YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan: O silahlar sizi de vuracak!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'da 16 vatandaşın PKK'lılar tarafından katledilmesine sessiz kalan batı ülkelerini "Paris'te olunca ses çıkıyor, Diyarbakır'da olunca ses yok. Dünyada ikili siyaset yapılıyor" sözleriyle eleştirdi.
Erdoğan: O silahlar sizi de vuracak!
17 Mayıs 2016 / 15:51 Güncelleme: 17 Mayıs 2016 / 16:34

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı 3. Su'dan Sorumlu Bakanlar Toplantısı açılış töreninde yaptığı konuşmada dünya ülkelerinin terör konusundaki tavrını sert bir dille eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı 3. Su'dan Sorumlu Bakanlar Toplantısı açılış töreninde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan terörle mücadele konusunda dünyanın tavrını da eleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Diyarbakır şehir merkezinde kullanmayı planlayan terör örgütüne dünya tepki vermeli. Kimseden bu hadiseye yönelik ciddi bir ses çıkmamıştır. Paris'te olunca, Brüksel'de olunca çıkıyor ama Ankara'da İstanbul'da, Diyarbakır'da olunca ses çıkmıyor. İşte bizim içimiz bundan dolayı yanıyor" dedi.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

SU VİZYONU BELGESİ'Nİ HAYATA GEÇİRMELİYİZ

İstanbul'da 2012'de gerçekleştirdiğimiz Bakanlar Konferansı'nda onaylanan Su Vizyonu Belgesi'ni hayata geçirmeliyiz. Bunu özellikle altını çizerek vurgulamak istiyorum. Belgeleri imzalıyoruz ama bunları hayata geçirmeye gelince, hayata geçirmiyoruz.

Oturup, konuşup, dağılacaksak, bunu hayata geçirmeyeceksek bu toplantıların bereketi kayboluyor. Bu toplantılarımızı bereketlendirmemiz lazım.

Netice almamız lazım. Netice almıyorsak yazık olur. Bu toplantıda alınan kararlarla kurulması beklenen Su Konseyi'nin de iş birliği adımlarının hızlanmasına ve Müslüman coğrafyasında refah seviyesinin artmasına katkı sağlamasını temenni ediyorum.

3 MİLYON MÜLTECİYE EV SAHİPLİĞİ YAPIYORUZ

Suriye'de 6 yıldır devam etmekte olan içsavaş milyonlarca Suriyeliyi evlerinden etti. Suriyeli kardeşlerimiz ulaşabildikleri her yere sığınmaya çalıştılar. 

Sığınan Suriyeli sayısı 5 milyonu geçti. Biz bunların 2 milyon 7 binine, Irak'tan da 300 bin kardeşimiz var. Şu anda 3 milyon mülteciye evsahipliği yapıyoruz. 

10 farklı ilde 26 barınma merkezinde yaşıyor. Suriye içinde yerlerinden edilmiş kişilere sınırın 0 noktasında insani yardım çalışmaları yürütüyoruz. Ülke ve millet olarak vicdani sorumluluğumuzu yerine getirme konusunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmadık, kaçınmayacağız. 

İmkanlarımızı sonuna kadar kullanıyoruz. Her konuda misafirlerimize destek veriyoruz. Bizim için çıkar veya diplomatik manevra konusu değildir. Kardeşin kardeşe zor günde destek olması olarak bakıyoruz.

SURİYELİLER İÇİN HARCADIĞIMIZ RAKAM 10 MİLYAR DOLARI AŞTI

Avrupa Birliği ile vize muafiyetinde pek çok şart getirdiler. Biri de Suriyeli kardeşlerimizin şartlarını iyileştirmek için ayrılan kaynaktı. 

AB'nin bize böyle bir destek vermesinden elbette memnun oluruz. Mesele öyle bir yere geldi, düğümlendi ki bize bağış yapılıyormuş gibi intiba ortaya çıktı. Bizden proje istiyorlar, ne projesi biz bu projeleri hayata geçirmişiz. 

Biz bu projelerin onayını Avrupa'dan almadık. Bu kardeşlerimiz sınırlarımıza dayandığında dikenli tellerle geri çevirmedik, kapılarımızı açtık. 

Bu bizim için vecibeydi, bunu yerine getirdik. Kamplarda kalan Suriyeliler için harcadığımız meblağ 10 milyar doları aşmıştır. Bir o kadar da STK'lar ve belediyelerimiz yardımları, destekleri var.

Söz verilen kaynak gelirse, misafirlerimizin durumlarını daha da iyileştirme şartlarına kavuşuruz. AB ülkelerinin ikircili ve samimiyetsiz tavrını bir kenara bırakıyorum. Asıl İslam ülkelerinin buna sahip çıkmasına ihtiyaç var. 

Türkiye'nin su kaynaklarını doğru yönetme ve kullanma tecrübesi vardır. Su alanındaki gücümüzün kaynağı, suyun doğru yönetilmesi konusunda bilgi birikimimizdir. 

GERİ DÖNÜŞÜM UYGULAMASINI BİZ GETİRDİK

Türkiye'nin su kaynaklarını doğru yönetme ve kullanma tecrübesi vardır. Su alanındaki gücümüzün kaynağı, suyun doğru yönetilmesi konusunda bilgi birikimimizdir. Biz iktidara gelmeden önce sularımız derelerden akar, denizlere giderdi. 

Biz bu tecrübemizi tüm Müslüman ülkelerle paylaşmaya hazırız. Bizden önce recycle (geri dönüşüm) uygulaması yoktu, bunu biz getirdik. 

Atık suyu arındırmak suretiyle tasarruf etmiş olursunuz. 1990'lı yılların ortalarına gelinene kadar İstanbul da ciddi su sıkıntısıyla karşı karşıyaydı. Belediye başkanlığım döneminde kurduğumuz güzel bir ekiple kısa bir zamanda çözdük.

Birçok alanda su istasyonları kurulmuştu. Evlerdeki küvetler su depolamak için kullanılırdı. 1,5-2 yılda İstanbul'a suyu getirdik. Getirmekle kalmadık bütün şebekeleri yenilemek suretiyle su kaçaklarını ciddi manada önlemiş olduk. Bunlarla hamdolsun 2 yılda İstanbul artık geleceğe yönelik umutların arttığı bir şehir oldu. O zaman nüfusumuz 8 milyondu, bugün 15 milyon. Bugün artık su problemi olmadığı gibi 2071'e kadar planlamalar yapılmıştır. 

Ülkemizden Kıbrıs adasına yaklaşık 550 milyon dolara mal olan bir hattı gerçekleştirdik. Bu birilerinin akıl veremediği bir konuydu. Olmaz dedikleri şey oldu, yapıldı. Şu anda kuzey Kıbrıs bu suyu kullanıyor. Biz 'Güney Kıbrıs'a da su vermek suritiyle de bir barış projesini gerçekleştirebiliriz' dedik. Biz görevimizi yaptık. KKTC'nin 50 yıllık su ihtiyacını karşılamış bulunuyoruz.

Projenin İslam ülkeleri arasında önemli bir örnek olduğuna inanıyorum. Bu işbirliğinin özellikle su alanında gerçekleştirilmesi en önemli konulardandır. Müslümanlar su ve elektrik konusunda işbirliği içinde olmalı. Enerji dedim niye? Bazı ülkelerimiz var ki sular boşuna akıp gidiyor. Bu su rezerv edilmiyor. Bu sular rezerv edilse, hidroelektrik santralları kurulsa enerji nimetini çok ciddi parasal kaynağa dönüştürme fırsatı yakalayacaklardır. 

BATI ÜLKELERİ İKİLİ SİYASET YAPIYOR

Diyarbakır şehir merkezine 20 kilometre mesafade büyük bir patlama meydana geldi.  Burada bir terör örgütünün yüzlerce masum insanı katletmeye yönelik bir eylem teşebbüsü ve bu eylemi hayatları pahasına engelleyen 16 vatandaşımız söz konusudur. Normal şartlarda bir kamyon dolusu patlayıcıyı Diyarbakır şehir merkezinde kullanmayı hedefleyen bir örgütün bu eyleminin tüm dünyada çok ciddi yankı bulması ve şiddetle telin edilmesi lazımdır. Daha önce buna benzer birçok terör eylemi oldu ve dünya bunlara hep sessiz kaldı.

Bölücü terör örgütünün çeşitli isimler altında rahatlıkla faaliyet gösterdiği hatta desteklendiği Batı ülkeleri başta olmak üzere kimseden bu elim hadiseye yönelik ciddi bir ses çıkmamıştır. Paris'te, Brüksel'de olunca çıkıyor ama Lahor'da, Ankara'da, İstanbul'da, Diyarbakır'da olunca çıkmıyor. İşte bizim içimiz bundan yanıyor. Bu ikircikli tavır nereye kadar  Siyasetin dünyada dürüst olmadığını görüyoruz.

 

 

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler