YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Dışişleri iddiayı doğruladı
Dışişleri iddiayı doğruladı
29 Haziran 2010 15:22
Dışişleri Bakanlığı, İsrail kargo uçağına Türk hava sahasının kullandırılmaması konusunun doğru olduğunu açıkladı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Burak Özügergin, İsrail'in askeri kargo uçağına Türk hava sahasının kullandırılmaması konusunda, "Geçtiğimiz haftalarda İsrail'den Türkiye'ye yönelik olarak izin talebinde bulunulduğu ve bu talebin karşılanmadığı doğrudur" dedi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Özügergin, bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında konuya ilişkin bir soruya, Türkiye'ye çok sayıda askeri uçuş izni talebi geldiğini ifade ederek, "Geçtiğimiz haftalarda İsrail'den Türkiye'ye yönelik olarak izin talebinde bulunulduğu ve bu talebin karşılanmadığı doğrudur" dedi.

Özgergin, sivil uçuşlarda İsrail'in, Türk hava sahasını kullanmaya devam ettiğini bildirdi.

Bir gazetecinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün Türk hava sahasıyla ilgili açıklamalarının hatırlatarak, "Şu anda yürürlükte olan yaptırımlar nelerdir?" sorusu üzerine Özügergin, üst uçuşlar konusunun sivil ve askeri uçuşlar olarak ikiye ayrıldığını belirtti ve "Askeri uçuşlar izin verilmediği sürece mümkün değil. Sivil uçuşlar, yasaklanmadığı sürece devam eder. İkisi terstir. Askeri uçuşlar için her seferinde hava vizesi gerekir" diye konuştu.

Bu uygulamaların sebebinin çok açık olduğunu belirten Özügergin, bunların Mavi Marmara gemisi de dahil olmak üzere Gazze'ye yardım taşıyan gemiye askeri saldırının yarattığı infialin bir neticesi olduğunu kaydetti.

Özügergin, Türkiye'nin İsrail'den özür dilemesini, tazminat ödemesini, meseleyi araştırmak üzere bağımsız bir komisyon kurulmasını ve Gazze'ye yönelik ablukanın kaldırılmasını talep ettiklerini söyledi.

Sözcü, "Bu talepler yerine getirilmediği sürece bazı tedbirler alacağımızı söylemiştik. Bunları, muhatapları zaten biliyorlar, kamuoyları da peyderpey görecek" diye konuştu.

Mavi Marmara gemisi de dahil olmak üzere gemilerin halen İsrail'de olduğunu hatırlatan bir gazetecinin, bu gemilerin ne zaman Türkiye'ye döneceği yönündeki sorusuna karşılık Özügergin, Mavi Marmara, Defne ve Gazze isimli üç geminin İsrail'de bulunduğunu ve Türkiye'nin bu gemileri talep ettiğini belirtti. Gemilerin iadesinin sadece Türkiye'nin bir talebi olmadığını, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Başkanlık açıklamasında da bu konuya değinildiğini, ayrıca uluslararası deniz hukukunun da bir gereği olarak tutulan gemilerin derhal serbest bırakılmaları gerektiğini ifade etti.

Türkiye'nin bu yöndeki beklentilerinin yazılı olarak 10 gün önce iletildiğini aktaran Özügergin, "Cevabını bekliyoruz. Kısa zamanda İsrail'in doğru yönde bir karar alması gerekmektedir" diye konuştu.

Sözcü, gemilerin iadesinin, saldırının olduğu andan itibaren talep edildiğini ancak yazılı olarak da 10 gün önce İsrail tarafına bu talebin iletildiğini kaydetti.

Bir gazetecinin, İsrail'in ulusal bir komisyon kurduğunu hatırlatarak "Halen siz bir uluslararası komisyon kurulacağı konusunda ümütli misiniz?" sorusu üzerine Özügergin, uluslararası komisyon kurulması beklentisinin sadece Türkiye'nin bir beklentisi olmadığını aynı zamanda uluslararası toplumun vicdanını yansıtan bir beklenti olduğunu ifade etti.

İsrail'de kurulan komisyondan beklentiler noktasında "ne terkibi ne de misyonu açısından bir fayda getireceğini düşümediklerini" belirten Özügergin, oluşumun "herhangi bir komisyon kurulmasına gerek yoktur" diyen kişinin başkanlığında kurulduğuna işaret etti.

Komisyona Avrupa'daki İsrail'in dostları Derneği'nin kurucularından birinin üye olduğunu, aynı zamanda Türkiye aleyhine çok sayıda yazısı bulunan bir hukukçunun da bu komisyona üye seçildiğini belirten Özügergin, "Uluslararası katılım olduğunu iddia ediyorlar, oy hakkı yok bu kişilerin. Neresinden tutsanız beklentileri minimize etmek için sebep var elimizde" dedi.

Özügergin, bu komisyonun "bir akademik kağıt hazırlama" görüntüsünü verdiğini vurgulayarak, uluslararası toplumun beklentilerinin bu yönde olmadığını, Türkiye'nin beklentisinin ciddi, bağımsız, bağlantısız bir komisyonun kurulması olduğunu bildirdi.

TERÖRLE MÜCADELEDE NATO

Terörle mücadelede Türkiye'nin NATO'yu aktif olarak göreve davet edip etmediğiyle ilgili bir soru üzerine Özügergin, Türkiye'nin müttefiklerinden terörle mücadele konusunda her zaman daha fazla destek beklediğini ifade ettiğini söyledi.

Terör örgütünün başı Abdullah Öcalan'ın İmralı'da avukatlarıyla ilgili yaptığı görüşmelerle ilgili Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bir rapor sunup sunmadığına ilişkin bir soruya ise Özügergin, "Teröristbaşı, Öcalan'ın infaz rejiminin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun olarak yürütülmesi esastır. Bu infaz uluslararası normlara uygun bir şekilde gerçkleştirilmektedir. Adalet Bakanlığımızın yurtdışındaki uygulamalar, sözleşmelerden doğan hak ve yüküllüğümüz konusunda bakanlığımıza yönelttiği suallerde uygun bir şekilde cevaplandırılmaktadır. Adalet Bakanlığı ile çalışan bir mekanizmamız vardır" yanıtını verdi.

GORDON'UN AÇIKLAMALARI

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Philip Gordon'un Türkiye konusunda yaptığı açıklamalara değinen Sözcü, bu açıklamaları "haksız ve talihsiz bulduklarını" açıkladı.

"Türkiye'nin Batı dünyasına bağlılığını kanıtlamaya ihtiyacı yoktur. Bunda herhangi bir şüphe olmaması gerekir" diyen Özügergin, açıklamanın ABD Başkanı Barack Obama ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı görüşmeden birkaç saat önce yapılması dolayısıyla da talihsiz olduğunu, zamanlamada bir sorun olduğunu düşündürdüğünü söyledi.

Türkiye ile Irak arasındaki sınır değişimi konusunda yapılan tartışmaların hatırlatılması üzerine Özügergin, "Bizim sınırlarımız belli. Operasyonel ihtiyaçlardan söz edildiğini anlıyorum, dolayısıyla bu konuda görüş beyan edecek makam Dışişleri Bakanlığı değildir" dedi.
AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler