YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Diyarbakır'da Kürt sorunu tartışıldı
Diyarbakır'da Kürt sorunu tartışıldı
16 Ocak 2010 15:22
Diyarbakır'da toplanan 45 baro başkanı ve üyeleri, "Kürt sorunu ile Demokratik Açılımı" tartıştı.

Diyarbakır Barosu'nun düzenlediği 2 günlük toplantı, Sümerpark'ta başladı. Misafirlere Kürtçe 'hoş geldiniz' diyen Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar ile Türkiye Barolar Birliği Başkan Vekili Berra Besler arasındaki yaklaşım farkı dikkat çekti. Aktar, meseleyi 'Kürt sorunu' olarak tanımlayıp devletin bugüne kadar uyguladığı yanlışları sıraladı. Her devletin kendine yönelen tehlikeye karşı kendini koruma hakkı bulunduğunu kaydeden Besler ise, "Ayrılıkçı terör örgütünün eylemleri bölge ekonomisinin gelişmesine engel olmuş, eğitime darbe vurmuş, insanların huzur ve güvenini etkilemiştir." dedi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar, asayiş, güneydoğu ve geri kalmışlık gibi terimlerin ardından devletin 'Kürt sorunu' diyerek soruna gerçek adını koyduğunu belirtti. Diyarbakır'da bu sorunun niteliğini belirlemek için tartıştıklarını söyleyen Aktar, "Kürt sorunu bir insan hakları ve demokrasi sorunu mu? Etnik bir kimlik sorunu mu? Bireysel haklar meselesi mi?" sorularını yöneltti. Hazırlanacak sivil demokratik bir anayasa ile kültürel, etnik, dinsel ve dilsel farklılıkları içine alan herkesin kendisini ait hissedebileceği yeni bir yurttaşlık tanımının kaçınılmaz olduğunu dile getiren Aktar, şöyle devam etti: "Malazgirt'te Bizans'a karşı Türklerin yanında yer alan, Çaldıran'da Türklerle birlikte savaşan. Çanakkale'de yan yana gömülen, Kurtuluş Savaşı'nda omuza omuza savaşan Kürtlerin adı tarih kitaplarında sadece 'zararlı cemiyetler' başlığıyla girebilmiştir. Kürtler anadillerinde eğitim alabilmeli. Basın yayında Kürt dili önündeki engeller kaldırılmalı. Bütün bunlarla birlikte Kürt sorunun şiddet potansiyelini ortadan kaldıracak düzenlemeler eşzamanlı olarak hayata geçirilmelidir."

 

SORUN COĞRAFİ KOŞULLARDAN KAYNAKLANAN SORUNDUR

Türkiye Barolar Birliği Başkan Vekili Berra Besler ise bölgedeki problemlerin coğrafi koşullar ve ekonomiden kaynaklanan sorunlar olduğunu öne sürdü. Besler, "Doğu ve Güneydoğu'da zaman zaman devlet yöneticilerinin politikalarında, zaman zaman ekonomik ve coğrafi koşullarından kaynaklanan sorunlar yıllar içinde katlanarak büyümüş ve günümüze taşınmıştır. Ayrılıkçı terör örgütünün eylemleri bölge ekonomisinin gelişmesine engel olmuş, eğitime darbe vurmuş, insanların huzur ve güvenini etkilemiştir." dedi. Her devletin kendine yönelen tehlikeye karşı kendini koruma hakkı bulunduğunu kaydeden Besler, ancak bunun hukuk içinde kalarak yapılmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Besler, "Terör sorunuyla asırlardır aynı kalemi, aynı kaderi paylaştığımız Kürt kökenli yurttaşlarımızın kimliklerini, kültürlerini ifade etme huzur ve güven içinde yaşama haklarının mutlaka birbirinden ayırmak gerektiğini vurgulamak istiyorum." şeklinde konuştu. Türkiye'de birkaç aydır gündeme yerleşen açılımın adı üzerinde bile mutabakata varılmadığını belirten Besler, "Esas akılları karıştıran açılımımın içeriğinin ne olduğunun bilinmemesi ve siyasi aktörlerin çözüm önerilerini içtenlikle ortaya koymamasıdır." dedi.

İçişleri Bakanlığı'nın dün 'açılım' kapsamında bir anayasa değişikliğinin de gündeme getirileceğini ifade ettiğini anlatan Besler, "Anayasamızın gerçekten değişikliğe ihtiyaç olduğunu hepimiz her yerde söylemekteyiz. Ancak bu konuda bu değişiklerin neler olacağı ve nasıl olacağı öne çıkmaktadır." açıklamasında bulundu.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler