YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Depremzedeye çadırda terapi
Depremzedeye çadırda terapi
02 Kasım 2011 07:43
Van'a giden 19 gönüllü uzman, 4 terapi çadırında hizmet veriyor. 3 ayrı bölgede felaket sonrası akut stres bozukluğu yaşayan depremzedelere tramvatik etkilere karşı destek veriliyor

Depremin vurduğu Van'a giden gönüllü psikiyatrist ve psikologlar, yaşanan travmanın "şok süreci" atlatıldıktan sonra şiddetleneceğini söyledi. Buna göre depremzedeler aylar sürecek bir çözümsüzlük içine düşecek. Uyku ve yeme bozukluğu, korku, panik atak, unutkanlık, kapalı alan fobisi, kaçınma, iletişimsizlik ve yalnızlık hissi yaşayacak. Deprem travmasına karşı psikolojik destek veren Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği, valilik onayı ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi iş birliğiyle Van'da 3 ayrı bölgede, 4 terapi çadırı kurdu.

AKUT STRES
İstanbul, İzmir, Ankara, Hakkari, Van ve Ağrı'dan giden 19 gönüllü personelle çalışmalarını başlattı. Bu kapsamda çocuklar için drama, skeç ve tiyatro etkinlikleri düzenlendi. Oyun grupları oluşturuldu. Yrd. Doç. Dr. Fuat Tanhan, depremzedelerdeki travmatik etkileri azaltmak istediklerini söyledi. Psikolog Masum Aydın ile psikolojik danışman Adil İrden ise başvuruların çoğunda deprem sonrası "akut stres bozukluğu" teşhis etti. Uzmanlar ise asıl travmanın şok sürecinden sonra ortaya çıkacağını hatırlattı:

'KAPALI ALAN FOBİSİ'
Prof. Dr. Haluk Yavuzer (İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı - Pedagog):
Yakınlarını kaybeden çocukların özellikle dayı, amca gibi birinci kuşak ailelerin yanlarında kalmalarını öneriyorum. Bu durum çocuğun yaşadığı sıkıntıları aza indirir. Yaşayacağı travma ise, kişilik özelliğine ve aileyle kurulan bağa göre değişir. Uyku bozuklukları, kabus görme, yeme bozukluğu, güvensizlik, okul hayatında başarısız olma, kapalı alanda kalmama ihtimali çok yüksek. Tüm düzenleri bozulduğu için hem doktor, hem de psikolog desteği gerekiyor. Deprem öncesi ruh sağlığına dönmeleri ise zaman alacak. Ne zaman olacağı bilinmez.

CİDDİ DESTEK GEREK
Niyazi Uygur (Adli Psikiyatrist):
Meslektaşlarımız oradalar ama bu, sorunların çözümleneceği anlamına gelmiyor. Oradaki vatandaşlarımız olağanüstü sorunlar yaşayacak. Akut stres sendromu, şaşkınlık, panik, dona kalma davranışı yaratır. Şaşkınlık dönemi atlatıldıktan sonra, uykusuzluk, kabuslar, panik ataklar gibi depresif durumlar yaşayabilirler. Çocuk kaybı dünyadaki en büyük travmalardan biri ve düşünsenize onlarca çocuk hayatını kaybetti. Atlatılması ise birkaç yılı bulur. Normal düzenleri, alışkanlıklarını kaybettiler. Başkalarından yardım bekleyen muhtaç insanlar haline geldiler. Ekmeğe suya ihtiyaçları var. Bu bile başlı başına nedenidir. Her insanın bunu sindirebilmesi zor. Göçük altından kurtulanlara 'kurtulduk' diyoruz ama o kurtulmak nasıl kurtulmaktır sadece kendi bilir. Göçük altındayken kim bilir neler yaşadı? Uzun bir süre ciddi bir desteğe ihtiyaç duyacaklar.

GELECEK KAYGISI
Doç. Dr. Armağan Samancı (Psikiyatrist):
Genelde depremlerde şok dönemi olur ve birkaç gün sürer. Ancak bundan iki hafta sonra akut stres reaksiyonu dediğimiz haftalarca süren durum ortaya çıkacak. Çocuk ve yetişkinler, kaybettiklerinden dolayı, hem de geleceklerine dair kaygı duymaya başlayacak ve bu aylarca sürer. Şok süreci daha atlatılamadı. Yüzde 1ila yüzde 3'lük grup ise olayı hatırlatan herhangi bir durumda sıkıntıya girme, içe kapanıklık, kişilik yapısında birtakım değişiklikler yaşayacak. Kayıp yaşayan çocukların ise yaşamı toptan değişti. Anne ve babayı tamamlayıcı unsur bulamazlarsa güvensiz, depresif ve davranış problemi yaşayan bireylere dönüşebilirler. Bazı ailelerde yeniden bir çocuk yapma eğilimi oluşabilir. Kayıplarının yerine bir şey koymak isteyecekler. (Sabah)

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler