YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Erbakan direnmeliydi"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Milliyet'ten Fikret Bila'nın sorularını yanıtladı. 28 Şubat'ı ve 27 Nisan e-muhtırasını değerlendiren Kılıçdaroğlu'nun önemli açıklamarı;
"Erbakan direnmeliydi"
29 Mayıs 2010 / 07:50 Güncelleme: 29 Mayıs 2010 / 07:57

28 Şubat süreci ile ilgili Milliyet'ten Fikret Bila'ya konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "28 Şubat'ta Erbakan direnseydi siyaset ve toplumdan destek görürdü" dedi. Kılıçdaroğlu'na göre, 27 Nisan'da verilen e-muhtıra ise büyük bir hataydı...

İşte Kılıçdaroğlu'nun Bila'ya verdiği o söyleşi;

(...) “27 Nisan’ı doğru bulmuyorum”
Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt tarafından cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde TSK’nın internet sitesine konulan bildiri, “e-muhtıra” olarak nitelendirilmişti. Bu bildiriye karşı ertesi gün hükümet de Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in okuduğu bir bildiri ile bu girişimin askerin siyasete müdahalesi olduğunu belirtmişti.
Kılıçdaroğlu’nun 27 Nisan bildirisi ile ilgili soruma verdiği yanıt şöyle oldu:
“27 Nisan bildirisini doğru bulmamıştım. Bugün de doğru bulmuyorum. Bu girişim siyasete müdahale niteliği taşıyordu. Eğer her gelişme karşısında asker bu tür girişimlerde bulunursa o zaman ordunun disiplinini sağlamak mümkün olmayacağı gibi demokrasinin kurallarını gerektiği gibi işletmek de zorlaşacaktır. Siyasal sorunların siyaset kurumu tarafından çözülmesi gerekir. Bu açıdan 27 Nisan bildirisi doğru olmamıştır. Hükümetin ertesi gün bu girişime karşı koyan bir bildiri yayımlamasıyla da konu kapanmıştır. Demokratik ülkelerde esas alınması gereken şey, siyasetin siviller tarafından yapılması; demokratik kurum ve kurallar tarafından yürütülmesidir. Hangi biçimde ve hangi yöntemle olursa olsun askerin siyasete müdahalesi kabul edilemez.”

28 Şubat yorumu
Kılıçdaroğlu’nun 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül gibi açık askeri müdahalelere karşı tavrının yanı sıra 28 Şubat süreciyle ilgili düşünceleri de sorgulanıyor ve merak ediliyor.
Kılıçdaroğlu, 28 Şubat süreci ile ilgili sorumu yanıtlarken de, şu değerlendirmeyi yaptı:
“28 Şubat süreci kendi sistemi içinde yürüyen bir süreç oldu. Ayrıntıları hâlâ tam olarak bilinmiyor. Demokrasiye farklı bir müdahale olarak değerlendirildi. Milli Güvenlik Kurulu’nda oybirliği ile kararlar alındı ve dönemin Başbakanı Sayın Necmettin Erbakan da o kararlara imza attı. Yani sivil otorite de bu kararlara imza koymuş oldu. Bu bakımdan 28 Şubat sürecini diğerleri gibi bir darbe olarak görmüyorum. Bunun nedeni dönemin hükümetinin bu sürece imza koymuş olması ve direnmemesidir. Oysa dönemin Başbakanı Sayın Erbakan’ın ve hükümetin direnmesi gerekirdi. Eğer direnseydi siyaset kurumundan ve toplumdan da destek görürdü. Örneğin, 27 Nisan bildirisine hükümet tepki gösterdi ve konu orada bitti, kapandı. Ama 28 Şubat’ta öyle olmadı. Aslında o dönemde de sivil siyasi otoritenin aynı tepkiyi göstermesi gerekirdi.”

Büyükanıt’a ayrıcalık
Kılıçdaroğlu, 27 Nisan ve sonrasındaki gelişmeleri değerlendirirken, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’a emekli olduğunda özel zırhlı araç alınmasına da karşı çıktığını anımsatarak, şöyle dedi:
“Sayın Büyükanıt’a özel zırhlı bir araç alındı. Hem de yurtdışına uçak gönderilerek özel olarak getirtildi. Ve bu olay da 27 Nisan’la ilişkilendirildi. Büyükanıt’a böyle bir araç alınmasına en fazla itiraz edenlerden biri bendim. Bunun nedeni, bütçe olanakları kullanılırken kimseye ayrıcalık yapılmaması gerektiği düşüncemdir. Elbette devlet risk altında görev yapan bürokratlarının can güvenliğini sağlamakla görevlidir. Ancak bunu yaparken, ayrıcalık yaratmaması gerekir. Asker veya sivil aynı koşullardaki tüm bürokratlarına eşit davranmak zorundadır. Eğer, emekli olan bir komutana kamu kaynaklarından böyle özel bir zırhlı araç alıyorsanız o zaman ya bütün eski genelkurmay başkanlarına ve aynı riskle görev yapmış olan sivil bürokratlara da alacaksınız ya da böyle bir ayrıcalık yapmayacaksınız. Ben buna da itiraz etmiştim.”
Kılıçdaroğlu’nun hem daha önce yayımladığımız söyleşisindeki hem de bu sorulara verdiği yanıtlar gösteriyor ki, her koşul altında askerin siyasete müdahalesine karşı bir duruş gösterecek. Kılıçdaroğlu’nun bu net tutumu, zorlama suçlamaların ve sorgulamaların sonuçsuz kalacağına işaret ediyor. (Milliyet)

Kendisi hangi bildiriye direnmiş?
 // karatas
Sayın Kılıçtaroğlu malum medyanın suni rüzgarlarıyla uçtuğunu sanıp "yanlış"rotaya girmesin.Kendisi demokratik olmayan asker yada sivil hangi söylemlere ne tür tepki vermiştir,yada vermişmidir?Şimdi çıkıp demokrasi havarisi kesilmesin başımıza.Kurultayında ETÖ nün reklamları oynuyordu sinevizyonda.Şimdiye kadar demokratik haklarla ilgili hiçbir söylemi eylemi olmayan birisi çıkıp bize martaval okumasın.Biz Erbakanıda,Kılıçtaroğlunuda gördük.Kılavuza g...
29 Mayıs 2010 15:01
KENDİNE BIRAKILIRSA DOĞRULARI VAR !
 // BATUHAN
Sn.Kılıçdaroğlunun doğruları var ancak artık bir göreve aktif olarak seçildi bundan sonra görüşlerini fiiliyata dönüştürmesi lazım. En azından Baykalın yolundan gitmemesi cuntanın ve ergenekonun avukatlığını yapmaya devam etmeyip AYM verilen davayı geri çekmesi lazımki demokrat olduğu inandırıcı olsun yoksa politikadan öteye gitmez ve öylede kalır, AK Partinin ekmeğine yağ sürmeye öteki gibi devam eder....
29 Mayıs 2010 09:09
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler