YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan daha ulusalcı olacak
Eski MİT’çi Mahir Kaynak ezber bozmaya devam ediyor...
Erdoğan daha ulusalcı olacak
07 Aralık 2010 / 08:28 Güncelleme: 07 Aralık 2010 / 08:34

Eski MİT’çi Mahir Kaynak Vatan gazetesinden Mine Şenocaklı'ya konuştu... Kaynak ezber bozan iddialarını yine sürdürdü... İşte Şenocaklı'nın o röportajı

(...) “Erdoğan daha ulusalcı olacak” diyen eski MİT’çi Mahir Kaynak’a, “Öyleyse Kürt meselesi nasıl çözülecek?” diye sordum. “O mesele çözüldü” dedi, devam etti: “Kürtler’in bir devleti vardır, adı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Dünyadaki bütün Kürtler Türkiye’nin soydaşıdır, Kürtler’e soydaşımız olarak bakalım. Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulduğu zaman soydaş bir devlet kurulduğunu kabul edelim ve onlara KKTC’ye nasıl davranırsak öyle davranalım. Zannediyorum şu andaki gelişmeler de bu istikâmette.”

Dünkü konuşmamızda, “AK Parti’nin politikaları değişecek. Erdoğan daha ulusçu olacak ve askerlerle çok daha iyi geçinecek” demiştiniz.  Yani AK Parti, CHP’nin savunduğu politikaları mı savunacak?

AK Parti, ulus devlet ideolojisi açısından değil, politikaları açısından değişecek. Bakın, CHP lideriyle birlikte cephe değiştirdi. Ama ideolojisinde büyük bir fark olduğu söylenemez. Dün de belirttiğim gibi, mesela Refah Partisi ile AK Parti arasında ideolojik açıdan fark yok, ama politika açısından birbirine tamamen zıtlar. Neden Erbakan, “Benim evlatlarım kazandı” demiyor da, onlara karşı çıkıyor. Çünkü kendisi anti-Amerikancı, evlatları ise değil!

TÜRKİYE’DE DİNDAR BİRİ DEVLETİ YÖNETECEK AMA KARŞISINDA DA AÇIK SAÇIK HANIMLAR OLACAK

Yine dün, “Dünyadaki yeni denge iki büyük güç arasında kurulacak. Bir tarafta Rusya olacak, diğer tarafta Amerika... Bu dengeyi bir tahterevalli gibi düşünürseniz, Türkiye tam ortada istinat, yani kuvvet alma noktası olacak. Türkiye’nin Ortadoğu’daki gücü artacak” dediniz. Peki bu arada Türkiye’nin muhafazakârlık çizgisi ne olur sizce?

Türkiye’nin muhafazakârlık, dindarlık çizgisi bu kadar. Türkiye’nin dindar olmasının sebebi şu; Ortadoğu’da ortak birleştirici unsur İslam’dır. Türkiye İslam’a sırtını dönerse bölgede etkinliğini kaybeder. Onun için İslam’a sırtını dönmeyecek, ama laik kimliğini de devam ettirecek.

Bu halini koruyacak yani...

Evet. Eski laiklik, “din karşıtı” havasındaydı. Dine yönelik her davranış, “laiklik karşıtı” telakki ediliyordu. Bu terk edilecek. Yani dindar bir kişi pekala devleti yönetecek, ama karşısında da açık saçık hanımlar olacak.

Yani laiklik dindarlık kutuplaşması daha sertleşmeyecek öyle mi?

Hayır sertleşmeyecek. Çünkü düşünün Osmanlı bile din devleti değildi. Yani biz eskiye dönsek bile din devleti olmayız. Dindarlık vardı ama yine de laikti. Herkes istediği inancı sürdürüyordu.

Peki ulus devlet kimliği güçlenecekse Kürt meselesi nasıl çözülecek?

Efendim, Kürt meselesi çözüldü.

Çözüldü mü?

Çözüldü, tabii. Bakın, küresel sermayenin amacı, ulus devletleri güçsüz hale getirmekti ve mümkün olduğu kadar çok parçalara ayırmaktı. Rusya da dahil... Halbuki Türkiye eğer ciddi bir şekilde Rusya’nın veya Amerika’nın müttefiki olup bu bölgede dengeleyici konuma gelecekse Kürtler’in Türkiye’den ayrılmaması lazım.

Ne olacak o zaman, bu mesele nasıl çözüme ulaşacak? Bir yandan “Çift bayrak” deniliyor...

Evet bir iddia var böyle...

OSMANLI BİLE DİN DEVLETİ DEĞİLDİ, ESKİYE DÖNSEK BİLE DİN DEVLETİ OLMAYIZ

Öyleyse mesele nasıl çözüldü?

Nasıl çözüleceği hakkında tartışmalar var tabii. Bu konu Turgut Özal zamanından beri tartışılıyor. Özal diyordu ki, “Bir koyup üç alacağız.” Onun anlamı şuydu; “Türkiye’den birkaç vilayeti Kürt devletine katacağız. Bu vilayetler Kuzey Irak ile bütünleşecek ve Kürt devleti olacak. Onları federasyon halinde birleştireceğiz!” Sonra Atatürkçü Kenan Evren ne dedi? “Türkiye’de eyalet sistemine geçelim” dedi. Buna karşılık, ben bir model önerdim. Modelim şuydu; “Kürtler’in bir devleti vardır, adı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Ve o nedenle dünyadaki bütün Kürtler Türkiye’nin soydaşıdır. Kürtler’e soydaşımız olarak bakalım. Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulduğu zaman soydaş bir devlet kurulduğunu kabul edelim ve onlara KKTC’ye nasıl davranırsak öyle davranalım.” Yani paramız orada geçerli olsun, sonra bu birleşmeye kadar gidebilir zaman içinde. Zannediyorum şu andaki gelişmeler bu istikâmette. Bakınız, Barzani, bir gün “Kuzey Irak Türk askerlerine mezar olacak” dedi, “Onlar burada bir şey yaparsa, ben Diyarbakır’da yapacağım” dedi. Ama sonra birdenbire değişti, Türkiye’ye yönelik çok olumlu mesajları var. Çünkü anladı ki Türkiye’nin dışında bir çözüm yok.

Anladı mı, anlatıldı mı acaba?

Anlatıldı tabii. Nasıl anlatıldığını da söyleyeyim; Barzani bir ara 10-15 gün kadar Avrupa’ya gitti. Dişçiye gitmiş güya! Tam bu sert beyanlarından sonraydı. Geri döndü ve birdenbire Türkiye’ye karşı yumuşadı. Avrupa’nın desteğini bulamadı ve Amerika’nın dışında bir destek de olmadığını gördü. Amerika’nın projesi ise Türkiye’yi parçalamak değil.

“Bu bütünlüğün korunması lazım” diyorsunuz... Ama bir yandan da Kıbrıs modeli istikâmetinde ilerleniyor diyorsunuz...

Evet, bütünlük korunacak...

Peki bütün bu olup bitenler arasında Türkiye’de yoksulluk, işsizlik sorunu nasıl çözülecek?

Türkiye’nin en ciddi problemi bu. Çünkü ekonomide küreselci felsefeyi benimsedik, “Dışarıdan sermaye gelsin ve biz bu sermaye ile Türkiye’yi kalkındıralım” dedik. Dışarıdan gelen paraya bel bağladık. Bu küresel ekonominin gereğidir; ama Türkiye için büyük bir ipotek teşkil ediyor.

Yani ağır bir bedeli var...

Evet. ABD’nin yönetimi küresel sermayeye karşı yeni bir sermaye oluşturdu; Arap Sermayesi. Ve eğer küresel sermaye Türkiye’yi herhangi bir biçimde tek edip krize düşürürse Arap sermayesi bu boşluğu dolduracak. Neden Tayyip Erdoğan’a Lübnan’da Bankacılar Birliği, Arap bankaları ödül verdi? Herkes gitti, oradaki halkın eğilimlerini yazdı. Ben dedim ki, “Hayır, Erdoğan’a Araplar bir teminat veriyor orada.” Diyorlar ki, “Size küresel sermaye oyun oynayabilir, eğer istediği idareyi bulamazsa. O iktidarı devirmek için parasını çeker, götürür ve Türkiye batar. Ama biz varız!”O bakımdan şunu söyleyeyim; önümüzdeki dönemde Türkiye’nin ekonomi politikası da değişecektir. Fakat burada bir noktaya işaret etmek istiyorum; Çin Amerika’nın karşıtıdır değil mi? Şu anda Türkiye Çin ile çok yakın ilişkiler kurmak peşinde. Bu ise biraz evvel söylediğim modelle çatışır. Bazıları Amerika’dan uzaklaşan Çin sermayesini Ortadoğu’ya doğru götürmek istiyor. Türkiye bir atlama taşı olacak ve buradan da Afrika’ya ve diğer ülkelere gidecekler. Bu Amerikan politikalarının tam zıddıdır. İşte burada Türkiye’de iç mücadele başlayacaktır. Önümüzdeki seçimlerde bakalım, bu Çin ile çok iyi ilişki kurmak isteyenler mi bertaraf edilecek, yoksa diğerleri mi? Onu bekleyip göreceğiz.

MHP’NİN ULUSALCI OLDUĞUNU DA NEREDEN ÇIKARIYORSUNUZ?

Biraz önce “Türkiye ekonomik olarak ipotek altındadır” dediniz... Daha ulusçu bir politika izlersek, ekonomide de içe döneceğiz o zaman?

Evet. Bu ekonomik politika şu anda dışa bağlı. Türkiye eğer küresel sermayenin kontrolünden çıkarsa, bölgesel bir üretim üssü haline gelecek.

Peki sizce AK Parti içinde hangi güç egemen olacak? Ulusalcılar mı, küreselciler mi?

AK Parti bir koalisyon partisi gibi, her kanattan milletvekili var içinde. Her kanat da çok dikkatli bir şekilde birbirini izliyor.

Kimler hangi kanatta peki?

Daha fazla iç politikaya girmek istemiyorum.

AK Parti içindeki ulusalcı kanatta herhalde MHP kökenliler var...

MHP’nin ulusalcı olduğunu nereden çıkardınız? Bakın, Abdullah Gül cumhurbaşkanı olamayacaktı. Çünkü cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Tayyip Bey dedi ki, “Birden fazla aday göstereceğim. Sürpriz bir aday çıkaracağım ve istişare yapacağım!” Yani muhtemelen niyeti oydu. Bu niyeti kim bozdu? MHP! Bahçeli dedi ki, “Oylamaya katılacağım, çoğunluğu sağlayacağım!” Çünkü Erdoğan’ın biraz evvelki formülün sebebi şuydu; “Eğer bizden, AK Parti’den birini aday gösterirsek 365 şartı var. Bunu sağlayamayız” dedi. Bahçeli, o 365 problemini ortadan kaldırınca Gül’ü aday göstermeye mecbur kaldı. Yoksa bu mesele o gün bitecekti; bu iç kavga da olmayacaktı. Bunları söylediğim için de MHP beni mahkemeye verdi.

Öyle mi?

25 bin lira para istediler ve kaybettiler davayı. Oysa ben analiz yapıyorum. MHP’nin ideolojisi AKP’ye uyar mı? Biri milliyetçi, diğeri ümmetçi, küreselci... Öyleyse MHP Cumhurbaşkanlığı seçiminde Gül’ü niye destekledi? Eğer AK Parti’yi destekliyorsan, yani böyle bir dünya görüşünü, neden sürekli olarak AK Parti’nin bütün politikalarına karşı çıkıyorsun?

Dolmabahçe’de Gül’ün Cumhurbaşkanı olmaması için mutabakata varılmıştı!

Sizce Erdoğan ne kadar milliyetçi?

Tabii ki Bahçeli’ye göre daha ulusalcı bir çizgide.

Aslında Kürt meselesindeki tavrı da bunu gösteriyor galiba?

Evet. Daha ulusalcı bir çizgide. Ama Kürtler’e ‘Kürt’ diyeceğiz artık, yani kimlikleri reddetmeyeceğiz. Ama ayrışma söz konusu değil. Kürt meselesi Türkiye’de başkaları tarafından çok istismar edildi. Ben bir gün onların televizyonuna çıktım, dedim ki, “Eğer bir devlet kurarsanız bu başarınız olacaktır. Dünyanın en fakir ülke ünvanı şimdi Bengal’deyse, onu sondan ikinci yapıp, oraya siz yerleşeceksiniz. Yazın karpuz yersiniz, kışın ne yersiniz bilemem!” Çünkü ekonomisi sıfır! “Milli geliriniz 300 doları geçmez” dedim. Ee, böyle devlet kurulur mu?

Peki “Wikileaks belgeleriyle aslında Erdoğan’ı tasfiye etmek istediler” dediniz. Yine böyle çabalar olur mu?

Artık bu yolla Tayyip Bey’i tasfiye etmek mümkün olmaz. Tayyip Bey’i tasfiye etmek, daha evvel de düşünüldü. Kapatma davası esas itibariyle Tayyip Bey’in tasfiyesine yönelikti. Çünkü kapatma gerçekleşseydi, Tayyip Bey yasaklanacaktı ve AK Parti yerine PAK Parti kurulacaktı! Ben bunu anlatan bir kitap da yazdım, adı da ‘Erdoğan Operasyonu- Küresel Sermayenin Oyunu.’ AK Parti’nin kapatılmasını bir güç engelledi.

Kimdi o güç?

Türkiye içinde bir güçtü. Kimlerdendi bilmiyorum... Ama dikkatinizi çekerim, askeri kökenli bir üye AK Parti’nin kapatılmaması lehine oy kullandı; bu biraz garip değil mi? Asker kökenli!

Erdoğan’ın tasfiyesini asker istemedi yani?

İstemedi, çünkü AK Parti’nin kapatılmasının küreselci modele yaradığını gördüler. Yani “Tayyip Bey’i bertaraf edeceğiz, ne olacak?” dediler. Mesela Tayyip Bey ile Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın Dolmabahçe görüşmesi var... Bu görüşmede Gül’ün cumhurbaşkanı olmaması konusunda mutabakata varıldı ve Tayyip Bey modelini ondan sonra açıkladı. Burada Erdoğan ve Büyükanıt mutabık kaldılar. Askerin de karşı çıkmayacağı bir cumhurbaşkanı olacaktı. Fakat MHP bu mutabakatı bozdu. Niye, Dolmabahçe görüşmeleri açıklanmıyor? Diyorlar ki “Büyükanıt’ın karısının bilmem nesi varmış!” Yahu, onun için gidip gizli görüşme mi yapılır, baş başa mı konuşulur?

Peki MHP niye bozdu bu mutabakatı?

Bilemiyoruz! (Vatan)

Bu adam aslını ortaya koydu
 // kerim
Evet bir ara CHP'nin başına geçmesi düşünülen bu zat, herhalde kafa karıştırmayı hedefliyor. Söyledikleri çok saçma!!!...
07 Aralık 2010 12:00
Bu adam sapıtmış
 // Yuşa
Çözülen mesele falan yok henüz. Değişim devam etmeli üstü böyle laf kalabalıklarıyla örtülemye çalışılmamalı. Bu adam herhalde aklını fazla zorlamış. Sözleri itibar görecek durumda değil artık. Başbakan ulusalcı olursa toptan kaybeder. Böyle bir hatayı neden yapsın. Ergenekoncular da aslen ulusalcı iken başbakanın da ulusalcı olacağını söylemek, akıl durgunluğudur. Bu sözler gerçekleşecek olursa başbakan için iyi olmaz.!...
07 Aralık 2010 11:58
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler