YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Dink cinayetinde ihmaller zinciri ve Paralel Yapı bağlantısı...
Bundan tam 8 yıl önce, takvimler 19 ocak 2007'yi gösterirken İstanbul'da patlayan silah, Türkiye'yi sarstı. Mermilerin hedefinde Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink vardı.
Dink cinayetinde ihmaller zinciri ve Paralel Yapı bağlantısı...
20 Ocak 2015 / 06:30 Güncelleme: 20 Ocak 2015 / 08:47

Kanal A Muhabiri Serkan Kılıç'ın haberi:

Güvenlik güçleri her yerde beyaz bereli saldırganı arıyordu. Ya da öyle sanılıyordu. Saldırgan 36 saat sonra samsun'da gözaltına alındı. 17 yaşında ve adının Ogün Samast olduğu ortaya çıktı.

Türkiye beyaz bereli saldırganı, gözaltına alındığı jandarma karakolunda çekilen bu görüntülerle tanıdı. Samast Dink'i öldürdüğünü ilk ifadesinde itiraf etti ve pişmanlık duymadığını söyledi ve ayrıca suikaste Yasin Hayal'in azmettirdiğini öne sürdü. Hayal ise emniyet muhbiri Erhan Tuncel'in kendisine yardım ettiğini iddia etti. sonrasında suikast İle ilişkisi olduğu öne sürülen 19 sanık daha gözaltına alındı ve yargılama süreci başladı. Davanın savcıları arasında, isimleri daha sonra paralel yapıyla anılacak Fikret Seçen, Cihan Kansız ve Muammer Akkaş yer alıyordu.

Yargılama sonrası tetikçi Ogün Samast 22 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme "terör örgütü kurmak ve yönetmek" suçlamalarıyla Yasin Hayal'i ağırlaştırmış müebbet, Erhan Tuncel'i ise 10 yıl 6 ay hapisle cezalandırdı. Ancak Yargıtay "terör" ifadesini beğenmedi, "suç örgütü" ifadesinin kullanılması gerektiğine kanaat getirerek kararı bozdu. Bozma kararını ismi paralel yapıyla anılan Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin vermesi dikkat çekti.

Yerel mahkeme yeniden yargılamanın 23 ocak 2015'te yapılmasına karar verdi. Kararla sanık Erhan Tuncel tutuklu durumuna düştü. Bu süreçte özel yetkili mahkemelerin kaldırıldığı yasal düzenlemeler yürürlüğe girince, Tuncel tutukluluk süresi 5 yılı geçtiği gerekçesiyle serbest bırakıldı.

Dink suikastinde ihmal iddiaları, başından itibaren dillendirildi. İddialara göre Hrant Dink'in öldürüleceği emniyet tarafından biliniyordu. Dahası suikastı bizzat polisler tertiplemişti. Dink ailesi bu korkunç iddiaların peşine düştü. Bu arada ihmalde adı geçen kamu görevlilerinin hızlı bir şekilde yükselişleri de dikkat çekti.

İçişleri Bakanlığı müfettişleri iddialar hakkında inceleme başlattı. Ne var ki inceleme suikasttan 2 ay sonra çabucak bitirildi. Ancak Bölge İdare Mahkemesi eksik soruşturma nedeniyle müfettişlerden yeni rapor istedi.

2008'de dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah dahil 6 polis incelemeye alındı. Ancak bu kez de bölge idare mahkemesi inceleme iznini kaldırdı. Bölge idare mahkemesinin kararı kesindi ve herhangi bir itiraz mercii de yoktu. Dink ailesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdu. AİHM 2010'da "etkin soruşturma yapılamadığı ve yaşam hakkının ihlal edildiği" kararını verdi. Ancak İstanbul Valiliği AİHM kararına rağmen kamu görevlileri hakkında soruşturma izni vermeyince  "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verildi.

Dink ailesi yılmadı, hem Anayasa Mahkemesi'ne hem de Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gitti. 8. Ağır Ceza Mahkemesi de aileyi haklı buldu. Suikastın aydınlatılması için tüm engeller kalktı derken, bu kez de daha önce kamu görevlililerini soruşturmak için izin isteyen savcılık, Adalet Bakanlığı'nın yolunu tuttu ve karara itiraz etti. Ancak bakanlık, soruşturmanın yürütülmesi yönünde karar vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na geri yolladı. 9 kamu görevlisi hakkında soruşturma açıldı. Bu arada Anayasa Mahkemesi de etkin soruşturma yapılamadığı gerekçesiyle Dink ailesinin hak ihlaline uğradığına hükmetti.

Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin başlatılan soruşturmada 3 buçuk ayda 12 kişinin ifadesi alındı. Savcılığa tanık sıfatıyla ifade veren Ogün Samast, suikast sonrası her şeyi polisin ayarladığını, Trabzon'a dönerken Samsun'da gözaltına alınacağını önceden bildiğini iddia etti. Ayrıca olay günü kendisini 2 polisin takip ettiğini öne süren Samast, Hayal'i polis ve jandarmanın koruduğunu öne sürdü.

Savcıya ifade veren dönemin İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler ise ifadesinde dönemin polis şeflerini suçladı. Güler, savcıya "Ramazan Akyürek, 'Hrant Dink ne olursa olsun öldürülecek' notunu bizden gizledi. Sadece 'ses getirecek eylem yapılacak' bilgisi bize iletildi" dedi.

İhmal soruşturma kapsamında o dönemde Trabzon'da  görevli polis memuru Muhittin Zenit ve polis amiri Özkan Mumcu tutuklandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan son polis ise aralık ayında emniyet müdürü olarak Cizre'de görevlendirilen Ercan Demir oldu.

 

KANALAHABER.COM/ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler