirtaş'ın yazdığı ortaya çıkıyor. Büşra Erdal İstanbul


Çatlı'nın eylem listesi İşçi Partisi'nde çıktı


Ergenekon soruşturması kapsamında İşçi Partisi (İP) binasında ele geçirilen belgelerden biri de yeşil klasörün içerisindeki askerî içerikli dokümanların fotokopileri. 'Hizmet özel-gizli' ibareli klasörün içinde MİT tarafından düzenlendiği iddia edilen Abdullah Çatlı hakkındaki bir buçuk sayfalık eylem listesi ve analizler dikkat çekiyor. ASALA'ya yönelik 1983 yılında uygulamaya konulan çalışmalar çerçevesinde 22 Ekim 1983 tarihinde Paris'te irtibata geçilen Çatlı'nın eylem listesi özetle şöyle: Hollanda Utrecht, Nubar Yalımyan'ın öldürülmesi (1982). Fransa, Paris, Ara Toranyan'ın otosuna bomba konulması (1983), Fransa, Paris Ara Toranyan'ın babasının emlak dükkanına bomba konulması (1984), Fransa, Alfortville, Ermeni Kültürevi ve Radyoevi ve ASALA'nın basın bürosunun bombalanması, Fransa, Paris, Ara Toranyan'ın otosuna ikinci bombanın konulması (1983). Fransa, Marsilya, Ermeni Gençlik Örgütü binasının bombalanması (1984). Kamil Maman, İstanbul


Askerî savcılıkla bir yıl önce temasa geçilmiş


Ergenekon dava dosyasına giren bir yazışma, İstanbul cumhuriyet savcıları ile askerî savcılığın bir yıl önce temasa geçtiğini ortaya çıkardı. Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, 26 Temmuz 2007'de Genelkurmay'a telefonla ulaşılarak Ümraniye'de ele geçirilen bombalarla ilgili başlatılan soruşturmanın Türk Silahlı Kuvvetmleri'ni ve askerî yargıyı ilgilendirebileceği belirtildi. Genelkurmay'a ait gizlilik dereceli bilgi ve belgelerin soruşturma kapsamında sanıklardan elde edildiği, bu konuda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevlileri ile askerî savcılar arasında bir görüşmenin yapılmasının uygun olacağı bildirildi. Bunun üzerine Genelkurmay Başkanlığı, 31 Temmuz 2007'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazdığı yazıda, Genelkurmay Başkanlığı'nda Yrd. As. savcıları Hakim Binbaşı Yaşar Yüce ve Dz. Hak. Kd. Üstm. İsmail Volkan Şahin'in 31 Temmuz 2007- 1 Ağustos 2007 tarihleri arasında İstanbul Garnizonu'nda görevlendirildiği kaydedildi.


TSK, Ümraniye'deki bombaları onaylamış


Kara Kuvvetleri'ne bağlı 1. Ordu Komutanlığı'nca teşkil edilen heyetin 12 Haziran'da Ümraniye'de ele geçirilen 27 el bombası, TNT kalıplarını 25 Haziran 2007'de İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde incelediği ve askeriyeye ait olduğunu tespit ettiği ortaya çıktı. P. Alb. Zafer Erdoğan, Ord. Yrb. Erdal Öncüler, Ord. Bnb. Selami Arslan, Ord. Bçvş. Bekir Eydemir'den oluşan heyet İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın müsaadesiyle Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde yaptığı inceleme sonucu hazırlanan tutanakta, 15 Haziran 1997 tarihli mühimmat istif kartının TSK'da kullanılan mühimmat istif kartı olduğu, patlayıcıların saklandığı sandığın TSK'daki el bombaları ve mühimmatın taşınmasında kullanılan sandıklarla benzer olduğu tespitinde bulunulduğu aktarıldı. Büşra Erdal, İstanbul


Telafer'e yardım paraları Aydınlık'ın hesabında


Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu'nun Ergenekon savcısı Zekeriya Öz'ün talebiyle hazırladığı raporda çarpıcı bilgiler yer aldı. BDDK'nın Ergenekon soruşturması kapsamında savcılığın talebi üzerine hazırladığı hesap inceleme raporu dava dosyasına girdi. Aydınlık Dergisi'nin Ziraat Bankası hesaplarında ilginç bir durumla karşılaşıldı. Buna göre; Aydınlık Dergisi adına Ziraat Bankası'nda açılan hesaba 'Telafer'e yardım' adı altında çeşitli şahıslardan para gönderildiği ancak gönderilen tutarların yardım amaçlı olarak kullanılmadığı ve halen bu hesapta paraların durduğu anlaşıldı. Raporda Veli Küçük'ün İş Bankası hesabına, Mehmet Kızılok'un sahibi olduğu Onur Ticaret'ten 2001 yılı itibarıyla 25 bin 770 YTL yatırıldığı görüldü. Kızılok'un Peker'in lideri olduğu çeteye üye olmaktan tutuklu bulunduğu belirtildi. Avukat Kemal Kerinçsiz için ise özellikle 12 Nisan 2004 ve 4 Mart 2008 tarihleri arasında yoğun bir hareketlenme olduğu saptanmış. Kerinçsiz'in ortak hesaplarına 4 yıl içinde hesap ekstresi açıklamalarında yatıran ya da çekilen kişinin isminin belirtilmediği, net olarak 1,5 milyon YTL tutarında nakit girişi gerçekleştiği tespit edilmiş. BDDK raporunda sanıklar Muzaffer Tekin, Mehmet Zekeriya Öztürk, Emin Caner Yiğit ve Erkut Ersoy'un banka hesapları için de 'dikkat çekici hareketler içermektedir' ibaresi yer alıyor.


Zaman

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler