YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan: Obama ve Putin'e teklifim....
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin'deki G20 zirvesinde Suriye'deki mülteci sorununa vurgu yaptı. Erdoğan, Oranın uçuşa yasak bölge olarak ilan etmek sayın Obama ve Sayın Putin'e teklifimdir. Süreci de böyle başlatıyoruz." dedi.
Erdoğan: Obama ve Putin'e teklifim....
05 Eylül 2016 / 15:25 Güncelleme: 05 Eylül 2016 / 15:52

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Zirvesi'nin ardından yaptığı konuşmada dünyaya FETÖ ve Fırat Kalkanı harekatı hakkında önemli mesajlar verdi. Erdoğan, FETÖ konusunda, "FETÖ denilen bu örgütün Türkiye dışında 170 ülkede faaliyet gösteren küresel bir şebeke olduğu unutulmamalıdır. Eğitim, din, ticari alanları istismar ederek kendisine alan açan bu örgüte karşı dünyayı duyarlı olmaya davet ediyorum. Dostça uyarımızı yapıyoruz" dedi.

Suriye'deki IŞİD hedeflerine yönelik başlatılan Fırat Kalkanı operasyonu için "Bir kararlılığın ifadesidir" diyen Erdoğan, "Cerablus'a ılımlı muhaliflerle girdik ve DAİŞ'i atmış olduk. Tamamiyle boşaltıldı oralar. Oraya Cerablus'un kendi insanı yerleşecek. 100 bin nüfuslu Cerablus sakinleri güle oynaya yerleşmiş durumda. Yeni bir hamle de Kilis'in karşısında Çobanbey diye bir bölge var. Yine ılımlı muhaliflerle birlikte o bölgeye yönelik, orası da DAİŞ'ten temizlendi. Böylece Fırat'a kadar birleştirilmiş durumda. Bizdeki Suriyeli vatandaşlar, Suriye'den iltica etmek isteyenler kendi evlerinde daha huzurlu yaşama imkanı bulacaklar" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Zirvesi'ni değerlendirdi. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları: 

"GÖRÜŞ ALIŞVERİŞİNDE BULUNDUK"

"G20 Liderler Zirvesi'nin 11'incisi tamamlamış bulunuyoruz. Küresel gündemin etraflıca ele alındığı verimli bir toplantı olarak nitelendiriyoruz. Küresel büyümenin devam etmesi için gereken reformlar en önemli gündem maddelerimizden biriydi. İnovasyon, makro ekonomik politikaların uyumu gibi atılması gereken adımlar konusunda görüş alışverişinde bulunduk.

Toplantı boyunca gelişmiş ülkelerin; gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkeleri dikkate alarak hareket etmeleri gerektiğinin altını çizdik. Bilindiği gibi G20 liderleri olarak sürdürülebilir kalkınma için 2030 gündeminin uygulanması için eylem planını kabul ettik. BM sorumluluğundaki bu çalışmaya G20'nin öncülük etmesini olumlu buluyoruz. Küresel ticaretin güçlendirilmesinin hepimizin yararına olduğu açıktır. Tüm ülkelerin bir arada hareket ederek küresel durgunluğu aşma konusunu önemli görüyoruz.

TERÖRİZM KONUSU

Terörizm ve mülteci sorunu Antalya zirvesinde G20 gündeminde yer alıyordu. Bizim bu konudaki hassassiyetimizin ne kadar yerinde olduğunu açık ve net olarak göstermiştir. Mülteci sorunu konusunda iyi bir sınav verilemedi. Topraklarında 3 milyon Suriyeli ve Iraklıyı şu anda barındıran bir ülke olarak Türkiye bu konunun en önde gelen mutataplarından biridir. 3 milyon mülteciye evsahipliği yaparken, bizim şu anda yaptığımız harcama 12 milyar doların üzerindedir. STK'ların harcamalarıyla 25 milyar dolara ulaşmaktadır.

"SURİYE MESELESİ İÇİNDEN ÇIKILMAZ BİR HAL ALMIŞTIR"

Antalya'daki G20 zirvesinde Suriye'de güvenli bölge oluşturmak suretiyle burada mülteci sorununu çözebiliriz diye ısrarla söyledik. Şimdi bu zirvede de bu konuyu açtık, kendilerine bunu söyledik. Prensipte kimsenin karşı çıkmadığı bu teklifin hayata geçirilmesi konusunda hiçbir ülke somut adım atmamıştır. Suriye krizi yeni ülkelerin sahaya inmesiyle içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Suriye meselesi dünyanın kanayan yarası olmayı sürdürüyor. 

Şu an itibariyle Suriye'de öldürülenlerin sayısı 600 bini aşmıştır.  Katil Esed'in görevinde durmasını savunmak, insanlık adına, bizler için utanç vericidir. Mülteciler konusunda sınırları kapatması meselesini ibretle izliyoruz. 

Türkiye dışarıdan yardım gelse de, gelmese de bu evsahipliğini yapmaya devam edecektir. Suriye'den, Irak'tan gelenlere de din, dil, ırk ayrımı yapmadan bu evsahipliğini yapmaya devam edecektir. Başta Suriye olmak üzere bölgedeki sorunlar çözülmeden mülteci sorununun çözülmesi de mümkün değildir.

DARBE GİRİŞİMİ

Terörizm her geçen gün yeni biçimlere, yeni formlara bürünerek dünyayı tehdit etmeye devam ediyor. Türkiye'nin yaşadığı darbe girişimi, bir yönüyle terörizmin ilk defa görülen yeni biçimidir. PKK, YPG, PYD gibi örgütlerle mücadele eden Türkiye, kendi ordusu içine gizlenmiş teröristlerin, milletimizin vergileriyle alınmış F-16'larıyla, tanklarıyla, toplarıyla kendi halkını öldürmeye girişmiştir. Böyle bir darbe girişimi karşısında ülkemizin her bölgesinde 241 vatandaşımız şehit olmuştur. 2 bin 194 vatandaşımız yaralanmıştır. Ben milletimle iftihar ediyor, gurur duyuyorum. 4-5 günlük tatil için ülkemin bir bölgesindeyken, bu darbe girişimi olduğunda sadece cep telefonuyla 4 ayrı televizyon kanalından halkıma seslendim ve kendilerini alanlara çağırdım. Ve 81 vilayetimizde tüm halkımız meydanlara yürüdü, havalimanlarına yürüdü, ben havalimanına indiğim anda sadece apronda ve terminal önünde 10 binlerce insan bizi bekliyordu. Ama onlar F-16'lardan, helikopterlerin yağdırdığı mermilerden, tanklardan korkmuyordu, hatta kendisini tankların altına kadınlarımız, gençlerimiz vardı. Bu bir demokrasi mücadelesiydi. Milletimiz bu darbe girişimi püskürtmek suretiyle ülkemiz dünya demokrasi tarihinde yeni sayfalar açacak bir süreç başlattı. 

DÜNYAYA FETÖ UYARISI

FETÖ denilen bu örgütün Türkiye dışında 170 ülkede faaliyet gösteren küresel bir şebeke olduğu unutulmamalıdır. Eğitim, din, ticari alanları istismar ederek kendisine alan açan bu örgüte karşı dünyayı duyarlı olmaya davet ediyorum. Dostça uyarımızı yapıyoruz. Terör örgütleri arasında ayrım yapan her ülke, teröristin arasında iyi kötü ayrımı yapılmaz. Teröristlerin hepsi lanetlidir, kötüdür, bunların hiçbir savunulamaz. Terör örgütleri arasında ayrım yapmak suretiyle birilerine fatura çıkarılmaya çalışılıyorsa adeta bumerang gibi kendilerini de vurur. Terör örgütlerinin arkasında durma gayreti içindekileri vurması kaçınılmazdır. YPG, PYD, DAEŞ, FETÖ'yü ayrı tutanları reddetmeliyiz. Biz terörizmle mücadeleyi sürdürmeye kararlıyız. Türkiye'nin Cerablus operasyonu bu konudaki kararlılığının ifadesidir. Ülkemizde ilan edilen OHAL, sadece FETÖ yapılanmasıyla etkin mücadele etme amacına yöneliktir. 

Biz G20 platformunun küresel sorunların çözülmesi konusunda daha etkin olmasını istiyoruz. Nimetlerin büyük bir bölümünü kendinde toplayan ülkelerin, külfet paylaşımında sorumluluktan kaçması kabul edilemez. Adalet temelinde bir anlayışla yaklaşmak mecburiyetindeyiz.

ÇİN'LE İKİLİ İLİŞKİLER

Çin tarafıyla tam bir mutabakat içindeyiz. Çinli dostlarımızla terörizmle mücadele başta olmak üzere birçok konuda ortak inisiyatif geliştirme konusunda görüşbirliği içinde olduğumuzu gördük. İpek Yolu'nun geliştirilmesi konusunda ve enerji alanında da yeni ve önemli bir işbirliklerinin altyapısını oluşturuyoruz. 3'ü enerji ve 1'i tarım alanında 4 anlaşmanın imzalanmasına refakat ettik.
ABD Başkanı Sayın Obama, Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin'le, Almanya Başbakanı Sayın Merkel'le, AB Konseyi Başkanı Sayın Tusk ve Sayın Junker'le ikili görüşmeler yaptık, Renzi, Merkel ve Hollande ile dörtlü zirve gerçekleştirdik. Bu görüşmelerin hepimiz için faydalı geçtiğine inanıyorum."

SORU-CEVAP

* SURİYE MESELESİ: Suriye'yle ilgili olarak Çin Halk Cumhuriyeti ile görüşmelerimiz oluyor. Şu anda fiili olarak Çin Halk Cumhuriyeti ile işbirliği söz konusu değil. Koaliyon güçleriyle işbirliğimiz var. Bu da NATO güçleriyle oluşuyor. Şimdi Rusya ile Halep bölgesinde işbirliğini geliştiriyoruz. Bölgede ateşkesin ilan edilmesi için bir çalışma içindeyiz. ABD, Rusya, Türkiye dışişleri bakanlığı düzeyinde çalışıyor. Kurban Bayramı öncesi Halep'te bu ateşkes sağlansın, Halep halkı bombalardan kurtulsun istiyoruz. 

* G20 ZİRVESİ: Antalya zirvesinden sonra buradaki zirvedeki sunumlar Almanya'da yapılacak zirve öncesi güzel bir adım oldu. Bundan sonraki süreç Hamburg zirvesi için önemli adım olacak.

* OBAMA VE PUTİN GÖRÜŞMESİ: Şu anda Sayın Obama ve Sayın Putin'in Suriye'nin kuzeyindeki bu operasyonlarımız, Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğüne müdahale değildir. Cerablus bizim sınırımızdır. Havanlarla topraklarımıza atışlar yapılmaktadır. Bir düğünde 14 yaşındaki bir çocuğun bedenine bombalar bağlanmak suretiyle 56 vatandaşımız ölmüştür. Ben, bu ailelerin yaralılarını hastanede ziyaret ettim, o hallerini gördüm. Bu dayanılır bir şey değil. Bu bizim için kesin bir başlangıç olmuştur. Cerablus'a ılımlı muhaliflerle girdik ve DAİŞ'i atmış olduk. Tamamiyle boşaltıldı oralar. Oraya Cerablus'un kendi insanı yerleşecek. 100 bin nüfuslu Cerablus sakinleri güle oynaya yerleşmiş durumda. Yeni bir hamle de Kilis'in karşısında Çobanbey diye bir bölge var. Yine ılımlı muhaliflerle birlikte o bölgeye yönelik, orası da DAİŞ'ten temizlendi. Böylece Fırat'a kadar birleştirilmiş durumda. Bizdeki Suriyeli vatandaşlar, Suriye'den iltica etmek isteyenler kendi evlerinde daha huzurlu yaşama imkanı bulacaklar.

Oranın uçuşa yasak bölge olarak ilan etmek sayın Obama ve Sayın Putin'e teklifimdir. Süreci de böyle başlatıyoruz. 

* İPEK YOLU ÇALIŞMASI: Tarihi İpek Yolu yeni bir süreç değil. Bizler Türkiye olarak kendi bölgemizde bazı adımlar attık. Bunlarından birisi, Boğaz'ın altından geçen Marmaray'dır. Londra'dan çıkan Pekin'e bu raylı sistemle ulaşabilir. Şimdi Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü kurduk. Kamyonlar, TIR'lar Pekin'den Londra'ya ulaşabilir. YHT'ler oradan geçebilecek. Londra-Pekin hattını inşa eden bir sistemdir. Bunların yanında Kars-Tiflis-Bakü hattı da Çin'le birleştirilecektir. Bir başka çalışmamız daha var, Kars-Edirne hattıdır. Raylı sistemini de bitirebilirsek, Pekin-Londra daha güçlü hale gelecektir.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler