YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Emine Erdoğan özel eğitim merkezi açılışına katıldı
Emine Erdoğan özel eğitim merkezi açılışına katıldı
06 Kasım 2015 14:19
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, hayırseverlerin katkılarıyla yapılan TOGEM-DER Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi ve Özel Eğitim Anaokullarının açılış törenine katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, ​anaokulundan ortaöğretime zorunlu öğrenim çağında olan 259 bin 282 özel öğretim ihtiyacı olan çocuk bulunduğunu belirterek, "Bunların yüzde 80'i eğitimlerini kaynaştırma yoluyla sürdürüyor. Yani akranları ile birlikte eğitim alıyor, yaşadıkları çevreden ayrılmadan topluma entegre oluyorlar. İnşallah sivil toplumumuzun desteğiyle bu oran yüzde 100'e ulaşacaktır" dedi.

Emine Erdoğan, "Erken Tanı, Erken Hayat" projesi kapsamında hayırseverlerin katkılarıyla yapılan Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği (TOGEM-DER)  Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi ve Özel Eğitim Anaokullarının Ümraniye'de düzenlenen açılış törenine katıldı.

Erdoğan, Mevlana'nın "Kişinin değeri aradığı şeydir. Eğer sen can konağını arıyorsan, bil ki sen cansın. Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan sen bir ekmeksin" sözünü alıntılayarak, "Biz de ne kadar insana hizmet peşinde koşuyorsak, o kadar insanız. İnsanın onurunu ne kadar yüceltiyorsak, kendi insanlığımızı da o kadar yüceltiyoruz. İnsanın kıymeti, himmeti nispetindedir. TOGEM-DER gibi kuruluşlar hepimize hizmet alanı açarak, ben merkezli hayatımızı, insan merkezli bir makama taşıyorlar, bizi hizmete memur ediyorlar" diye konuştu.

Erdoğan, okul öncesi eğitimi "gömleğin ilk düğmesi" şeklinde tanımlayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Onu doğru iliklemek, insanın tüm hayatına yön verir. Çocukların zeka gelişiminin yüzde 70'i 7 yaşına kadar tamamlanmaktadır. Bu dönemde çocuklar öz güven duygusunu kazanmaktalar. Öğrenmeye ilgi ancak bu dönemde uyandırılıyor. Çocukların var olan yetenekleri, bu yaşlarda ortaya çıkarılabiliyor. Okul öncesi eğitime yapılan 1 liralık yatırım, 7 lira olarak geri dönmekte. Bu konuda yapılan tüm uluslararası araştırmalar, okul öncesi eğitim almış çocukların sosyal ilişkilerde başarılı olduğunu, uyum becerilerinin çok daha gelişmiş olduğunu göstermekte. Adli vakalara bulaşma ve madde bağımlılığı riskinin daha az olduğuna da işaret ediyorlar. Çocukların bu özel dönemine iyi yatırım yapmak, geleceğimizin garantisidir aynı zamanda."

 "Onları toplumdan tecrit etmek yerine toplumun bir parçası haline getirmek durumundayız"

Emine Erdoğan, 5 özel eğitim anaokulu ve 1 özel eğitim mesleki eğitim merkezinin hizmete sunulduğunu bildirerek,  bunun eğitim faaliyeti olmasının yanı sıra özel şartlara sahip çocukları topluma kazandırma girişimi ve hafif zihin engelliler, işitme, görme engeli bulunanlar ile diğer özel şartları olan çocukları kazanma seferberliği olduğunu söyledi.

Erdoğan, son yıllarda dünyada ve Türkiye'de yaygınlaşan kaynaştırma eğitiminin, özel eğitime ihtiyacı olan çocukların bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarının doğal ortamlarda karşılanmasını amaçladığını, genel eğitim sınıflarında diğer akranlarıyla özel desteklerle eğitim öngörüldüğünü dile getirdi.

Erdoğan, Türkiye'de son yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı ve sivil toplum kuruluşlarının bu alanda önemli yatırımları olduğuna değinerek, şöyle dedi:

"Şu anda anaokulundan ortaöğretime zorunlu öğrenim çağında olan 259 bin 282 özel öğretim ihtiyacı olan çocuğumuz var. Bunların yüzde 80'i eğitimlerini kaynaştırma yoluyla sürdürüyor. Yani akranları ile birlikte eğitim alıyor, yaşadıkları çevreden ayrılmadan topluma entegre oluyorlar. İnşallah sivil toplumumuzun desteğiyle bu oran yüzde 100'e ulaşacaktır. Hiçbir çocuğumuz kendini toplumdan dışlanmış hissetmeyecektir. Birbirimizin derdini kendi derdimiz bildiğimiz müddetçe kalplerimiz arasındaki mesafenin kalkacağına inanıyorum. Biraz empati yapıp, biraz sorumluluk üstlenip, biraz da gayret edersek, zorluklar daha kolay aşılabilir. Hayır sahiplerimizin maddi ve manevi destekleriyle inşallah bütün sorunların üstesinden geleceğiz. Unutmayalım, taşı delen suyun kuvveti değildir, sürekliliğidir. Toplumsal hassasiyetlerimizi sürekli hale getirirsek, daha iyi bir gelecek bizi beklemekte. İyilik dalga dalga yayılan bir şeydir. O sonsuz dalga bir gün mutlaka size geri dönecektir. Bugün buradan yayılan iyilik dalgasının meyvelerini de bir gün mutlaka alacağımıza inanıyorum."

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler