YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Demirel'e ağır eleştiri
AKPM Başkanı Çavuşoğlu, Demirel hakkında ağır eleştirilerde bulundu.
Demirel'e ağır eleştiri
24 Mayıs 2011 / 23:59 Güncelleme: 25 Mayıs 2011 / 00:02

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, ''Demirel, 28 Şubat'tan bu yana darbelerin, derin devletin sözcüsü avukatı olmuştur. Dolayısıyla benim babam, (Oylarımı geri alabileceğimi bilsem dava açarım) diyor, ben de aynı şekilde düşünüyorum'' dedi.

AKPM Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (ANSİAD) Hillside Su Otel'de düzenlenen olağan yemeğine katıldı. ANSİAD'a yeni üye olanlara rozetlerini takan Çavuşoğlu, daha sonra yaptığı konuşmada, 2002 yılından bu yana yapılan reformlar ve aktif bir dış politika izlemesi sonucu Türkiye'nin uluslararası örgütlerde kendisini göstermeye başladığını söyledi.

Yurtdışında itibarlı olmak için her şeyden önce güçlü olmak ve ''ayıplardan kurtulmak'' gerektiğine işaret eden Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

''Özellikle Avrupa Konseyi demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü sağlanan bir örgütte eğer demokraside, insan haklarında, özgürlüklerde eksiğiniz varsa, yanlışınız çoksa, işkence ciddi düzeydeyse itibarınız olmaz. Bu reformlar sayesinde 2004 yılında başkanlığını yaptığım meclis, Türkiye'yi artık denetlemeyeceğine dair karar verdi. O günden bu yana artık Türkiye, Avrupa Konseyi ve Parlamenter Meclisi'nde daha güçlü, itibarlı bir ülke oldu.''

Çavuşoğlu, güçlü bir lobi çalışmasıyla seçimi kazandıklarını ve AKPM'nin başkanlığına getirildiğini belirterek, bunun güçlü ve itibarlı ülke olmanın sonucu olduğunu ifade etti.

Mevlüt Çavuşoğlu, AKPM Başkanı olarak gittiği ülkelerde Türk olmanın avantajını ve ayrıcalığını gördüğünü söyledi. Gittiği yerlerde kendisine ''Dünyadaki krize rağmen yüzde 9 nasıl büyüdünüz, Türk dış politikası niye bu kadar başarılı, vizeleri nasıl kaldırıyorsunuz  Rusya çok büyük bir ülke, sorunlu bir ülke, Avrupa'daki ülkelerin hemen hemen hepsi Rusya ile kötü ilişkiler kurarken siz ABD'nin de müttefikisiniz, Rusya ile nasıl bu işbirliğini sürdürüyorsunuz '' gibi sorular yöneltildiğini ve bu soruları cevaplamaktan gurur duyduğunu anlattı.


-MÜTTEFİKİN İTİBARI-


Demokrasi ve ekonominin birbirinden ayırt edilemeyeceğine değinen Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

''Bugün artık silahlar, askeri güçle itibar olmaz, olmuyor da. ABD'nin çok büyük askeri gücü var. Birçok yerde bizim de karşı çıkmamıza rağmen müdahaleleri oldu. Bugün ABD çok itibarlı bir ülke mi  Maalesef çok itibarlı bir ülke değil. Biz müttefikimizin de itibarlı olmasını isteriz.

Bugün demokrasi, insan hakları, özgürlükler, sorun çözme, adaletli davranma, varolan sorunların çözümüne katkı sağlama dediğimiz yumuşak güç önemli. Türkiye de bunu başarılı şekilde uygulamaya başladı. Bugün Türkiye'nin ekonomik büyümesi dış politikaya yansıyor. Dış politikadaki ilişkiler de Türkiye'nin ekonomik büyümesine katkı sağlıyor.''


-6 YENİ GOLF SAHASI GELİYOR-


Mevlüt Çavuşoğlu, konuşmasında Türkiye'nin 2023 yılı hedeflerini de ele aldı. Turizmin Türkiye'nin önemli gelir kaynaklarından olduğuna değinen Çavuşoğlu, 2010 yılında gelen 28,6 milyon turist sayısının 2023 yılında 50 milyona çıkmasını hedeflediklerini kaydetti.

Bunun için de özellikle sağlık, din, spor turizmine ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Çavuşoğlu, din turizmi için restorasyonlar yapılması, sağlık turizmi için de yasal altyapının oluşturulması gerektiğini bildirdi.

Spor turizminde de golfun önemine değinen Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Kültür ve Turizm Bakanlığı 6 yeni golf sahası için çalışıyor. 9 yer tespit etti. Bunların 6 tanesini acil eylem planı içine aldı. Şu anda planlama çalışması yapıyor. Önümüzdeki yıllarda bunların tahsisleri olacak. Artık golf sahalarını daha yüksek yerlerde yapıyoruz. Çünkü dünyada da 700-800 metre yükseklikteki golf sahaları en iyileri. Orada 12 ay golf yapabiliyorsunuz. Yaz aylarında serin oluyor, kış aylarında kar yağmadığı için 12 ay golf oynayabiliyorsunuz. Bakanlığın tespit ettiği yerler deniz seviyesinden yüksek yerlerde. Beşkonak tarafında, Serik'in üst taraflarında yeni çalışmalar yapacak.''

Çavuşoğlu, turizmde yatak kapasitesinin de 50 milyon turist hedefine hazırlanmasının önemine işaret etti. Bazı turizmcilerin yatak kapasitesinin artmasıyla fiyatların düşeceğine dair endişeleri olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, bugün 650 bin olan yatak sayısının 2023 yılında 1,5 milyona çıkacağını bildirdi.


-İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNDEKİ DOSYA SAYISINDA İKİNCİLİK


Mevlüt Çavuşoğlu, ülkede istikrar olduğu zaman yabancı sermayenin de doğrudan yatırımlarla Türkiye'ye geldiğini kaydetti. Bugün doğrudan gelen yabancı sermayenin 20 milyar doların altında olduğunu belirten Çavuşoğlu, bu rakamın gelecek yıllarda 30 milyar doların üzerine çıkacağını öngördüklerini ifade etti.

İstikrar, güven ve hukuk altyapısının yabancı yatırımlar için önemli olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, ''Ciddi bir hukuk reformunun yapılması gerekiyor ve uyuşmazlık mahkemeleri dahil değişik mahkemelerin mutlaka kurulması lazım. Bunların bir faydası da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne giden dosyaları azaltacaktır. Bugün Rusya'dan sonra en çok dosyası olan ülke Türkiye'dir. Maalesef Rusya'dan sonra en çok dosyası olan ülke olmak da Türkiye'nin itibarını azaltan bir durumdur'' dedi.

''Kürt sorununun çözümü de dahil milli birlik ve barış projesi adı altında Türkiye'nin reformlara devam etmesi gerektiğini'' belirten Çavuşoğlu, hukuk reformu, sivilleşme ve sorunların çözümü için yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu ifade etti.

AKPM Başkanı Çavuşoğlu, Türkiye'nin enerji yatırımlarına da dikkati çekerek, ülkede gelecek yıllarda 8 nükleer santral kuracaklarını bildirdi. Gelişmiş ülkelerin tamamında nükleer santral olduğunu belirten Çavuşoğlu, enerji sorununu çözemeyen ülkelerin sanayilerini sürdürmesinin de imkanı bulunmadığını söyledi. ''Gerçekleri görmemiz lazım'' diyen Çavuşoğlu, ''2023 hedeflerimizde 8 nükleer santralin kurulması da var. Bunda popülizm yapmaya gerek yok'' diye konuştu.


-DEMİREL'E ELEŞTİRİ-


Mevlüt Çavuşoğlu, konuşmasının ardından ANSİAD üyelerinin sorularını da yanıtladı. Bir ANSİAD üyesinin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in ''Tecavüze maruz oldum'' sözlerini hatırlatması üzerine şunları söyledi:

''Yıllardır ailem Sayın Demirel'in peşinde koştu, babam da dahil. Hatta ben kurucu olduğum zaman babam, DYP'den bizim beldemizde belediye başkanıydı. Ağabeyim de yönetim kurulundaydı.

Sayın Demirel'in, özellikle cumhurbaşkanı olduktan sonra antidemokratik hareketlere destek vermesini hiçbir zaman benimsemedim. Hatta 28 Şubat'a destek vermesini ve mimarlarından biri olmasını hazmedemedim. 28 Şubat'a karşı Ankara'da arkadaşlarımızla Demokrat Aydınlar hareketini başlattık. Çünkü biz sivilleşmeye ve demokratikleşmeye inanıyoruz. DYP, AP ve Demirel'in arkasından ailemizin gitmesinin sebebi, darbelere karşı olmamız, demokrasiyi savunmamız ve Demirel'in de bu konuda darbelere maruz kalmasıdır. Maalesef aynı Demirel, 28 Şubat'tan bu yana darbelerin, derin devletin sözcüsü avukatı olmuştur. Dolayısıyla benim babam, (Oylarımı geri alabileceğimi bilsem dava açarım) diyor, ben de aynı şekilde düşünüyorum. Kendisine oy da verdim gençlik yıllarımızda. Fakat Demirel'in o süreçten bu yana izlediği politikayı benimsemiyoruz ve de eleştiriyoruz. Kendisi bunu tecavüz olarak mı algılar, başka türlü mü değerlendirir onu bilemeyiz. Ama yıllardır demokrasi için mücadele ettiğini söyleyen Demirel, maalesef antidemokratik eylemlerin merkezi olmuştur. Benim düşüncem bu.'' AA
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler