YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan: Tek çözüm terör örgütünün silah bırakmasıdır
Cumhurbaşkanı Erdoğan son dönemde artan terör olaylarıyla ilgili olarak, "Bu saatten sonra devletin ve milletin razı olabileceği tek çözüm, terör örgütünün tüm faaliyetlerine son verip, silahlarını bırakmasıdır" dedi.
Erdoğan: Tek çözüm terör örgütünün silah bırakmasıdır
08 Eylül 2015 / 14:30 Güncelleme: 08 Eylül 2015 / 15:01

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, YÖK Yönetim Kurulu üyeleri ve üniversite rektörlerini Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul etti.

Sözlerine, "Bu toplantıyı milletçe üzüntülü ve öfke içinde olduğumuz bir günde gerçekleştiriyoruz. Dağlıca'da yapılan saldırıda 16 askerimizi şehit verdik. bu sabah da Iğdır'da düzenlenen bombalı saldırıda 13 polisimizi şehit verdik. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, milletimize başsağlığı diliyorum" diyerek başlayan Erdoğan şöyle devam etti:

BUGÜNE KADAR HEP HEZİMETE UĞRADILAR

Şairin dediği gibi ülkede şehitler tepesi boş kalmadı öyle anlaşılıyor ki boş da kalmayacak. Türkiye bizim ortak hayat alanımız, ortak geleceğimizdir. Birliğimize, beraberliğimize sahip çıkmalıyız. Yani yerli olmalıyız. Yerli olmak kendi çıkarlarımızdan vazgeçebilmeyi gerektirmektedir. Milletimizi bin yıldır vatanımız olarak sahip çıktığımız adeta dört elle sarıldığımız Anadolu coğrafyasından söküp atmak isteyenler bugüne kadar hep hezimete uğradılar, inşallah bundan sonra da ülkemizin ve milletimizin birliğine, beraberliğine ve dirliğine göz dikenler yine aynı akıbete uğrayacak ve aynı hüznü yaşayacaktır.

TERÖR ÖRGÜTÜ ÇÖZÜM YOLUNU KAPATTI

Bu acıların yaşanmasını, annelerin, babaların, eşlerin, çocukların, kardeşlerin, sevenlerin gözyaşlarını engellemek için gerçekten çok uğraştık, çok mücadele verdik ve vermeye devam edeceğiz. Fakat terör örgütü yeniden silaha, şiddete, baskıya, kan dökme yoluna başvurarak bizim arzu ettiğimiz çözüm yolunu kapattı. Geldiğimiz noktada artık elinde silahı, molotofu, yüzünde maskesi olan herkes hukukun ve güvenlik güçlerimizin mukabelesini, milletimizin buğzunu ziyadesiyle hak ediyor demektir.

TEK ÇÖZÜM TERÖR ÖRGTÜNÜN SİLAH BIRAKMASIDIR

Elinde molotof varsa bu bir silahtır, dolayısıyla güvenlik güçlerimize silah kullanma yetkisini verir, bu yasanın gereğidir. Bu saatten sonra devletin ve milletin razı olabileceği tek çözüm, terör örgütünün tüm faaliyetlerine son verip, silahlarını bırakmasıdır. Terör örgütünün silahları ya devlete teslim edilecek ya da üzerine beton dökülüp bir daha kullanılmaz hale getirilecektir. Artık bunun dışında konuşulacak, görüşülecek, tartışılacak hiçbir şey yoktur. Silahların gömülmesi, terörün durması, ülkenin yeniden huzur iklimine kavuşması konusunda somut adım atacak olan terör örgütüdür.

HÜRRİYET'İN '400 VEKİL' HABERİNE ELEŞTİRİ

Bir televizyon programında bana birlikte mülakatı yaptığım arkadaşımız 400 milletvekili ile ilgili bir soru soruyor ve ben kendilerine ta 7 Haziran seçimleri öncesinde Kırşehir'de yaptığım bir toplu açılış töreninde, 400 milletvekilini alacak bir partiyle yeni Türkiye, yeni Anayasa kurulabilir, inşa edilebilir diyorum ve hemen tweetler başlıyor. Basında amiral gemisi olduğunu söyleyenler bu konuda başlıyor, 'Yani 400 milletvekili alsaydınız Dağlıca olmayacak mıydı ' diyor. Bu kadar hedef saptırma olabilir mi, sen nasıl medyasın  Ondan sonra on dakika geçiyor, on dakika sonra kaldırıyor. Ama önce zehri atıyor, virüsü salıyor. Bu nasıl bir medyada dürüstlüktür.

SİYASİ BELİRSİZLİĞİN TEK SORUMLUSU İKTİDAR DEĞİLDİR

Bugün Türkiye siyasi bir belirsizlik ortamından geçiyorsa bunun sorumlusu iktidar partisi veya bir kişi midir  Sırtını terör örgütüne dayatmakta beis görmeyen siyaset yerine şiddeti tercih eden siyasi partinin yaşananlarda hiç mi sorumluluğu yoktur  Koalisyon hükümeti kurulması için makul şartlarda uzlaşmaya çalışmak yerine hesaplaşmacı ve dayatmacı bir tavra giren muhalefet partilerinin içinde bulunduğumuz acı durumda hiç mi sorumluluğu yoktur.

Bölücü terör örgütünün ve diğer terör örgütlerinin saldırılarını 'ama, fakat' gibi kaçma yolları kullanmadan açıkça, mertçe, samimiyetle kınamayan herkesin bu ülkeyle ve bu milletle bağında sorun vardır. Devletimiz askeriyle, polisiyle, istihbaratıyla bölücü terör örgütünün ve onun uzantılarının üzerine gidiyor. Şu ana kadar örgüte yurt içinde ve yurt dışında çok ciddi zararlar verildi. Son gelişmeler zaten biraz da onun paniğidir.

Milletimiz dimdik ayaktayken, güvenlik güçlerimiz fedakarlıkla mücadelelerini yürütürken moral bozmaya, kafaları bulandırmaya, gönülleri karartmaya yönelik her söz, her tavır, sadece terörün amacına hizmet eder. Devleti ve hükümeti eksik yapılan, yanlış yapılan işleri eleştirmek, murakabe etmek elbette herkesin hakkıdır fakat ülkesine ve milletine karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen muhalefetin, medyanın, aydınların da aynı şekilde murakabeye tabi tutulması gerekmiyor mu?

ÜLKESİNİ YABANCILARA ŞİKAYET EDENLERLE YOL ALINMAZ

Kendi milletine, onun değerlerine tercihlerine ve gelecek hedeflerine düşmanlık eden partilerle medyayla aydınlarla kat edebileceğimiz bir yol, yönelebileceğimiz bir menzil yoktur. İlkesiz bir şekilde işine geldiğinde terör örgütüne destek veren, işine geldiğinde hükümeti, polisi, askeri suçlayan, işine geldiğinde kendi ülkesini yabancılara şikayet eden bir siyaset anlayışını kabul edemeyiz. Dünyanın hiçbir yerinde ne siyasetçilerin, ne medyanın ne de aydınların kendi ülkesinin, kendi devletinin aleyhinde yalanla iftirayla çarpıtmayla gerçek dışı algılar oluşturarak çalışma hakkı yoktur. Bu demokrasi ve özgürlük meselesi değildir. Tam tersine bu, kendi ülkesine ve milletine yabancılaşma, ihanet sorunudur.

 

1
 // 1
Ben ona da razi deilim ölümleri tek care Cezaları Allah a kalsın...
08 Eylül 2015 17:30
silah
 // azrail
sayın Cumhurbaşkanım bu silahlar Türkiyueye nasıl giriyor o dağlara nasıl çıkıyor kimsenin haberi olmuyormu ...
08 Eylül 2015 Salı 14:59
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler