YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Deliller güçlü, tutuklama meşru
Deliller güçlü, tutuklama meşru
11 Şubat 2012 07:24
AİHM, Tuncay Özkan'ın başvurusunu değerlendirdi: Deliller güçlü, tutuklama meşru
Ergenekon sanığı Tuncay Özkan'ın başvurusunu değerlendiren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) önceki gün verdiği ara kararın detayları belli oldu.

Özkan'ın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'yle korunan özgürlük, güvenlik ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki şikâyetini reddeden AİHM, Ergenekon'u da 'hükümeti şiddet yoluyla devirmek isteyen bir terör örgütü' olarak tanımladı. Türk adlî makamlarının tutuklama kararlarının 'somut kanıtlara' ve 'meşru sebeplere' dayandığına hükmetti. Özkan'ın, hakkındaki suçlamaları bilmediği yönündeki iddiasını 'açıkça mesnetsiz' diye değerlendiren Mahkeme, 'uzun tutukluluk' şikâyetini ise inceleyeceğini açıkladı. Ergenekon davasında Türk mahkemelerinin hızlı, bağımsız ve adil bir yargılama yürüttüğüne vurgu yapılan ara kararda, Özkan'ın meşru sebeplerle tutuklandığının altı çizildi. Ortaya konulan delillerin, Ergenekon terör örgütünün varlığına dair 'güçlü şüpheler' oluşturduğuna vurgu yapıldı. Mahkeme, Özkan'ın tutuksuz yargılanma talebini ise 'organize suçlarla mücadele eden güvenlik güçlerinin işini zorlaştıracağı' gerekçesiyle kabul edilir bulmadı.

AİHM, Ergenekon terör örgütü davası sanıklarını yakından ilgilendiren çok önemli bir karara imza attı. Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Tuncay Özkan, Şubat 2009'da avukatı aracılığıyla, 'gözaltı ve tutukluluk sürelerinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) aykırı uygulamalara maruz kaldığı' iddiasıyla AİHM'ye başvuruda bulunmuştu. Başvuruda, 'hak ihlallerinin tespiti ile bir an önce sona erdirilmesine karar verilmesi' isteniyordu. AİHM normalde iç hukuk yolları bitmeden yapılan başvuruları kabul etmiyor.

Ancak Ergenekon tutuklusu Tuncay Özkan'ın başvurusunu kabul etti ve Türkiye'yi haklı buldu. AİHM, Tuncay Özkan'la ilgili değerlendirmesinde, "Mahkeme, davacının hükümeti şiddet yoluyla devirmek amacıyla faaliyet yürüten Ergenekon isimli suç örgütünün aktif üyelerinden biri olduğu şüphesiyle özgürlüğünden mahrum bırakıldığını tespit etmiştir. Mahkeme, davacının milli güvenlik güçlerine ait birçok gizli belgeyi ele geçirdiği, Ergenekon örgütü tarafından tasarlanmış programların yayımlanması amacıyla kurulan bir televizyon kanalını yönettiği ve söz konusu örgüt adına kendi evinde bomba sakladığı şüphesini tespit etmiştir." ifadelerini kullandı. Özkan'ın Ergenekon örgütünün askerî üyeleri tarafından talimat aldığı yönündeki şüpheleri güçlendiren telefon kayıtlarına atıfta bulundu. Tutukluluk kararını meşru buldu. Türk adli makamların Ergenekon terör örgütü üyeliği gerekçesiyle ilgili yaptığı tutuklamanın 'somut kanıtlara' ve 'meşru sebeplere' dayandığına hükmetti.

Strasbourg Mahkemesi, sanığın, Ergenekon terör örgütü üyeliği şüphesiyle tutuklu bulunmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve Türkiye'nin müktesebatına aykırı olmadığına hükmetti. Kararda, AİHS'nin özgürlük ve güvenlik hakkını koruyan 5. maddesinin 'güvenlik güçlerinin organize suçlarla mücadelesine zorluk çıkaracak' şekilde yorumlanamayacağı belirtildi.

Mahkeme, Özkan'ın yargılama süresinin uzun sürdüğü gerekçesiyle yaptığı şikâyeti de reddetti. Özkan'ın yargılanmasının adli tatile rağmen 6 aydan kısa bir süre içinde başladığını hatırlattı. Türk adli makamların süratinde herhangi bir kuşku unsuru bulunmadığını belirtti. Özkan, AİHM'ye yaptığı şikâyette kendisini yargılayan mahkemenin hükümet tarafından yönlendirildiği gerekçesiyle AİHS'nin 6. maddesiyle korunan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmişti. AİHM'nin kabul kararında, Özkan'ın bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılandığı kaydedildi.

Balyoz başvuruları reddedildi

Bu arada, Ergenekon ve Balyoz davasıyla ilgili yapılan başvuruların mahkeme safhasına gelmeden reddedildiğini belirtiliyor. AİHM'ye yapılan başvurularda Mehmet Haberal'la ilgili şikâyetlerin sayısı dikkat çekiyor. AİHM'ye Türkiye'yi şikâyet eden hastanın 'tedavisi esnasında doktoru olan Haberal'ın tutuklanması nedeniyle ölüm tehlikesi atlattığını ve yaşama hakkının ihlal edildiği' yönünde şikâyette bulunduğu belirtildi. Her yıl binlerce başvurunun yapıldığı AİHM, iş yükünü hafifletmek amacıyla başvuruların ezici çoğunluğunu ön değerlendirme aşamasında reddediyor. 28 Eylül 2011'de Ergenekon davası sanıklarından Mehmet Haberal'ın, tutukluluğunun kaldırılması talebiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) yaptığı başvuru da reddedilmişti.

 

Tutuklama sebebi açık: Terör

Mahkeme, Tuncay Özkan'ın 'tutuklanma gerekçesini bilmediği' iddiasıyla yaptığı şikâyeti de değerlendirdi. Davacıya tutuklama esnasında ve gözaltında tutulurken hakkındaki suçlamaların kendisini mahkemede savunabilecek ölçüde aktarıldığını belirtti. Kararda, "Davacıyı tutuklayan İstanbul polisi Ergenekon isimli terör örgütü üyeliği şüphesiyle tutuklandığı yönünde bilgilendirmiştir." denildi. Mahkeme, Özkan'ın kendi hakkındaki suçlamaları bilmediği yönündeki iddiasının 'açıkça mesnetsiz' olduğuna hükmetti. (Zaman)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler