YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Erdoğan: Bu nasıl savcı seninle işimiz var
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Devletin içinde paralel devlet kurmaya gayret edenler bilsinler ki karşılarında bizi bulacaklardır. Bu nasıl savcı seninle işimiz var“ dedi.
Erdoğan: Bu nasıl savcı seninle işimiz var
29 Aralık 2013 / 16:59 Güncelleme: 29 Aralık 2013 / 17:00

Başbakan Erdoğan Manisa Demirci’de toplu açılış törenine katıldı. Erdoğan’a, eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu refakat etti.

Demirci Belediyesi önünde Başbakanlık otobüsü üzerinde halka hitap eden Başbakan Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen ‘yolsuzluk ve rüşvet‘ operasyonu sonrasındaki gelişmelere değindi. Başbakan Erdoğan, eğitimde yapılan yatırımları hatırlatarak Fatih Projesi kapsamında 10 milyon tablet bilgisayarın okullarda dağıtılacağını söyledi. Yeni Türkiye’nin gençlerinin inançlı, demokrat ve muhafazakar olması temennisinde bulunduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan; “Artık bir şey oluyor Türkiye’de. Bizim yavrularımız elinde molotof kokteylle dolaşan gençlerimiz olmayacak. Bizim yavrularımız elinde satırla balta ile dolaşan gençler değil.

Biz bu ülkede inançlı, milli, değerlere bağlı bir gençlik olsun. Muhafazakar demokrat bir anlayışla geleceğin yeni Türkiye’sini inşa etsin istiyoruz. İstiyoruz bu gençlik kuru kuru sadece kafatası milliyetçiliği yapmasın. Bir olalım diri olalım kardeş olalım. Böyle yürüsün. Biz ayırım gözetmeden aklınıza ne geliyorsa yaradılanı Yaradandan ötürü seviyoruz. Bu ayrımcılık niye? bu nifak, fitne tohumları niye? Bunlara biz fırsat vermeyeceğiz. Çünkü bizim dinimizde ırkçılık yok. Kimse sipariş üzere doğmuyor. Allah nasıl takdir ettiyse öyle doğuyorlar. Kimseyi ayırmayacağız. Biz başı kuru üzüm tanesi gibi incik büncük olan bir kardeş de olsa seveceğiz. Ve öyleyse şunu bilmenizi istiyorum. İnşallah bizi ayıramayacaklar. Bizi bölemeyecekler. Biz bugüne kadar nasıl bir olduysak eyvallah bundan sonra da bir olacağız” dedi.

“Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz”

Tek bayrak, tek millet, tek vatan unsurlarına vurgu yapan Başbakan Erdoğan, CHP’nin ve MHP’nin bu anlayıştan uzak olduğunu öne sürerek, “Biz Afyonkarahisar’dan yola çıkarken şöyle dedik: Dik duracağız dikleşmeyeceğiz Tek millet. Kardeşlerim tek bayrak dedik. Bizim bayrağımız tek. Bayrak rengi şehidimizin kanı. Hilal bağımsızlığımızın ifadesi. Bayrağımızın yıldızı şehdimizin simgesidir. Bayrakları bayrak yapan üzerindeki kandır. Toprak eğer uğurunda ölen varsa vatandır. Bu vatan 780 bin km ile vatanımız. Vatanımız üzerinde kimse operasyona kalkışmasın karşısında bizi bulur. Biliyorsunuz. Bu ülkede Hakkari’ye giden Türk bayrağını Ankara’da unutur. Hakkari’ye niye götürmüyorsun bayrağını orası Türkiye Cumhuriyeti toprakları değil mi? CHP’nin genel müdürü kimlerle anlaştın da götürmedin bayrağımızı? Biz de Diyarbakırda’ydık. Bayrağımızı gördünüz değil mi O meydan nasıl Türk bayrakları ile gümbür gümbür sallandı. Biz bir yerde farklı diğer yerde farklı değiliz. CHP ulusalların partisi” dedi.

İktidarlıkları boyunca 76 milyonun hükümeti olduklarını ve devletin içinde paralel devlet yapılanmasının mümkün olmayacağını olacağı takdirde karşılarında kendilerinin duracağını ifade eden Başbakan Erdoğan konuşmasına şu sözler ile devam etti: “Tek devlet diyoruz. Devletin içinde paralel devlet olamaz. Paralel devlet kurmaya gayret gösterenler bilsinler ki karşılarınızda bizi bulacaklar. Bu hangi meşrepte hangi mizaçta olursa olsun karşılarınızda bizi bulacaklar.

Bu ülkede devletin içinde hizmeti istismar etmek suretiyle, cemaat istismar etmek suretiyle, tertemiz kardeşlerimizi istismar etmek süratiyle gayret edenler karşılarında bizi bulacaklardır. Biz 76 milyonun hükümetiyiz. Bu ülkeyi bölmeye parçalamaya kimse cüret edemaz. Herkes yerini bilecek. Son olan olayların uluslararası ulusal boyutu var. Ne demek? Türkiye’nin kalkınmasını hazmedemeyenler var. 120 milyar dolar 11, 12 günde bunun nasıl bedelini ödeyecekler. Savcı efendi makamını farklı şekilde kullanıyor. Ve gizlilik kaydı olan evrakları yanına aldığı yandaş medya ile birlikte kullanarak bu ülkede birçok masum insanları istismar etmek suretiyle hiçbir günahları olmadığı halde iftira etmek suretiyle adeta günah keçisi haleni getiriyor. Bu insanlar toplumun içinde tertemiz olsalar da yarın nasıl dolaşacaklar? Bu savcı 5 gün önce başsavcımızın yaptığı bir açıklama var çok manidardır. Ancak bu gücü kuvveti suiistimal etmek suretiyle eğer bu ülkenin bölünmesine parçalanmasını müsaade ediyorlarsa onları da teşhir ederiz. Bu nasıl savcı? Seninle işimiz var. Dur bakalım seninle işimiz var. Adalet sarayının önünde adalet değil bildiri dağıtıyorsun. Hangi savcı sokağa çıkar da bildiri dağıtır?"

“Tezgahlar Bumerang gibi döndü”

Başbakan şöyle konuştu: “Biz bunları CHP genel müdürü yanında masum tipler vardı onlardan görüyorduk aynen benzerini de bunlar yapıyorlar. CHP’nin genel müdürü biliyorsunuz SSK müdürüydü. Rahşan affıyla kurtuldu. Son zamanlarda çok garip işlerle meşgul. Bunun adı kaset genel müdürüdür. Çünkü Sayın Baykal’ı bir kasetle götürdüler. Şimdi iş ortaya çıkıyor.

Demek ki bu işin arkasında birileri var. Tezgahları farklı kurmuşlardı ama bumerang gibi kendilerine dönüyor. Kendi genel başkanına bu tür tezgahlar kuran insan bu ülkede herşeyi yapar. İçişleri müsteşarımı bakan yaptım diye rahatsız olduğunu söylüyor. Sen bana o soruyu sormayı bırak da benim müsteşarım dürüst işini bilen bu ülkede yıllarca valilik yapan bir insan. Şimdi ben soruyorum partinizden yolsuzluklar sebebiyle ihraç ettiğiniz birini poz verdiğin birini nasıl İstanbul belediye başkanı olarak aday gösteriyorsun. Bu ne perhiz ne lahana turşusu? Önce sen bunun hesabını ver. Elinde yolsuzluk klasörler ile pozlar veriyorsun daha sonra aday gösteriyorsun. Bunların geçmişi de böyle. Ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını CHP’den devir aldım. İstanbul yolsuzluklar şehriydi. Hava kirliliği ile kaybolmuştu. Bütün bunların yanında İstanbul susuzdu. CHP hava kirliliğiydi. Ama bizim rotamızı siz çizdiniz o rota izinde yürüyeceğiz. İftiralara kanmayın. Yolsuzluk yasaklar yoksulluk bizim en büyük düşmanımızdır. Evladımız olsa biz yolsuluk noktasında asla prim vermeyiz. Biz sadece şunu isteriz yargı kayıtsız şartsız egemen değildir. Yürütme de öyle. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”

 

İHA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler