19 Kasım 2017 Pazar
  • Altın161,321
  • BIST106.239
  • Dolar3,8713
  • Euro4,5671
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin5,1183
  • İstanbul14 °C
  • Ankara-2 °C
  • İzmir10 °C
  • Konya2 °C
  • Adana19 °C
  • Antalya12 °C
  • Diyarbakır6 °C
  • Bursa12 °C
  • Kayseri1 °C
  • Kocaeli11 °C
  • Şanlıurfa12 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel20 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan:" Ülkemde ağırlıklı olarak Sünniler olabilir ama..."
İran'da temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ülkemde ağırlıklı olarak Sünniler olabilir. Ancak Bizim için esas olan İslam'dır" dedi.
Erdoğan:" Ülkemde ağırlıklı olarak Sünniler olabilir ama..."
09 Nisan 2015 / 01:45 Güncelleme: 09 Nisan 2015 / 01:46

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ile görüştü. Görüşme sonrası Türkiye dönüşü uçakta gazetecilere önemli açıklamalar yaptı.

Erdoğan, "Türkiye’yi de belli bir mezhep üzerinden politika üretiyor" diye eleştirenlere;
"Bunu kabullenmemiz kesinlikle mümkün değil. Bir defa bizim için belirleyici olan güç mezhep değildir. Bizim için belirleyici olan anlayış ya da inanç İslam’ın ta kendisidir. Birileri Şia olabilir, ülkemde  ağırlıklı olarak Sünniler olabilir. Ancak inanç noktamızdaki geleceğimizi ne Sünnilik belirler ne de Şia. Bizim için esas olan İslam'dır. Biz olaya bugüne kadar böyle baktık, bundan sonra da böyle bakacağız.

"Ümmeti parçalamış olursunuz"

Yani sizin mezhepsel bir anlayışınız olabilir,  ama bunu bir mezhep olarak karşı bir mezhebe dayatırsanız, o zaman siz ümmeti parçalamış olursunuz. Şu anda İslam dünyası parçalanma riskiyle karşı karşıya. Atılması gereken adım, parçalanma girişimlerini durdurmaktır. Bizim buna gayret etmemiz lazım. Bunun için de gerek İslam İşbirliği Teşkilatı gerekse uluslararası bazı kurum ve kuruluşların, hakikaten samimiyseler ve böyle bir olumsuz gelişmenin Irak’ta, Suriye’de, Mısır’da, Filistin’de, Libya’da, Yemen’de olduğu gibi başka yerlerde de olmasını istemiyorlarsa, bu yaklaşıma onların da anlayış göstermesi lazım.

"Benim en büyük korkum"

Çok açık ve net şunu söylemek durumundayım. Benim hep en büyük korkum hep en büyük endişem, mezhepçilik taassubudur. Mezhepçilik taassubundan kurtulamadğımız sürece su sıkıntıları yaşamaya devam edeceğiz.

Bu sadece Müslümanlar arasında değil, biliyorsunuz Batı’da da bu mezhepçiliğin faturası tarihte çok ağır oldu. Aynı şeyleri şuanda biz bölgemizde yaşıyoruz. Bugün de söyledim, Musul’dan Irak ordusunun kaçması kaçarken de bütün silahlarını orada bırakması bir terör örgütüne DAİŞ’e hiçbir yerde arayıp da bulamayacağı bir kâr olarak kalmıştır. Çok ciddi bir kısmı konvansiyonel silah.

DAİŞ'in boşalttığı yere Şia giriyor

Bugün değil, daha önce de söyledim. Tikrit’te DAİŞ’in boşalttığı yere Şia giriyor. Tabii bundan rahatsız oldular. Bugün de söyledim. Sizin bazı mensuplarınız bundan dolayı saygısızca ifadeler kullandılar. Bakın dedim şimdi Abadi açıklama yaptı. "Tikrit’teki Şia mensupları Tikrit’i boşaltsın. Soygunlar dursun" dedi. Her taraf talan edildi. Kendisi de kabul etti değil mi? Ben bunu söylemek zorundayım dedi.

"Bizim dinimiz İslam"

Bunu Sünni de yapsa, aynı şeyi ben yine söylerim. Çünkü benim Sünnilik diye bir dinim yok dedim. Ama Şia’nın da Şialık diye bir dini olmasın dedim. Bizim dinimiz İslam. Bunu her yerde söyleyen birisiyim. DAİŞ konusunda da ben de arkadaşlarım da çok hassasız.
 
HABER 7

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler