24 Eylül 2017 Pazar
  • Altın145,971
  • BIST104.123
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7188
  • İstanbul22 °C
  • Ankara19 °C
  • İzmir25 °C
  • Konya19 °C
  • Adana28 °C
  • Antalya30 °C
  • Diyarbakır30 °C
  • Bursa21 °C
  • Kayseri21 °C
  • Kocaeli18 °C
  • Şanlıurfa30 °C
  • Gaziantep27 °C
  • İçel28 °C
Doğu - Batı savaşında zihinlerin işgali
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Devletin böyle bir görevi yok!
Devletin böyle bir görevi yok!
23 Mart 2012 19:52
Dindar Nesil tartışmaları hala bitmedi. Erdoğan'ın olay yaratan sözlerine bir yorum da Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'tan geldi. Arınç Erdoğan gibi düşünmüyor, 'Devletin dindar nesil yetiştirmek gibi bir görevi yok' dedi. Ama diye de ekledi... İşte Arı

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Devletin, Müslüman dindar yetiştirmek gibi bir görevi yok. Ama inanan, inançlı nesiller bu ülkeye daha faydalı olacaktır'' dedi.

Arınç, Çankaya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler öğrencileriyle Başbakanlık Yeni Bina Konferans Salonu'nda bir araya geldi.

''Mektepli değilim, alaylıyım'' diyen Arınç, bilimini öğrenerek siyasette belli bir noktaya gelemediğini, bunun kendisi için bir eksiklik olduğunu söyledi.

Siyasete gençlik yıllarında girdiğini, ilk olarak bir partinin gençlik kollarında çalıştığını anlatan Arınç, gençlik kolları başkanlığı yaptığı partinin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldığını belirtti. Sonrasında Refah Partisi'nden milletvekili olduğunu, bu partinin de kapatıldığını ve yenisinin kurulduğunu anlatan Arınç, ''Kapattılar, yenisini kurduk. Ya bizde var bir kötülük ya da kapatanlarda'' dedi.

Sonraki süreçteki siyasi gelişmeler hakkında da öğrencilere bilgi veren Arınç, özellikle 2002 seçimlerinin iyi irdelenmesini istedi. Bu seçimin siyasi analizler yapılabilecek sonuçları olduğunu dile getiren Arınç, AK Parti'nin 10 yıldır tek başına iktidarda olduğunu, cesaretli, ilkeli olduğu sürece daha 10 yıllar iktidarda kalacağını umduklarını anlattı. Bunun bir meydan okuma olarak algılanmamasını isteyen Arınç, AK Parti'nin her seçimde bazı nedenlerle oylarının arttığını, partisinin 2007 seçimlerindeki oy oranında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin internet sitesine konulan bildirinin, 2011'deki seçimde de muhalefetin açıklamalarının etkisi olduğunu söyledi.

''Devletin dindar nesil yetiştirme gibi bir rolü olmalı mı '' sorusunu soran öğrenciye, ''Bu sorunun cevabını Tayyip bey duymasa daha iyi olur değil mi  Bu soruyu saat 19.00'dan sonra sorsaydın, o Güney Kore'ye gitmiş olurdu ben de rahatlıkla konuşurdum'' diyerek espri yaptı.

Devletin temel eğitimi vermesi gerektiğini, genç nesillerin iyi bir eğitim almasını amaçladıklarını anlatan Arınç, iyi ve nitelikli bir eğitimin ülkenin geleceği olduğunu vurguladı.

Demokratik bir eğitim sistemi yaratmanın hükümetlerin görevlerinden olduğunu ifade eden Arınç, Başbakan Erdoğan'ın ''dindar nesil'' demekten kastının ''inançlı bir nesil yetiştirmek'' olduğunu düşündüğünü söyledi.

''Elbette ateistler de olacak''

Dindarlığın sadece Müslümanlar'a ait bir vasıf olmadığını, herkesin kendi inancında dindar olabileceğini belirten Arınç, şöyle devam etti:

''Ben dindarlığı samimiyet anlamında söylüyorum. Bir insan inanıyorsa, o inancını samimi olarak yerine getirmesi, onu savunması, onu yaşaması onun dindarlığıdır. Bizim toplulumuzda da herkes inandığını söyler. Bunu söylemek zorunda da değil. Çünkü bir insan inanabilir, inanmayabilir de. İnanan insana saygı gösterip, inanmadığını söyleyeni dışlamak kesinlikle demokratik değil. O da onun inancıdır, inanmıyordur. Ama onu kınamak, aşağılamak mümkün değil. Elbette ateistler de olacak, bunu ifade eden insanlar da olacak. Yaşam tarzı olarak farklı düşünceler, inançları benimseyen insanlar da olacak. Demokrasi bir arada yaşama sanatıdır. Ama inançlı bir gençliğin ülkesine, vatanına, kendi ailesine, kendisine daha faydalı bir takım argümanlarla desteklenmesi bir amaç olabilir. Sayın Başbakan bu konuda samimidir ve bence de masumdur.''

Her dinin dindarları bulunduğunu kaydeden Arınç, ''Evet devletin, Müslüman dindar yetiştirmek gibi bir görevi yok. Müslüman Hristiyan yetiştirmek gibi bir görevi yok. Ama inanan, inançlı nesiller bu ülkeye daha faydalı olacaktır. Dolayısıyla o nesillerin bu isteklerinin, bu ihtiyaçlarının karşılanması doğrudur. Bunu söylüyorsa bu aykırı bir söz değil. Asıl amacının bu şekilde olduğunu düşünüyorum'' diye konuştu.

''Siyasi partiler etkilenirler''

Arınç, dini cemaatler ve sivil toplum örgütlerinin siyasi partiler üzerine etkisinin sorulması üzerine Arınç, cemaatin mutlaka dini kaynakları ve amaçlı olması gerekmediğini, cemaat veya camia denilsin bugün siyasi partilerin bunlardan etkilendiğini söyledi.

Tarikatların, dini ve sosyal amaçla kurulduğunu, varlıklarının sürekli hale geldiğini ifade eden Arınç, CHP'nin içinde, geçmişte Yaşar Nuri Öztürk gibi din adamları, bugün cami imamlığından gelen milletvekilleri bulunduğunu kaydetti. Bu tür insanların kendi partilerinde de MHP ve BDP'nin içinde de bulunduğunu anlatan Arınç, ''Bu toplumun içinde dini minnet taşıyan herkesin bir itibarı, çevresi ve etkinliği vardır. Onlardan istifade etmek isteyenler veya bireysel olarak katkısına ihtiyaç duyan bütün siyasi partiler kapılarını çalarlar. Bazen çarşaf giymiş hanımlara parti rozeti takarlar'' dedi.

Yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili sorular üzerine Arınç, çalışmalar hakkında bilgi vererek, ''yeni, daha seri, daha çağdaş, darbe mahsulü olmayan yeni bir Anayasa'ya kavuşmayı'' amaçladıklarını anlattı.

''Ağaca dayanma kurur, insana dayanma ölür''

''AK Parti, Başbakan Erdoğan sonrası aynı gücünü korur mu '' sorusunu soran öğrenciye de Arınç, parti iç tüzüğüne göre 3 kez üst üste aday olunmasının engellendiğini hatırlatarak, şunları söyledi:

''Bu üç dönemi koyduk, buna inandık. Dolasıyla yaptığımız işten geriye dönüş yok. Ahmet, Mehmet giderse ne olacak bu partinin hali  Kişiye dayalı bir siyasi parti mümkün değil. Kurumsallaşmış olmamız lazım. Biz de kurumsallaştığımıza inanıyoruz ve gelecek olan herkesin partimizi daha ileriye götüreceğine inanmazsak zaten siyaseti bu kadar güçlü yapamazdık. Recep Tayyip Erdoğan, bir Başbakan, Genel Başkan olmasının ötesinde adeta bir halk kahramanıdır. Çok sevilen, her sözüne güvenilen, inanılan bir insandır ama o da bir insandır nihayetinde. Ağaca dayanma kurur, insana dayanma ölür. Yani atasözlerimizi de düşünmemiz lazım. Biz bugün varız, belki bir gün sonra olmayabiliriz. 'Ben varsam her şey var, bu parti o zaman ayakta durur' böyle düşünseydik bu partiyi kurmazdık zaten. Biz gelip geçici bir heves uğruna değil, Türkiye'ye hizmet eden bir siyaset kurumu olarak kurulduk. Ben de gitsem, o da gitse, bu da gitse arkadan gelenler partiyi hep yenileyecek, daha ileriye götürecek diye düşünüyoruz.''

Belediye seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin 2014'te yapılacağını hatırlatan Arınç, herkesin kafasından geçeni söyleyebileceğini, kendilerinin hesaplarının o gün, mevcut reel duruma göre karar vereceklerini söyledi. Arınç, şunları kaydetti:

''O zamana kim çıkar, kimin Cumhurbaşkanı adayı olması gerekir, parti hangi konumda olur bunları düşünürüz. Düşünmeden bugünden plan yapmak, hesap yapmak siyasette çok doğru şeyler değildir. Şimdiden hesabı, kitabı ona göre yaparsak çok engellerle de karşılaşabiliriz. Cumhurbaşkanlığı seçimi diyelim ki 2014 Ağustos ayında, biz Nisan'dan itibaren düşünürüz, planımızı yaparız, uygulamaya koyarız. Milletin önüne çıkacak nihayetinde. O zaman kim varsa, kimin olması uygunsa biz kendi içimizde, hem milletvekili arkadaşlarımızla hem de yakın dostlarımızla, aydınlarla, gazetecilerle, sanatçılarla her şeyi düşünürüz.'' (AA)

SAYIN BAŞBAKANIMIZIN SÖYLEMEK İSTEDİĞİDE BU
 // Tahsin Deniz
SAYIN BAŞKANIM SAYIN BAŞBAKANIMZIN ASIL SÖYLEMEK İSTEDİĞİDE BU ZATEN.ELBETTE DEVLETİN HERKESE ZORLA BİR DİNİ ÖĞRETMEK GİBİ BİR GÖREVİ OLAMAZ.AMA DİNDAR ÖRF ANANE GELENEK VE GÖRENEKLERİNE BAĞLI VE SAYGILI BİR GENÇLİKTENDE ASLA ZARAR GELMEZ.BİZ BUNU BÖYLE GÖRDÜK BÖYLE YAŞADIK.ONUN İÇİNDE BAŞBAKANIMIZIN DİNDAR GENÇLİK YETİŞTİRMEK SÖZÜNÜ BÖYLE ALGILIYORUZ.VE SİZİN AÇIKLAMANIZIDA GAYET YERİNDE VE UYGUN BULDUĞUMUZU HER ZAMANKİ GİBİ YAPICI GÖRÜŞL...
23 Mart 2012 20:45
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler