YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Dünya Rusya'nın iftiralarına inanmıyor'
Fransa’nın başkenti Paris’teki İklim Zirvesi’ne katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, zirvenin ardından Katar’a giderken uçakta gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.
'Dünya Rusya'nın iftiralarına inanmıyor'
02 Aralık 2015 / 07:10 Güncelleme: 02 Aralık 2015 / 08:08

Obama ile görüşmenizde Türkiye ile ABD’nin Cerablus-Azez hattına dönük başlaması beklenen yoğun hava harekâtı konusu görüşüldü mü? Bu harekât ne zaman gerçekleşecek?

Bu tür operasyonların tarihleri konuşulmaz. Ama bu konularda olumsuz bir yaklaşım yok. Koalisyon güçleri gerekli operasyonları yapacaktır. Bizim en hassas olduğumuz konu sınır boylarımızdaki tedbirler. Tedbirlerimiz artarak devam ediyor. İşin üç boyutu var. Birincisi hava boyutu, uçuşa yasak bölge konusu. Şu anda koalisyon güçleri havadan karaya lojistik destek sağlıyor. İkinci adım kara harekâtı meselesi. Karada daha çok ÖSO merkezli bir çalışma söz konusu ve koalisyon güçlerinin ÖSO’ya hava harekâtıyla verdiği destek var. Buna devam edeceğiz. Bir diğer husus da eğit/donat. Aktif olarak eğit/donatı da yapıyoruz.

"DAVETSİZ MİSAFİRLİK OLMAZ DEDİM’"

Rusların operasyonlarda Türkmenleri hedef almasıyla ilgili olarak uluslararası düzeyde neler yapılıyor?

Sivil katliamlarla ilgiyi konuyu elbette görüşmelerimizde gündeme getiriyoruz. Uluslararası kamu diplomasisi açısından atılmakta olan adımlar var.

Uçağın düşmesinin ardından Rusya’da yetkililerin ve medya organlarının Türkiye aleyhtarı bir üslup kullanmalarını; yaptırımlardan söz etmelerini nasıl karşılıyorsunuz?

Eteklerindeki taşları dökmekle meşguller. Ciddi bir iftira kampanyası yapıyorlar. Ancak bu iftiralara dünya liderleri tabii ki inanmıyor. Görüştüğüm liderlerden edindiğim izlenim bu. Rusya bu tür iftira kampanyalarıyla inandırıcılığını yitiriyor. Meselâ Sayın Putin’in, Türkiye’nin DAİŞ’ten petrol aldığından söz etmesinin hiçbir inandırıcılığı yok. Sayın Putin bunu ispat ederse ben Cumhurbaşkanlığı görevini bırakmaya hazırım. Peki ispat edemezse kendisi de görevini bırakmaya hazır mı? İspat edemezlerse müfteri konumuna düşerler. Daha önce benzer iftiralar, İran medyası tarafından da piyasaya sürülmüştü. Türkiye’nin petrol aldığı yerler bellidir. En çok petrolü, doğalgazı Rusya’dan alıyoruz. İran’dan yılda 10 milyar metreküp doğalgaz alıyoruz. Petrol hariç. Ayrıca Azerbaycan, Kuzey Irak, Cezayir, Katar ve zaman zaman Nijerya’dan alıyoruz. Bizim aldığımız yerler resmi olarak belli. DAİŞ’in petrolünü şu anda kimlerin aldığı da belli. Mesela, George Haswani denilen Rus vatandaşı, aynı zamanda Suriyeli bir kişi alıyor. DAİŞ’ten alıyor ve Esed rejimine satıyor. Rejim dışı satışları da var. Bunu ABD kaynakları da açıkladı. Bunu Obama ile konuştuk, her şey ortada. DAİŞ’le ticaret yaparak, DAİŞ’i besliyorlar. Suriye rejimi DAİŞ’in devamından yana. DAİŞ yok olursa rejim yok olacak. Bunu bildikleri için DAİŞ’in yok olmasını istemiyorlar.

Hava sahası ihlalleri konusu daha önce Rusya ile ayrıntılı biçimde ele alındı mı?

Her düzeyde ele alındı. Hava sahası ihlali ilk kez olmuş değil. 3-5 değil, yüzlerce ihlal var. Karadeniz’de geçen sene yaptığı hava sahası ihlali 15 dakika. Kendilerini uyardığımızda “Pilotlar, İngilizce tam bilmiyorlar, yanlış anlaşılma var” gibi ifadeler kullandılar. G20’de bana “Şunu bir misafirlik gibi düşünseniz” dedi, ben de “Davetsiz misafirlik olmaz” dedim. Akdeniz’de Moskova adlı kruvazörleri gemilerimizi taciz etmeye başladı, bunu söyleyince “Haberim yok, gerekli uyarıyı yapacağım” dedi.

"BİZ DİPLOMATİK BİR DİL KULLANIYORUZ"

“Rus uçağı olduğunu bilseydik farklı olurdu” sözünüzü açar mısınız?

Uyarının şekli değişebilir, süresi uzatılabilirdi anlamında söyledim. Bölgede yaşananlardan sonra angajman kurallarının hassasiyeti artmıştır. Rusya’nın sergilediği tavır pek diplomatik değil. Olaya duygusal yaklaşıyorlar. Hemen yaptırımlardan söz etmeleri de hoş değil. Rusya’ya herkesin yaptırım uyguladığı tarihlerde Türkiye yaptırım uygulamamıştır. “Stratejik ortağımızdır, gıda dahil ürünleri vermeye devam edeceğiz” dedik. Şu anda ise onların yaptığına bakın. “Bu gıda ürünlerini almayacağız” diyor, işadamlarımıza eza çektiriyorlar. Bunlar devlet ciddiyetiyle bağdaşmıyor. Türkiye bu hususta asilliğini koruyor. Biz onlarla aynı dili kullanmıyoruz. Biz diplomatik dili kullanmak suretiyle kendimize yakışanı yapıyoruz. Onların da dillerinin değişmesini bekliyoruz.

"BU MİLLET ÇİLEYE ALIŞIK"

Bu duygusallık stratejiye dönüşürse ne olacak?

Örneğin Rusya, Türk vatandaşlarını ihraç ederse biz de mütekabiliyet esasları doğrultusunda karşılık verir miyiz? Mütekabiliyet, hukuk sınırları dahilinde olabilecek bir şeydir. Biz Rusya’nın halihazırda duygusal bir tavırla yaptıklarına teenni içinde yaklaşıyoruz. Bizim Türkiye’de yaşayan Rusların hukukuna riayet etmememiz söz konusu olamaz. Türkiye, Rusya’dan ülkemize gelip daire almış, yerleşmiş olanları hissi tavırlarla yurtdışı etmek gibi davranışlar içerisine giremez. Hükümetimiz, silahlı kuvvetlerimiz, tüm birimlerimizle istişare içinde yol haritamızı belirleriz.

Vatandaş “Doğalgaz konusunda bir sıkıntı yaşar mıyız” diye endişeleniyor...

Biz hayat boyu doğalgazla yaşamadık biliyorsunuz, doğalgazla tanışalı ne kadar zaman olduğu belli. Bu millet çileye alışık bir millettir. Kaldı ki Rus doğalgazı olmazsa biz yandık bittik diye bir durum yok. Bunu da bilmenizi isterim. Rusya dışında birçok ülkeden doğalgaz aldığımızı zaten dile getirdim. Biz Türkiye olarak Allah’ın izniyle bunların üstesinden geliriz.

 

HABERTÜRK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler