YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan valilere seslendi
Erdoğan valilere seslendi
27 Ocak 2010 14:03
Başbakan Erdoğan, Rixos Otel'de düzenlenen ''Valiler Toplantısı''nda yaptığı konuşmada, soğuk hava ve kış şartlarına karşı valileri uyardı...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, valilerin görev yaptıkları illerde devletin otoriter, somurtkan yüzü değil tam tersine devletin gülümseyen yüzü, şefkat yüzü, sıcak yüzü olması gerektiğini belirterek, ''Vatandaşın bir derdi mi var, o derdi çözeceğiz. Hiçbir zaman bürokratik engeller vatandaşa mazeret olarak sunulmamalı'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Rixos Otel'de düzenlenen ''Valiler Toplantısı''nda yaptığı konuşmada, bu toplantıda yapılacak değerlendirmelerin valilerin görev yaptığı illerdeki başarılarına doğrudan katkı yapacağına inandığını belirtti.

Türkiye'nin nüfus ve yüz ölçümü itibarıyla büyük bir ülke olduğunu söyleyen Erdoğan, birbirine uzaklığı 30 kilometre olan illerde bile her açıdan büyük farklılıklar yaşanabileceğini ifade etti. Başbakan Erdoğan, her valinin çok farklı tecrübeler edindiğini, bunları paylaşmanın da yararlı olacağını kaydetti.

Türkiye genelinde kış şartlarının çok çetin yaşandığını, sıcaklığın mevsim normallerinin altında seyrettiğini, kar yağışının hayatı olumsuz etkilediğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Tüm valilerimizin yerel yönetimlerle de iş birliği içinde bu olumsuz şartlarla kıyasıya mücadele etmelerini ben özellikle rica ediyorum. İnanıyorum ki her biriniz illerinizde gerekli tedbirleri aldınız, gerekli uyarıları yaptınız. Ancak şartların zorlaşmasıyla birlikte yaşanabilecek sorunların en acil şekilde çözümü de hayatiyet arz ediyor. Açıkçası 21. yüzyıl Türkiye'sinde yol kapandığı için hastaneye götürülemeyen, kızaklarla çekilen, yolda uzun saatler mahsur kalan hasta manzaraları görmek istemiyoruz. Bunu Türkiye'ye artık yakıştıramıyoruz. Bazı illerimizde imkanlar, araçlar kısıtlı, coğrafi şartlar acil müdahaleye izin vermiyor olabilir ama en azından bu manzaraları asgariye indirerek acil müdahaleye hazırlıklı olmak, buna ilişkin tedbirler geliştirmek mümkündür diye düşünüyorum.''

İsviçre, Almanya, Fransa, Avusturya gibi ülkeler ile Kuzey Avrupa'da çetin kış şartlarının yaşandığını belirten Başbakan Erdoğan, bu hizmetlerin söz konusu ülkelerden daha iyi bir şekilde başarılabileceğini, bunu başarmanın da yerel idarecilerle valilerin elinde olduğunu söyledi. 
    
''DEVLET-MİLLET KAYNAŞMASINDA VALİLER KİLİT NOKTADA''

    
Başbakan Erdoğan, valilere şöyle seslendi:

''Bu tür toplantılarda sıklıkla dile getirdiğim bir husus var. Valilerimiz görev yaptıkları illerde devletin otoriter, somurtkan yüzü değil tam tersine devletin gülümseyen yüzü, şefkat yüzü, sıcak yüzü olmak zorundadır. Devlet-millet kaynaşmasının tesisinde valilerimiz en kilit noktada bulunuyorlar. Şunu asla unutmayalım: Millet devlet için değil devlet millet için vardır; ölçümüz, ilkemiz bu. Bizim devlet geleneğimiz 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' felsefesi üzerine bina edilmiştir. Vatandaşından ürken, korkan, vatandaşına güven duymayan anlayış çağ dışıdır. Bizim geleneğimizde hiçbir zaman tutunamamıştır, bundan sonra da tutunamayacaktır. Devlet de vatandaşına, vatandaş da devletine güvenmelidir. Devlet millet kaynaşmasının temelini güven oluşturur. Bir ülkede güven, istikrar varsa o ülkenin kalkınmasını kimse engelleyemez, durduramaz. Devletin şefkat ve merhameti vatandaşın sadakatini artırır, devlete bağlılığını geliştirir.

72,5 milyon vatandaşın her biri birinci sınıf vatandaştır. Aralarında herhangi bir ayrıma asla gidilemez, gidemeyiz. Devlet nezdinde hiçbirine karşı asla ayrımcılık içinde olamayız. Ankara'ya uzaklığı fiziken ne olursa olsun, valilik binasına uzaklığı fiziken ne olursa olsun Hakkari'nin, Bingöl'ün, Tunceli'nin mezrasındaki vatandaş da Kırıkkale'nin, Çankırı'nın, Konya'nın köyündeki vatandaş da devlete eşit yakınlıktadır. Eşit yakınlıkta olmak durumundadır. Açık söylüyorum, ben ya da İçişleri Bakanım nasıl ki birkaç dakika içinde sizlere telefonla ulaşabiliyorsak, derdi, sıkıntısı, ihtiyacı olan vatandaş da sizlere rahatlıkla ulaşabilmeli, sıkıntısını aktarabilmelidir.

Benim telefonum 24 saat açıktır arkadaşlar. Benim valim, -olur ya düşünmüyorum öyle bir şey Bakanıma ulaşması gereken konu olur- Bakanıma 24 saat ulaşacaktır. Aynı şekilde gerektiğinde bana da ulaşacaktır. 'Başbakan bu saatte rahatsız edilmez...' Hayır, öyle bir şey yok. Gerektiğinde beni de arayacaksınız, beni de bilgilendireceksiniz çünkü ben de elim, ayağım, gözüm, kulağım olarak sizleri görüyorum.''

''HALKA BÜROKRATİK ENGELLERLE YAKLAŞMAMALIYIZ''

780 bin kilometrekarelik vatan topraklarında herhangi bir yerde, herhangi bir olay olduğu zaman bu olaya valiler aracılığıyla ulaşmak durumunda olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, valilerin kendisini rahatlıkla arayabileceklerini yineledi.

Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bizler modern, gelişmiş, ilerlemiş bir yönetimin bilesiniz ki aynı zamanda bizim kültürümüzden, tarihimizden gelen bir devlet geleneğimizin de bize yüklediği asli sorumluluğu bu vesileyle yerine getirmiş oluyoruz. Demokrasinin gelişmesi, yerleşmesi, kökleşmesi de zaten bu sayede olacaktır. Nerede olursa olsun her bir vatandaş zora düştüğünde devletin tüm imkanlarıyla yanında olacağını bilmeli ve hissetmelidir.

Şu anda dara düştüm, benim sesimi benim devletim duyar. Emniyetim, kaymakamım, valim duyar ve hemen onların eli bana uzanır. Bu arada asla bürokratik engellerle halkımıza yaklaşmamalıyız. Mali bir sıkıntı var, biz çözeriz. Anında çözeceğiz.

Değerli arkadaşlarım, imkanlarınız var. 'Buna yasanın şurası mani...' Sizin kitabınızda mani diye bir şey olmayacak. Vatandaşın bir derdi mi var, o derdi çözeceğiz. Şöyle ya da böyle o derdi çözeceğiz. Hiçbir zaman bürokratik engeller vatandaşa mazeret olarak sunulmamalı. 72,5 milyon vatandaşın her biri bunu hissettiğinde devletine, devletinin kurumlarına, hukuka tam anlamıyla güvendiğinde inanın Türkiye çok daha farklı bir yerde olacak, demokrasimiz çok daha farklı bir seviyeye ulaşacaktır.'' 
    
''ŞEHRİNİZDEKİ HER HANEDEN HABERİNİZ OLACAK''

Valilerin haberdar olmadığı bir sorun bulunmaması gerektiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Ben bunun mazeretini asla kabul etmiyorum. Her sorunu tamamen çözemesek bile sorunu çözme gayretini asla bırakmamalı, vatandaşımızdan ilgiyi ve güler yüzü esirgememeliyiz.

Şehrinizdeki her haneden haberiniz olacak. Şu kış şartlarında kimin bacası tütüyor, kimin bacası tütmüyor bunu görmelisiniz. Öyle haneler var ki çatının altında, duvarların arkasında nice trajediler yaşanıyor ama bu trajediler kapının dışına aksettirilmiyor. Benim vatandaşım, sizler de en az benim kadar biliyorsunuz, gururludur. Yokluğunu, yoksulluğunu gizler. O ne kadar gizlese de ondan haberdar olmak bizim boynumuzun borcudur. Sobası, sobasına atacak odunu, kömürü olmayan evler bulunabilir. Paltosu, ayakkabısı, çarığı, kalemi, defteri olmayan, bütün bunların üzerine evine geldiğinde o küçücük ellerini ısıtacak bir sobası olmayan yavrularımız bulunabilir. Bunları arayıp bulacağız ve koruyup kollayacağız. Bulamadığımız her yavrunun vebali önce sizin sonra benim üzerimdedir. Onun için bu işi beraber yöneteceğiz. Şu gazete şunu yazmış, bu televizyon bunu göstermiş, şu şu dedikoduyu yapmış... Biz üzerimize düşeni yapalım, yolumuza da öyle devam edelim.''

A.A.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler