YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Demirtaş yanıt verdi
Meclis Başkanı Şahin 'sonuçlarına katlanırlar' dedi, BDP Lideri Demirtaş'dan jet yanıt geldi...
Demirtaş yanıt verdi
21 Aralık 2010 / 07:18 Güncelleme: 21 Aralık 2010 / 08:30
BDP Genel Başkanı Demiştaş hemen yanıt verdi: O dönem 30 yıl önceydi. Bir kutu yağlı boya ile bir fırça alır Marmaris’e yerleşir. Orada onun gibi düşünen zatla birlikte resim yapar mutlu olur.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, dün “Demokratik Özerklik” konusuna ilişkin İstanbul’da, ÖDP, EMEP, TKP ve SDP il başkanlıklarına giderek, bu partilerin genel başkanlarıyla görüştü. Türk Bayrağı’nın tüm ülkeyi temsil ettiğini ve herkesin ortak değeri olduğunu dile getiren Demirtaş, bunun yanında bölgeleri temsil eden ciddi bir model önerdiklerini söyledi. Demirtaş, “Bunu bir tartışın, görülecek ki, demek ki, ’Demokratik Özerklik’ dediğimiz yerinden yönetim herkesin arzuladığı, istediği bir modeldir. O yüzden süreç oraya doğru gidecektir. Biz bu konuyu siyasi partilerle tartışıyoruz. Örneğin ÖDP’de bu konuyla ilgili çalışmalar yürütülüyor” diye konuştu.
Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin’in açıklamalarına da yanıt veren Demirtaş, “Kendisi bir siyasi kurumu temsil etmiyor. Bütün parlamenterlerin başkanı. Açıklamalar talihsiz olmuştur” dedi.

Türkiye’nin zaten çok dilli bir ülke olduğunu kaydeden Demirtaş, “Türkçe hepimizin ortak dilidir. Türkçe bu ülkenin resmi dilidir. Hepimiz Türkçe konuşuyoruz ve bundan gocunmuyoruz da. Gurur duyuyoruz. Bu anadil doğuştan geliyor. Yasalar belirlemiyor bunu. Meclis Başkanı’nın işi midir yani? Allah yaratmış, o anadan babadan doğmuşsun ana dilin olmuş. Bu ülkede doğduğun için bir de resmi dilin var. Meclis Başkanı’nın işi midir buna karışmak?”

Parti kapansa da değişmez

Şahin’in “Bu açıklamalar parti kapattırır” sözünü hatırlatan Demirtaş, şöyle devam etti: “100 tane de parti kapansa bu değişmez. Ana dili Meclis Başkanı belirleyemez. Biz parti olarak da bunları dikkate almak zorundayız. Ana diller vardır, yaşamak zorundadır. Resmi diller var diye 80 yıldır yapıldığı gibi asimile mi etmeye çalışacağız? Yoksa onları nasıl yaşatacağız, zenginliğimiz olarak kullanacağız, eğitim ve diğer alanlarda kullanacağız diye tartışacak mıyız? Meclis Başkanı, 12 Eylül 1980 ruh haliyle konuşuyor. O dönem 30 yıl önceydi. Ama çok merak ediyorsa, o duygulara sahipse yakında tekrar seçim olacak, kendisi emekliye ayrılır. Bir kutu yağlı boya ile bir fırça alır Marmaris’e yerleşir. Orada onun gibi düşünen zatla birlikte resim yapar mutlu olur. Ama Türkiye o dönemleri geçti artık.” (Vatan)
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler