18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul16 °C
  • Ankara5 °C
  • İzmir17 °C
  • Konya10 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır11 °C
  • Bursa13 °C
  • Kayseri4 °C
  • Kocaeli5 °C
  • Şanlıurfa14 °C
  • Gaziantep13 °C
  • İçel20 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan'dan 200 bin kişiye tapu müjdesi
Erdoğan'dan 200 bin kişiye tapu müjdesi
26 Mayıs 2015 04:49
1990'lardan beri artan düzensiz yerleşim nedeniyle kullanıcısı olmayan hisseli arazilerin mülkiyet sorununun çözümü için Bakanlar Kurulu kararıyla Çevre ve Şehircilik ile Maliye Bakanlığının yetkilendirildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sultanbeyli'deki tapuların önemli bölümünün Sultanbeyli Belediye Başkanlığı'na saat 16.30 itibarıyla devredildiğini belirterek, "Bu tapular, inşallah şimdi hak sahiplerine aktarılacak. Bu süreçte Maliye Bakanlığımız her türlü kolaylığı gösteriyor, göstermeye devam edecek" dedi.

Erdoğan, Sultanbeyli'de tapu devir törenindeki konuşmasında, Sultanbeyli'nin tapu konusunun çözümü konusunda adım atıldığını ve ilk etapta 1 milyon 271 bin metrekarelik tapunun dağıtıma girildiğini bildirerek, "İnşallah 7 Haziran seçimleriyle birlikte kalan kısmın da adımlarını inanıyorum ki hükümetimiz atacaktır ve onlar da yine sahiplerine dağıtılacaktır" ifadesini kullandı.

Sultanbeyli'nin yapılanmaya başladığı zamanı bildiğini aktaran Erdoğan, ilk yerleşimler kurulmaya başladığından bu yana senetle, sözleşmeyle yürütülen ve pek çok sıkıntıya yol açan işlemlerin artık tapu üzerinden sağlıklı şekilde yapılabileceğini belirtti.

Erdoğan, 2011'de bir Bakanlar Kurulu kararı çıkardıklarını, Meclis'ten çıkan son torba kanunla tapu sorunu olan arazilerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na devrine imkan sağlandığını hatırlatarak, "Bugün bu tapuların önemli bölümü, Sultanbeyli Belediye Başkanlığımıza saat 16.30 itibarıyla devredildi. Bu tapular inşallah şimdi hak sahiplerine aktarılacak. Bu süreçte Maliye Bakanlığımız her türlü kolaylığı gösteriyor, göstermeye devam edecek" diye konuştu.

Tapu sorununun çözümünü, "Sultanbeyli için belediye olduğu 1989'dan, ilçe olduğu 1992'dan bu yana yaşadığı en önemli atılım" şeklinde tanımlayan Erdoğan, Sultanbeyli'ye bir şükran borcu olduğunu dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sultanbeyli, 10 Ağustos 2014 seçimlerinde yüzde 70 rekor bir oyla şahsımı destekledi. Ben bu kadirşinaslığınıza, ahde vefanıza, özellikle bu kardeşinize sahip çıktığınız için şükranlarımı sunuyorum. İnşallah sizlerin vermiş olduğu bu destek, bu itibar, bu güven karşılığını bulacaktır. Allah birliğimizi, beraberliğimizi, uhuvvetimizi daim kılsın. 10 Ağustos'ta sadece bu kardeşinizi cumhurbaşkanı seçmekle kalmadınız, aynı zamanda Türkiye'de bir dönemi kapatıp, bir dönemi açtınız. Türkiye, cumhurbaşkanını artık doğrudan seçiyor. Yeni anayasa ve başkanlık sistemi, kim ne derse desin, artık ülkemiz için kaçınılmaz hale geldi."

Erdoğan, Adıyaman'da Nissibi Köprüsü'nün açılışını yaptığını anımsatarak, Sincik'in 10 Ağustos seçimlerinde kendisine yüzde 96 oy verdiğini kaydetti.

Sultanbeyli'nin 12 yıl içinde gerek yerelde gerek genelde çok büyük hizmetler aldığını ancak bunların yeterli olmadığını dile getiren Erdoğan, "Şimdi bu tapudan sonra bu süreç hızlanarak devam edecek. Çünkü Sultanbeyli daha modern bir şehir olsun istiyoruz. İşte şimdi bir adım, 7 Haziran bu bakımdan da önemli" dedi.

"Bize bunu yediremezsiniz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, enteresan ittifaklar kurulduğunu, tüm geçmişlerini, bugüne kadar savundukları tüm değerleri, ifade ettikleri tüm ilkeleri bir kenara bırakan bazı partilerin eski Türkiye talebinin etrafında toplandığını dile getirerek, katılımcılara şöyle seslendi:

"Sultanbeyli, eski Türkiye'yi iyi bilir, değil mi? Sultanbeyli, eski Türkiye'de buradaki erkeklerin başlarındaki takkelerden, kadınların başörtülerinden dolayı medya vasıtasıyla nasıl tahkir edildiğini iyi bilir, değil mi? Sultanbeyli, 28 Şubat'ta kendisinin nasıl hedef haline getirildiğini iyi bilir, değil mi? Sultanbeyli, eski Türkiye'nin insanlıktan nasibini almamış yaratıklarının her fırsatta kendisine nasıl saldırdığını iyi bilir, değil mi? İşte bu eski Türkiye özlemcileri, bu defa yelpazeyi çok daha genişletmiş şekilde yine karşımıza dikildiler.

Ana muhalefet partisi, 1930'ların, 1940'ların tek parti CHP'sinin, İnönü devri milli şef uygulamalarının hasretiyle yanıp tutuşuyor. Bunun için ne diyor? 'İmam hatipleri kapatacağım' diyor. Kayseri'ye gidiyor, orada ne diyor? 'Hayır ben öyle bir şey demedim' diyor. Sayın Kılıçdaroğlu, 1 8'in ne anlama geldiğini biz iyi biliriz. 28 Şubat'ta niye kapattınız imam hatiplerin orta kısımlarını? Ben imam hatip mezunuyum, bize bunu yediremezsiniz. Elhamdülillah 4 çocuğumun dördü de imam hatip mezunu. Bize bunu yediremezsiniz. 2 kızım, 2 oğlum... Kızlarımdan çektiğim çileyi ben bilirim.

Almadılar üniversitelere... Kapılardan onları nasıl döndürdüklerinin ezasını, cefasını biz biliriz. Biz dertliyiz, dertli. Onların böyle bir derdi var mı? Artık mecburen kızlarımı da oğullarımı da yurt dışına gönderdim. Türkiye'de, 'öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya' dediler. Ama gittiler ABD'de, İngiltere'de başörtülü okudular. Hale bak ya. Bana oraların devlet başkanları ne diyordu biliyor musunuz? 'Sizin ülkeniz Müslüman değil mi?' diyordu ya."

 

YENİ ŞAFAK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler