YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan: Dünyayı başlarına yıkarız!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlette paralel yapı oluşturmak isteyenlere dünyayı dar ettiklerini belirterek, özerklik ve öz yönetim adı altında devlet içinde devlet kurmak isteyenlere tepki göstererek, "Dünyayı başlarına yıkarız" dedi.
Erdoğan: Dünyayı başlarına yıkarız!
28 Ocak 2016 / 11:54 Güncelleme: 28 Ocak 2016 / 12:54

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Anayasa Platformu'nun "Yeni Anayasa İçin Hep Birlikte" temalı programında konuştu. 

Erdoğan, özerklik, öz yönetim adı altında devlet içinde devlet kurmaya çalışanlara sert tepki gösterdi.

İşte Erdoğan'ın o açıklamalarından öne çıkanlar:

DÜNYAYI BAŞLARINA YIKARIZ

Nasıl sözde 'cemaat' adı altında devlette paralel yapı oluşturmak isteyenlere dünyayı dar ediyorsak, 'özerklik, öz yönetim' adı altında devlet içinde devlet kurmaya çalışanların da dünyayı başlarına yıkarız, bunun böyle bilinmesi lazım

İTHAL MANTIKLAR BİZE HAKİM OLDU

Bu mesele millidir, bu mesele yerlidir. Milli olan her meselede, yerli olan her meselede Cumhurbaşkanı olarak ben de varım, bunu açıkça söylüyorum. Bugüne kadar kurulan anayasaların hepsi ithaldir, yerli değildir. İthal ürünlerle yönetildik, ithal mantıklar bize hakim oldu. Şimdi biz yerliye ve milliye dönmeliyiz

YENİ ANAYASA 300 STK TARAFINDAN DESTEKLENİYOR

Yeni Anayasa için Hep Birlikte Çağırısı'nın şu ana kadar yaklaşık 300 sivil toplum kuruluşumuz tarafından desteklendiğini öğrendim. Bu sayı kısa süre içerisinde inanıyorum ki çok daha yüksek rakamlara çıkacaktır. Bunun ise ülke genelinde milletin birliğine bir çağrı olduğuna inanıyorum. Çünkü bu mesele herhangi bir kurumun veya şahsın değil bizatihi milletimizin meselesidir.

SAMİMİ BİR ŞEKİLDE TEKLİFLER ORTAYA KOYULMALI

Artık burada yapılması gereken, yeni anayasa çağrılarına kulak tıkayan, oyalayıcı topu taca atıcı tavırlar yerine samimi bir şekilde tekliflerin ortaya konulmasıdır. Yeni anayasa ne kadar geniş temsil kabiliyetine sahip bir yapı tarafından inşa edilirse, tatbiki, uygulaması da o derece güçlü, gerçekçi olur.

PARLAMENTER SİSTEM MİADINI DOLDURDU

Yürütme meselesi sanıyorum yeni anayasa çalışmalarının düğüm noktasını teşkil edecektir. Biz, parlamenter sistemin ülkemizde miadını doldurduğuna inanıyoruz. Yeni Türkiye'nin inşası sürecinde yeni anayasaya ve onunla birlikte hayata geçirilecek başkanlık sistemine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.

BAŞKANLIK SİSTEMİ TAYYİP ERDOĞAN'IN KİŞİSEL MESELESİ DEĞİLDİR

Milletime özellikle sesleniyorum, şu yanlışı peşinen düzeltmek istiyorum. Başkanlık sistemi Tayyip Erdoğan'ın kişisel meselesi değildir. Bunu böyle bilelim. Bu sistemi Cumhurbaşkanlığımda da konuştum, Başbakanlığımda da konuştum, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum zaman da konuştum. Buna yeni başlamadık.

Biz dersimizi iyi çalışıyoruz. Benim bu konuyu gündeme getirmem, Türkiye'nin hedeflerine ulaşabilmesi için böyle bir yönetim sistemine sahip olması gerektiğine olan samimi inancımdan kaynaklanıyor.

MİLLETİN SEÇTİĞİ CUMHURBAŞKANININ SEMBOLİK OLMASI DÜŞÜNÜLEMEZ

Başkanlık sistemi konusundaki bir diğer önemli avantajımız, 16 Ağustos 2014 itibariyle cumhurbaşkanının doğrudan millet tarafından seçilmeye başlanmış olmasıdır. Adım atıldı, bu iş yürüyor.

Ülkemizde bu sistemle seçilen hiçbir cumhurbaşkanının, siyasi gündemden tecrit edilmiş bir şekilde sadece sembolik konumda bulunması düşünülemez. Meclisin seçtiği cumhurbaşkanlarının da tümüyle siyasi gündemin dışında kaldığını, yetkilerini tarafsızlık içinde kullandığını söyleyebilmemiz mümkün değildir, kendimizi aldatmayalım.

KARAR MİLLETE BIRAKILMALIDIR

Benim teklifim; kararın milletimize bırakılmasıdır. Hem parlamento bu noktada bir karar vermelidir, ama parlamentonun kararı arkasından da millete gidilmelidir. Nihai kararı vekiller değil asil olan millet vermelidir

MEVCUT SİSTEMİMİZ BİR ANORMALLİK HALİDİR

Mevcut sistemimiz bir anormallik halidir. Hem seçilmiş başbakan hem seçilmiş cumhurbaşkanıyla bu sistemin yürümesi fevkalade güçtür. Hadi bugün biz aynı siyasi gelenekten gelen, uzun yıllar mesai arkadaşlığı yapmış Cumhurbaşkanı ve Başbakan olarak uyum içerisinde çalışıyoruz.

Ama aynı siyasi gelenekten gelmemiş bir cumhurbaşkanıyla da ben çalıştım. Ne getirdiğini ne götürdüğünü biliyorum. Damdan düştüm, biliyorum.

BAŞKANLIK SİSTEMİ TÜRKİYE'Yİ RİSKLERDEN KORUYABİLİR

7 Haziran ile 1 Kasım seçimleri arasında, bu konuda bedelini hala ödediğimiz bir tereddüt yaşandı mı  Yaşandı. Her taraf kan gölüne döndü mü  Döndü. Niye  İşte açık ortada. Bir koalisyon zemini ortaya çıktı, bunu fırsat bilen yamyamlar ülkemizi kan gölüne döndürdü. Başkanlık sistemi, sağladığı mutlak istikrar ortamıyla Türkiye’yi bu tür sıkıntılardan, risklerden koruyabilme özelliğini sahiptir.

 

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler