YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan'dan Yüksekova saldırısına ilişkin ilk açıklama
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli açıklamalarda bulunarak Hakkari'deki hain saldırıya ilişkin olarak, "Üzüntülüyüz, çalışmalar devam ediyor. Başımız sağolsun" dedi.
Erdoğan'dan Yüksekova saldırısına ilişkin ilk açıklama
06 Eylül 2015 / 21:47 Güncelleme: 07 Eylül 2015 / 08:08

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hakkari'deki terör saldırısına ilişkin, "Her şeyden önce tabi, üzüntülüyüz. Şu anda Silahlı Kuvvetlerimiz, Genelkurmay, Dağlıca'yla, Hakkari ile gerek Valimiz, gerekse oradaki kolordu komutanı kendileriyle görüşmeler devam ediyor. Öyle zannediyorum ki kesin netice an be an alınabilir. Şu anda Sayın Başbakan'ın da Ankara'ya dönüşüyle birlikte Ankara'da bir güvenlik toplantısını yapacaklar. O ana kadar da herhalde kesin neticeleri almış olurlar. Bu kesin neticeyi aldıktan sonra durumu açıklayacaklar. Tabi şu anda orada hava şartları vesaire, o da çok çok kötüymüş ve bu kötü hava şartları altında orada böyle bir mücadele var ve Dağlıca'da yapılan bir temizlik neticesinde böyle bir olay gerçekleşiyor. Oradaki zırhlı araçlarla ifade edildiği kadarıyla mayınlarla kurulmuş olan tuzaklar neticesinde bir olay burada art ardına oluşuyor. Tabi şu anda bu konuyla ilgili Genelkurmay Başkanımızın izahatları hakikaten üzücü. Temennim odur ki şu anda yapılacak açıklama ve onun ardından da tabi oradaki devam edecek olan mücadele çok daha farklı çok daha kararlı olacaktır. Hepimizin başı sağolsun. Milletimizin başı sağolsun, Allah sabırlar versin" dedi.

Erdoğan sözlerine şu cümlelerle devam etti:

"Çözüm Süreci aslında bunlar tarafından bir ihanetle değerlendirildi. Çözüm Süreci'ni bunlar adeta Güneydoğu'da, kısmen doğuda kendileri için silah stoklama süreci olarak değerlendirdiler ve çok ciddi bir silah stoklaması yaptılar. Burada bu süreç içerisinde, güvenlik güçlerimiz tabi 'herhangi bir çatışmaya, şuna buna girmeyelim' dediler ama daha sonra anladık ki bu süreç içerisinde bunlar bunu yaptılar.

Eğer 400 milletvekilliğini alabilecek veya bir anayasayı inşa edebilecek sayıyı bir siyasi parti yakalamış olsaydı durum bugün çok daha farklı olurdu. Her şeyden önce bir yeni Türkiye hareketini, bir adımını atmak için böyle bir şey çok çok önemliydi. Diyelim ki ben Başbakanımıza hükümeti kurmayla ilgili görev verdim. CHP'yle görüşmeler yapıldı. Eğer CHP'yle mutabık kalınabilseydi, iki partinin sayısı bir anayasayı inşa etme noktasında yeterli bir sayıydı ama maalesef belli yerlere takılmak suretiyle bu olmadı. Daha sonra MHP ile görüşmeler oldu. O tabi belki anayasayı kurmaya yeterli değildi ama en azından millete gitme noktasında, bir referandum noktasında böyle bir imkanı sağlayabilirdi fakat MHP ile de böyle bir anlayış maalesef görülemedi. Bir taraftan teröre karşı olduğunu söyleyeceksin. Teröre karşı olduğunu söyleyenler, kalkıp da elini, vücudunu taşın altına koymayacak. Şimdi böyle bir anlayış olamaz, böyle bir milli duruş, bir milli yaklaşım olamaz. Maalesef bunlar da yaşandı. Tabii ki ondan sonra da ben anayasanın bana vermiş olduğu yetkiye dayanarak süratle ülkemizi seçime götürmenin gayreti içerisinde oldum.

Bakın ne diyorlar 'Seçim yapılmayabilir' şu yaklaşıma bak. Yani sen demokrasiye inanacaksın ve 'seçim yapılmayabilir' diye böyle bir yaklaşım ortaya koyacaksın. Böyle bir saçmalık olabilir mi  Bu işin tek çıkış yolu sandıktır. Seçim tabii ki yapılacak. Şartlar ne olursa olsun yapılacak."

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler