30 Mayıs 2017 Salı
  • Altın145,622
  • BIST97.726
  • Dolar3,5781
  • Euro4,0001
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5904
  • İstanbul17 °C
  • Ankara10 °C
  • İzmir15 °C
  • Konya8 °C
  • Adana15 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır17 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri13 °C
  • Kocaeli15 °C
  • Şanlıurfa17 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel18 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan: Faizsiz finansa hiç olmadığı kadar ihtiyaç var
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın faizsiz finans araçlarına daha önce hiç olmadığı kadar çok ihtiyacının bulunduğu bir dönemden geçiyoruz" dedi.
Erdoğan: Faizsiz finansa hiç olmadığı kadar ihtiyaç var
26 Şubat 2016 / 15:15 Güncelleme: 26 Şubat 2016 / 15:45

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Vakıf Katılım Bankası'nın açılış töreninde konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle;

Bugün açılışını yaptığımız müessese (Vakıf Katılım Bankası), 20 yıllık hayalin ürünüdür. Belki gecikmiş olabiliriz ama katılım, finans yönetimi konusunda çok kısa sürede, çok büyük ilerleme kaydedeceğimize bu sektörde inanıyorum. Burada bir şeyi daha açıklamam lazım, esasen ben bu kurumlarda 'banka' ifadesinin kullanılmasını doğru bulmuyorum. Kavramları birbirinden tefrik etmemiz lazım, ayırmamız lazım. Banka nedir, katılım nedir, bunları ayıracağız.

Katılım finans sistemi, varlığa dayalı yapısı, risk paylaşımını esas alması ve spekülasyonlara kapalı olmasıyla, mevcut bankacılık sisteminden tümüyle farklı bir yapıdır. Tüketimi değil üretimi teşvik eden, işletmelere borçlanmadan kaynak kullanma imkanı sağlayarak kırılganlıkları azaltan yapısıyla bu sistemin Türkiye ekonomisinin itici gücü olacağına inanıyorum.

2025'TE YÜZDE 15 HEDEFİ

Bugüne kadar katılım yöntemiyle çalışan 5 finans kuruluşumuz vardı. Vakıf Katılım ile birlikte bu sayı 6 oldu. Ancak katılım finans sisteminin tüm bankacılık finans sistemi içindeki payının hala yüzde 5'ler seviyesinde bulunması, daha yapacak çok işimizin olduğunu gösteriyor. Bu konuda 2025 yılı içinde belirlenmiş yüzde 15'lik hedef var ama ben bu hedefin de yetersiz olduğunu düşünüyorum. Arkadaşlarımla zaman zaman görüştüğümde bunu süratle yüzde 25'e çıkarmamız gerekir diyorum.

FAİZSİZ FİNANSA HİÇ OLMADIĞI KADAR İHTİYAÇ VAR

Bugün sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın faizsiz finans araçlarına daha önce hiç olmadığı kadar çok ihtiyacının bulunduğu bir dönemden geçiyoruz. Gelişmiş ülkeler dahil dünya hala 2008 küresel finans krizinin etkilerini atlatabilmiş değil. Bugün de emlak ve emtia fiyatlarının düşüşü, sermaye akışının azalması, büyümenin ve ticaretin yavaşlaması gibi pek çok sorun küresel ekonomiyi tehdit etmeyi sürdürüyor. İşte bu fotoğraf içinde esnekliği bulunmayan faiz sistemi yerine katılım finans sisteminin reel ekonomiyi esas alan, ahlakiliği ve adaleti önde tutan yapısı, Müslüman toplumlarla birlikte tüm dünyaya yepyeni bir pencere açıyor.

FAİZ SİSTEMİ ADİL DEĞİL

Bir Cumhurbaşkanı olarak söylenir mi, söylemek zorundayım. Faiz sistemi adil değildir ve acımasızdır. Eğer biz sıçrayacaksak, mesafe alacaksak özellikle acımasız olan bu sistemden ziyade gerçek manada, hakikaten bu katılım sektörüyle bir büyümenin içinde olmamız şart. Bunu yapmadan bir yere varmak mümkün değil.

FAİZ ORANLARI

Yani 11 yıllık, 12 yıllık başbakanlığım döneminde hep bunun mücadelesini verdim. Cumhurbaşkanlığımda bunun mücadelesini veriyorum, vermeye de devam edeceğim, kim rahatsız olursa olsun. Hep söylüyoruz, yani biraz insaf artık, Amerika'ya bakıyorsunuz 0,25, işte geçenlerde bir 0,25 daha ilave ettiler, 0,50. Gidiyorsunuz Japonya'ya eksi, Avrupa'ya geliyorsun bakıyorsun 0,25 ve 0,50, 1,00, bilemedin 2,00, buralarda. İsrail, zaman zaman eksi, zaman zaman o da 1 civarında filan dolaşıyor.

Peki arkadaş ya bize ne oluyor  İşte şu anda çift haneliye süzüldük. Komisyonu filan falan eklediğin zaman 15-16-17. Soruyorum şimdi, böyle bir faiz anlayışıyla Türkiye'nin girişimcisi yatırım yapabilir mi, istihdam sağlayabilir mi, üretim yapabilir mi, rekabete açılabilir mi?

SURİYE'DEKİ SAVAŞ EGEMEN GÜÇLERİN SAVAŞIDIR

Unutmayınız, küresel sistemdeki çarpıklıkların ve adaletsizliklerin gerisindeki en önemli sebeplerden biri; finans araçlarının sadece belirli ülkelerin değil aynı zamanda belirli bir anlayışın adeta tekelinde bulunduğunu görürsünüz dünyada, isim vermeyeceğim. Sadece Asya Pasifik Bölgesi'nde yarım milyardan fazla insan açlık tehlikesiyle karşı karşıyayken, Batı ülkeleri başta olmak üzere dünyada aynı sayıda insanın obezlik sorunu yaşıyor olmasının suçunu hiç kimseye atmaya hakkımız yoktur. Dünyanın ekonomik ve askeri bakımdan güçlü ülkelerinin çıkar çatışmalarının bedelini başta Müslümanlar olmak üzere geri kalmış toplumların ödüyor olmasının muhasebesini önce kendi nefsimizde yapmalıyız. İşte hemen yanı başımızdaki Suriye'de yaşananlar ortada. Bu ülkedeki savaş Suriyelilerin kendi savaşları olmaktan çıkalı çok oldu. Onların savaşı değil, dünyadaki egemen güçlerin savaşıdır.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler