YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan: En büyük tehlike...
Başbakan Tayyip Erdoğan, 'Üniversite için en büyük tehlike, dogmatizmdir, tek tipleşmedir.' dedi.
Erdoğan: En büyük tehlike...
05 Ekim 2012 / 11:24 Güncelleme: 05 Ekim 2012 / 13:42

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, üniversite için en büyük tehlikenin, dogmatizm, tek tipleşme, değişime ve gelişime kapalı olmak olduğunu belirterek, ''Üniversiteyi bir ideolojik aygıt olarak gören ve kullanan anlayış, uzun süre, farklılıkları zenginlik olarak kabul eden, hür düşünceyi esas alan gerçek üniversite ortamının oluşmasına mani olmuştur. Oysa üniversite, fikirlerin etiketlendiği, zararlı-yararlı diye ayrıma tabi tutulduğu bir yer olmamalıdır. Gençlerimize ideolojinin deli gömleği giydirilmemelidir'' dedi.

Erdoğan, Davutpaşa Kampüsü'nde, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) 2012-2013 eğitim ve öğretim yılı açılışı, fahri doktora ve 11 tesisin toplu açılış törenine katıldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, üniversitelerin, evrensel bilginin peşinde olan, insanlığın ortak değerlerini, ortak kazanımlarını geliştiren kurumlar olduğunu ve böyle olması gerektiğini ifade etti.

Bunun için bilimsel özgürlük kadar özgünlüğe de ihtiyaç bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Kendi içinde çoğulculuğu sağlayamamış, özgür düşünceyi hazmedememiş bir üniversite yapısının özgün üretimde bulunabilmesi mümkün değildir. Bu sebeple üniversitenin kendi içine kapanmaması, dış dünyaya açık olması, toplumla irtibatını sıkı tutması gerekiyor. Az önce değerli rektörümüzden şunu öğrendim. Burada ülkede hiç bir üniveersitenin sahip olmadığı dev bir konferans salonu, adeta bir kongre merkezi mevcut. Buradan sadece üniversite değil, farklı sosyal birimler de istifade edebilecek. Bu çok çok anamlı, bu üniversite ile halkın kaynaşması anlamına gelecektir. Dışarıdan gelenin bir üniversite, bir bilim yuvasının kokusunu alması bile ona farklı bir hava verecektir. Bu atmosfer çok önemli.

Üniversite için en büyük tehlike, dogmatizmdir, tek tipleşmedir, değişime ve gelişime kapalı olmaktır. Nitekim Türkiye'de bazı dönemlerde üniversiteler, tasfiye ile tek tipleştirmeyle anılmıştır. Üniversiteyi bir ideolojik aygıt olarak gören ve kullanan anlayış, uzun süre, farklılıkları zenginlik olarak kabul eden, hür düşünceyi esas alan gerçek üniversite ortamının oluşmasına mani olmuştur. Oysa üniversite, fikirlerin etiketlendiği, zararlı-yararlı diye ayrıma tabi tutulduğu bir yer olmamalıdır. Gençlerimize ideolojinin deli gömleği giydirilmemelidir. Bunu başarmak saygıdeğer hocalarımın herhalde en önemli görevidir. Üniversitede fikirlerin çarpışmasından, yarışmasından hakikat ortaya çıkmalı. Müsademe-i efkardan barika-i hakikat doğar. Bunu yakalamak durumundayız. Bunların bir bölümü kütüphane arşivlerinde kalır. Ama bir bölümü de toplumun önünde yepyeni ufuklar açar, insanlığın ortak değerlerine katkıda bulunur. İşte o düşünceleri, o teknikleri, o yenilikleri bulmak için, üniversitelerin olabildiği kadar geniş bir fikir yelpazesine zemin oluşturması şarttır.''

''Gelin 18'e seçilme imkanını da verelim''-

Seçilme yaşını 30'dan 25'e indirmede kendilerine çok hendeklerin atlattırıldığını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

''Bu ne demektir biliyor musunuz  'Biz size güvenmiyoruz'. 18 yaşına seçme yaşını veren, bu yetkiyi veren anlayışa diyorum ki; madem sen 18'e bu yetkiyi verdin, gelin 18'e seçilme imkanını da verelim. Çünkü hayatta zor olan seçilmek değil, zor olan seçmektir. İyi ile kötüyü ayırma kabiliyeti. Bizde biliyorsunuz bir de kaide var, akil baliğ olma meselesi. İşin aslı bu. Bugün batılı ülkelerin içinde 18 seçilme yaşı var. Bizde niye olmasın  18'i verdiğiniz zaman herkes seçilecek diye de bir şey yok. Ama oradan yetişerek gelecek. Şimdi 25 olduğu zaman bizim belli bir dinamik sürecimizden geride kalıyor.''

Yeni bir adım atma hazırlığı içinde olduklarını anlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''TSK içinde muvazzaf kadro oy kullanma hakkına sahip, er ve erbaşlar değil. Bizim bunun önünü açmamız lazım. Asker, er, erbaş niye oy kullanmasın  Onlar da oyunu kullanabilmeli. Onlara haksızlık oluyor. 18 yaşa seçme hakkı veriyorsun, eğer askerdeyse oy kullanamıyor. Bunun da önünü açmamız lazım. Niye açmamız lazım  Demokratik haklarını kullanma noktasında bu hakkın asla inkıtaya uğramaması lazım. İleri demokrasi diyorsak, bunun gereğini yapmamız lazım. Sizlerle birlikte bizim bıraktığımız yerden Türkiye'nin 2071 hedeflerini belirleyecek bütün hazırlıkları genç nesle biz emanet ediyoruz.'' aa

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler