YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Davutoğlu'ndan Biden'a cevap: PYD Kandil'dir!
Başbakan Davutoğlu, Almanya ziyareti sonrası uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Davutoğlu, ABD Başkanı Yardımcısı Joe Biden'ın “PKK ile PYD'yi ayırmak gerekir” açıklamalarına "PYD ve YPG faaliyetlerinin kaynağı Kandil'dir" dedi.
Davutoğlu'ndan Biden'a cevap: PYD Kandil'dir!
23 Ocak 2016 / 10:42 Güncelleme: 23 Ocak 2016 / 11:11

ABD Başkanı Yardımcısı Joe Biden'ın “PKK ile PYD'yi ayırmak gerekir" yönündeki açıklamalarına cevap Başbakan Davutoğlu'ndan geldi.

Berlin dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını cevaplayan Davutoğlu, Biden'ın PYD ve PKK ayrımı konusundaki açıklaması hatırlatılınca, “Kendisiyle ben de görüşeceğim. PKK ile YPG'nin ayrı olduğunu iddia etmek için Kandil'den Suriye'ye giden grupları, silahları, Suriye içinden Türkiye'ye sokulmaya çalışılan silahları bilmiyor görmüyor olmak demek. Bu faaliyetlerin kaynağı Kandil'dir. Militanlar da oradan gönderilir. Suriye sınırında yakaladığımız silahların önemli kısmında Suriye sızmalarının etkisi var. Washington'dan böyle görülebilir ama öyle değil" dedi.

YPG'nin rejimle işbirliği yapan örgüt görünümünde olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, “DAEŞ ile mücadele etmesi onu meşru kılmaz. Türkiye kendisine tehdit olan faaliyet, silah aktarımları gördüğü taktirde Kandil'e yaptığı müdahaleyi YPG'ye de yapar" diye konuştu.

BIDEN'IN GÖRÜŞTÜĞÜ GAZETECİLER

“Sayın Biden'ın görüşme programını kim hazırladı bilmiyorum ama Türkiye'de yaşananları tam olarak görmesini istemediği belli. Türkiye özgür bir ülke elbette herkes herkesle görüşür. Ama biz Sayın Biden'dan maden Türkiye'de yaşananlarla ilgili fikir sahibi olmak istiyor PKK terörüne kurban verdiğimiz şehitlerimizin, sivil vatandaşlarımızın yakınlarıyla da görüşmesini beklerdik. Ya da PKK terörünün mağdur ettiği vatandaşlarımızla da görüşebilirdi. Bunları kendisi ile bugün yüz yüze de konuşacağım"

Güneydoğu'daki operasyonlarda sona gelindi mi? Çözüm Süreci'ne benzer yeni bir mekanizma olacak mı?

Geçmişle fark şu. Daha önce bu süreçle silahların bırakılmasını amaçlıyorduk. İnat ettiler silahlanmayı arttırdılar. Bu silahsızlanmayı ya kendi iradeleri ile ya da bizim irademizle yapacaklar. Silahsızlanma gerçekleşmeden çözüm sürecine benzer süreç olmaz. Hala ek talepleri de varsa demokratikleşme içinde yaparız. Silahsızlanmayı müzakere konusu yapmayız. Öyle ya da böyle silahsızlanma sağlanacak"

Meclis'te HDP var. Eğer son derece gereksiz açıklamalarla sabote etmeselerdi ben kendileriyle görüşecektim. Bana bir tek ülke gösterin. Demokratik bir devletin olduğu yerde meşru polis asker dışında bir silahlı grubun herhangi bir küçük köyü dahi kontrol altına aldığına dair örnek gösterin. Hiç kimse içeriden dışarıdan halkın yüzde elliye yakınının gücünü almış biri hükümetin silahlı grupla müzakere etmesini bekleyemez. Bu gruplar silahlarını bırakacaklar, ondan sonra her şey konuşulur. Ama silahın olduğu yerde demokrasinin işlemesi çok zor"

AKADEMİSYENLERİN İHANET BİLDİRİSİ: “ONLARLA FİKRİ MÜCADELEYE VARIM"

“Akademisyenler konusunda kanaatlerimi paylaştım. Hukuki ya da başka süreç olmadan bu akademisyenler fikren mücadele etmeyi tercih ederim. Bu konuda hazırız. Ekonomi dalında Nobel ödüllü bir isim olan Stiglitz'e de Davos'ta anlattım bunu… Benim bunlarla mücadele etmek için hukuki kalkana ihtiyacım yok, gözaltı vb. Akademik olarak mücadele ederim. Bizim tarafımızdan da gözaltı gibi yargıya müdahalemiz olmadı.

Öyle bir intiba oluyor ki sanki savcılar bizim görüşümüzle harekete geçti. Doğru değil. Gitmeden önce de akademisyenlere meydan okudum çıkın bilimsel değeri var mı diye sordum. Konuşan olmadı . Ama dışarıda algı yönetimi yapmaya kalktılar.

Dünyanın her yerinde terörü teşvik diye bir suç vardır. Davos'ta akademisyenlerle oturduğumda da ifade ettim. Diyelim ki, ABD'de bir köy El Kaide tarafından silahlansa, çukurlar kazılsa, mayınlar olsa, okullar mühimmat deposu olsa, hastanelerine roket atılsa, akademisyenler toplansa bırakın dokunmayın diye bildiri imzalar mi, ABD polisi çekilsin, burayı El Kaide'ye bıraksın der mi?"

“Gözaltında akademisyen yok. İlk gün birkaçı çağrıldı. Bu hükümeti eleştirdikleri için yapılan bir şey değil. Ona bakarsanız her gün hükümeti çok sert eleştiren onlarca makale yayınlanıyor"

SINIRDAKİ RUS ASKERLERİ

“Rusya'nın hamleleri Suriye'deki durumun gittikçe kötüleştiğini ve Rusya açısından ciddi bir niyet sorgulaması yapılmasını gerektiriyor. Türkiye sınırları boyunca Türkiye'yi tehdit eden hangi gelişme olursa olsun , her adımı tereddütsüz atarız. Hangi terör örgütü olursa olsun arkasında kim olursa olsun, Türkiye'ye zarar verirse her tedbiri alır ve her türlü askeri ve değer güvenlik önlemlerini almakta tereddüt etmeyiz"

“SAYIN CUMHURBAŞKANI BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZ, ONA SAHİP ÇIKACAĞIZ"

“Nerede kimin tarafından yapıldı bilmiyorum. Sayın Cumhurbaşkanı'ndan emaneti alınca da söyledim. Kendisi ve o makam, her zaman tüm tartışmaların üzerindedir. Devlet makamı sebebiyle, şahsi dostluğumuz sebebiyle de benim, Ak Parti ve tüm arkadaşlarım için kırmızı çizgidir. Cumhurbaşkanı'nı hep takdirle andım. Hiçbir konuşmamız yok ki kendisinin bu ülkeye yaptığı hizmetleri anmış olmayalım ya da Cumhurbaşkanı'na yönelik yanlış tavır olduğunda sessiz kalmış olalım. Birileri bu hukuku bilmiyor olabilir veya ahkam kesmek isteyen işgüzarlar olabilir. Biz eleştirilerine de bakmayız ahkam kesmelerine de bakmayız. Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı'mıza hakaret edince ilk gün konuştum. Cumhurbaşkanlığı makamı üstte tutulmalı. Kimsenin tavsiyesine ihtiyacım yok. İşgüzar eleştirilerine de pirim vermem"

 // Rasim DUMAN
Kuzey İrak ve Suriye'de PKK ve PYD'ye karsi yaptigimiz operasyonlarda, "bilgi paylasimi" ve "koordinasyon" talep edeceklerdir. Demek ki, vurdugumuz yerlerde kendi adamlari da telef oluyor; bunu acikca soyleyemiyorlar. Bu talepleri kesinlikle reddedilmelidir. Aksi halde operasyonlarimizdan hicbir musbet netice alamayiz....
23 Ocak 2016 12:51
 // Rasim DUMAN
Biden'in gorusme programi ve PYD ile ilgili sozleri, ABD'nin TURKİYE'ye karsi samimiyetsizligini, ardniyetini ve hatta "dusmanligini" tam olarak isbat ediyor. Bizim devlet adamlarimiz da ABD'ye gittiklerinde Kizilderili ve Zenci STK'lari ile gorusmeli ve onlarin "insan haklari"nin takipcisi ve destekcisi olduklarini beyan etmelidirler....
23 Ocak 2016 12:45
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler