YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Deniz Baykal'dan 'Dersim' yorumu
Deniz Baykal'dan 'Dersim' yorumu
30 Kasım 2011 08:23
CHP Antalya vekili Deniz Baykal, Dersim olaylarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. "Tarihten çatışma yerine barış çıkarılmalı"diyen Baykal, CHP'nin kışkırtmalara, tertiplerin üstesinde gelecek bir parti olduğunu belirtti.

Eski CHP Genel Başkanı, Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Dersim tartışmalarını değerlendirdi. Baykal, "Tarihimizden çatışma değil, barış çıkarmalıyız" dedi. İktidarın terörle mücadele politikalarını da eleştiren Baykal, iktidarın bugüne kadar CHP'nin terörle mücadele konusundaki teşhis ve tezlerini reddettiğini öne sürdü. Baykal, "Ancak 10 yıl sonra AKP, CHP'nin terör konusundaki tezlerine iltica etmek zorunda kalmıştır" dedi.

Partisinin Bursa İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Deniz Baykal, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı. Gazetecilerin Dersim tartışmalarına yönelik görüşünü sorduğu Deniz Baykal, üstü  kapalı tartışmaları değerlendirdi. Uzun süredir günlük siyasi çatışmaların dışında durmaya gayret ettiğini anlatan Baykal şunları kaydetti: "Bu demek değildir ki gelişmeleri izleme sorumluluğumun, görevimin bilincinde değilim. O sorumluluğun farkındayım. Bu görevimi biliyorum. Türkiye'nin, CHP'nin yaşamakta olduğu sorunları, güçlükleri yakından ilgiyle izliyorum. Çok önemli bir dönemin içinden geçtiğimiz oldukça açıktır. CHP'ye yönelik kışkırtmaların, suçlamaların, saldırıların, herkesin dikkatinde olduğunu ve değerlendirildiğini görüyoruz. CHP'nin bu suçlamaların, tertiplerin, tuzakların üstesinden gelecek olan bir parti olduğunu herkes görmektedir. Sakın ha moralinizi bozmayın, kendinizi karamsarlığa kaptırmayın. Sakın ha umutsuzluğa düşmeyin. Olay parti olayı değil, Türkiye olayıdır. CHP'ye yönelik yapılan saldırıları sanmayın ki normal bir siyasi tartışma ve çekişme içinde değerlendirilmesi mümkündür. Olay Türkiye'ye yönelik bir saldırı niteliğindedir."

'TARİHİMİZDEN ÇATIŞMA DEĞLİ BARIŞ ÇIKARMAK ZORUNDAYIZ'

Tarihin sadece iyi niyetlerin, güzel sözlerin şekillendirdiği bir süreç olmadığının altını çizen Deniz Baykal, tarihin güç sıkıntılı tercihlerin yapıldığı, kararların alındığı, acıların yaşandığı bedellerin ödendiği çok karmaşık bir süreç olduğunu dile getirdi. Baykal şöyle devam etti: "Sadece bizimle ilgili değil, tüm insanlık tarihi için bu böyledir. Bizim görevimiz tarihten husumet çıkarmak değildir. Bizim görevimiz özellikle kendi tarihimizden, ulusal tarihimizden düşmanlık, nefret, kızgınlık, kuşku çıkarmak değildir. Bizim görevimiz tarihi doğru anlamaktır. Tarihi bütün gerçekliğiyle görmektir ve o tablo karşısında gerekeni yapma sorumluluğumuzdan kaçmamaktır. Tarihimizden çatışma değil barış çıkarmaktır. Biz CHP olarak hiç bir zaman milletimize etnik, dinsel ve mezhebi kimlikler içerisinde bakmadık. Tarihimizde yaşanan acı tatlı olayların da bu şekilde anlaşılması doğru değildir. Türkiye'de bir etnik çatışma tarihi, bütün dayatmalara rağmen aşılabilmiştir. Bizim etnik ve mezhepsel tartışmaya teslim olmadan, insanları insan kimliğiyle sahiplenerek değerlendirerek birbirimizle ilişki kurmamız lazım. Son tartışmalardan kimse olumsuz etkilenmesin. Bunlara gülüp geçiniz. Bunlar milletimizin cevabını en iyi şekilde vereceği konulardır."

'İKTİDAR BİZİM TERÖRLE MÜCADELE TEZLERİMİZE İLTİCA ETMİŞTİR'

CHP olarak Türkiye'nin yanlışa sürüklenmemesi için tarihi görevler üstlendiklerini ve terörle mücadele konusunda doğru teşhis ve tezlerinin bulunduğunu kaydeden Baykal, AKP iktidarının tüm bunları reddettiğini savundu. 2000 yılından bu yana Türkiye'nin maruz kaldığı terör tehdidi karşısında CHP olarak bazı teşhisler ortaya koyduklarını vurgulayan Baykal, değerlendirmelerinin iktidardaki parti tarafından reddedildiğini söyledi. Baykal, "Ancak terör konusunda tam tersi bir anlayış hayata geçirildi. O anlayış şuydu. Terörü gerçekleştiren kesimleri muhatap almak, onlarla işbirliği yapmak, onların sırtını sıvazlamak, onların gönlünü kazanmak ve onlarla anlaşma çabası içinde Türkiye'de terör sorununu çözme politikası izlendi. Bu politikanın simgesi Habur'dur. Seyyar mahkemeler kuruldu. Teröristlerin ayaklarına mahkemeler taşındı. Bu politikaya CHP, 'bu yanlış bir yaklaşımdır. Terörün bir projesi vardır. Elinde silah olduğu sürece terörle müzakere yapılmaz' dedi. Son zamanlarda ortaya çıkan gerçekler bize neyi gösterdi? Türkiye en büyük terör saldırısına maruz kaldığı sırada Tokat'ta saldırıların gerçekleştirildiği sırada, Oslo'da terörle Türkiye müzakere ediyormuş ve müzakere ederken Türkiye adına konuşan Başbakanın temsilcisi terör örgütünün temsilcisine 'Güneydoğu'da sizi rahatsız eden vali, belediye başkanı varsa söyle biz onlar hakkında gereğini yapalım' teminatı veriyormuş. Yani tavşana kaç, tazıya tut politikası. Terörle aynı masada, onlara şirin gözükme, bölgede etkili bir mücadeleyi planlama politikası. Buna karşı bizim politikamız ortadaydı. Şimdi ne oldu? Bu AKP'nin 9 yılın sonucunda bugün geldiği noktada içine girdiği terör politikası nedir, Allah aşkına! Hangi terör politikasını uyguluyor? Ne oldu Habur politikası? CHP'nin teşhisleri ve politikalarını reddeden kabul etmek istemeyen AKP iktidarının 10 yılık uygulama sonucunda gelip dayandığı nokta olmuştur. 10 yıl sonra AKP, CHP'nin terör konusundaki tezlerine iltica etmek zorunda kalmıştır. Yani bu kamuoyu tarafından anlaşılması gereken çok önemli bir noktadır. Ne oldu? Bir söylem bir uygulama değişikliği yok mu, AKP'de? Hangi uygulamadan hangisine geçtiler? Niye geçtiler? Niçin geçtiler? Bu geçisin anlamı ne? Bu politikayı 9 yıl öncesinden izliyor olsaydı bugün Türkiye hangi noktada olurdu? Bu sorulması gereken bir soru değil mi? Bu CHP'nin önerdiği politikaların Türkiye'nin deneyimi ışığında ne kadar geçerli olduğunun bu iktidar tarafından da nihayet anlaşılmış olduğunu bize gösteren bir olaydır" şeklinde konuştu.

Cihan

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler