12 Aralık 2017 Salı
  • Altın153,732
  • BIST109.050
  • Dolar3,8375
  • Euro4,5051
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin5,1191
  • İstanbul14 °C
  • Ankara4 °C
  • İzmir10 °C
  • Konya3 °C
  • Adana9 °C
  • Antalya10 °C
  • Diyarbakır2 °C
  • Bursa10 °C
  • Kayseri2 °C
  • Kocaeli3 °C
  • Şanlıurfa9 °C
  • Gaziantep3 °C
  • İçel15 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Diyanet'ten 'Ramazan Ayı' uyarısı
Diyanet'ten 'Ramazan Ayı' uyarısı
04 Temmuz 2013 16:56
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, başkanlık olarak bu yıl Ramazan ayının temasını 'Helal Kazanç, Helal Lokma' olarak belirlediklerini açıkladı.

Ramazan coşkusunun asla bir eğlence, şatafat ve gösteriye dönüşmemesi gerektiğini belirten Görmez, "Müminlerin bu ayda yaşayacakları coşku ibadetin coşkusudur. İbadetle neşelenen gönüller müminler arasındaki muhabbeti de pekiştirmelidir. Yoksa Ramazanın coşkusu son zamanlarda ortaya konulduğu şekliyle bir eğlence, şatafat ve gösteriye dönüşmemelidir. İftar sofraları israf sofralarına dönüşmemeli." diye konuştu.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Ramazan ayının teması 'Helal Kazanç, Helal Lokma'nın tanıtım toplantısına katıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı Binası'nda gerçekleştirilen toplantı Başkanlık vaizlerinden Bahadır Okumuş'un Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı.  
      
Ramazan'ın coşkusunun asla bir eğlence, şatafat ve gösteriye dönüşmemesi gerektiğini kaydeden Görmez, "Müminlerin bu ayda yaşayacakları coşku ibadetin coşkusudur. İbadetle neşelenen gönüller müminler arasındaki muhabbeti de pekiştirmelidir. Yoksa Ramazan'ın coşkusu son zamanlarda ortaya konulduğu şekliyle bir eğlence, şatafat ve gösteriye dönüşmemelidir. İftar sofraları israf sofralarına dönüşmemeli. Ramazan ayında icra edilen oruç ibadeti iftarla nihayetlenmektedir. İftarlar kendi mütevazı hâlinde bir ziyafeti barındırmaktadır. Ancak bu iftar sofraları asla israf sofralarına dönüşmemelidir. Zira son yıllarda özellikle büyükşehirlerde gerek otel ve gerekse birçok mekânlarda hazırlanan iftar sofraları kendi içinde israfı ve gösterişi barındırmaktadır."

Toplu iftarlarımızı çalışanlarımızla beraber yapalım

Ramazan'da gerek kamu ve özel kuruluşları gerekse ticarî kuruluşlar olarak toplu iftarların çalışanlar ile beraber yapılması gerektiğini vurgulayan Görmez şunları söyledi; "Çalışanlarla, işçilerle, memurlarla ve emekçilerle, iş sahiplerinin, patronların, amirlerin ayrı dünyaların insanı olmadıklarını Ramazan dolayısıyla gösterelim. Bu iftarla oluşan manevî atmosferi bütün bir yıla yayarak bu kardeşliğin kalıcı olmasını sağlayalım. Özellikle belirmek isterim ki, yanında beraber çalışanın derdiyle dertlenmeyen, mümin idrakine sahip olmamış kimse demektir. Yanında emeğiyle çalışan birinin darlığını gidermeden sırf desinler diye Ramazan paketini dağıtan bir kişi İslâm'ın infak anlayışını anlamamış demektir. Yoksulluk ve yoksunluğun sadece bir gıda paketiyle giderileceğini düşünmek, İslâm'ın yardımlaşma ve yaraşmasını henüz tam kavrayamadığımız anlamına gelir."

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu yıl Ramazan boyunca düzenleyeceği etkinliklerle toplumda 'helal kazanç ve helal lokma' bilincinin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçladığını hatırlatan Görmez, "Dileriz bu içten çağrı, tüketim dayatmasına teslim olmayarak insaflı, sorumlu, ölçülü ve mutedil bir hayat tarzının benimsenmesi, emeğin ve alın terinin hak ettiği saygıyı görmesi, helal ve haram ölçüleri içinde daha onurlu kazanç ve harcama yollarının açılması için iyi niyetli bir temel teşkil eder." diye konuştu.

İslami konular reyting kaygısı ve magazin boyutunda olmamalıdır

Özellikle son yıllarda kamuoyunun hassasiyetine duyarlı kalarak medyanın, dinî konulan anlamsız tartışma ve gerilim konusu yapmaktan özenle kaçınmaya dikkat etmesinin takdire şayan olduğunu vurgulayan Görmez, "Ancak hala bazı istisnaların olduğu da bir gerçektir. Elbette İslâmî konular kamuoyunda konuşulmalı ve gerektiği ölçüde tartışılmalıdır. Ancak bu konuşmalar reyting kaygısı ve magazin boyutunda olmamalıdır. İslamî konular, İslâmî ahlâk, yüksek bilgi ve hikmet çerçevesinde ele alınmalıdır. Dinî içerikli programlarda aslolan İslâm'ın genel, kuşatıcı ve doğru anlatılmasıdır. Ramazan ayında yapılan dinî yayınların kamuoyunu rahatsız edici mahiyetten çıkması sevindirici olmakla birlikte bu tür programların asıl gayesi, sahih dinî bilgileri halka ulaştırmak olmalıdır. Ancak bazı programlarda zaman zaman dinî tecrübede kabul görmemiş birtakım zayıf görüşlerin, tedbiri ikinci bir plana iten tevekkül anlayışının ve reytingin de etkisiyle hüzün eksenli bir menkıbe ve dramatik din anlayışının öne çıkarıldığı gözlenmektedir. Dinî içerikli programlarda aslolan, İslâm'ın genel, kuşatıcı ve doğru şekilde anlatılması olmalıdır." açıklamasında bulundu.

CİHAN

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler