YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Davutoğlu'dan kritik açıklamalar
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Polonya dönüşü uçakta gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu.
Davutoğlu'dan kritik açıklamalar
09 Aralık 2014 / 16:00 Güncelleme: 09 Aralık 2014 / 16:15

İşte Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları:

Gerekli adımları attık

Sürecin kendisi ile ilgili zihnimiz her zaman berrak oldu. Tereddüt yaşamadık. Türkiye'nin her yerindeki aktörlerle her zaman temas halinde olduk. Bu mesele Hükümet ve bir taraf arasında giden konu değil.  Demokratikleşme ile ilgili.  Kimse bizden bir şey talep etmeden yerine getirdiğimiz şeyler var. Olağanüstü hal kaldırıldı. Kürtçe kullanımı vb. Köye dönüşle ilgili her türlü çalışmalar yapıldı. Mağdurlara hakları tazmin edildi. Ret politikaları terk edildi.

Çağdaş toplumda ne olması gerekiyorsa bu adımları attık.  Çözüm Süreci'nde işlemesi gereken her şey işliyor yürüyor. Yasaya da bunu bağladık. Hala Türkiye'de birileri silah kullanmaya yöneliyorsa  buna Kürt vatandaşlarımız tepki gösterir. 6 - 7 Ekim olaylarında halkın bunu benimsemediği ortada.

Silahları bırakıp Türkiye'yi terk edecekler

Cumartesi günü yapılan görüşmelerde Hükümet olarak atacağımız adımları ele aldık. Bize ve Türkiye'de yaşayanlara verilen sözler, silahların bırakılması ve Türkiye'nin terk edilmesi... Herhangi bir adım atılmadı, bir de şiddet sokaklara yansıdı. Bundan sonra beklediğimiz husus, demokratik talep konusunda herkesin her görüşü dile getirmesine açığız.  Şiddet kullanımına ve bununla bölge halkına baskı yapılmasına karşıyız.

Kaos çıkarmak isteyenlere izin vermeyeceğiz

Gitsin sokağa insin sorsun bakalım halk 6 - 7 Ekim olayları için ne düşünüyor iş yerlerini yakanlar hakkında. Biri Çözüm Süreci üzerinden kan dökmek kaos çıkarmak isterse buna asla izin vermeyiz. O insanları korumak bizim görevlerimiz. Ama eline molotofkokteyili alanlar etrafı yakıp yıkmak için uğraşıyor. Böyle bir çağrı varsa bir an bile tereddüt etmeyiz.  Sorumlu olmaya davet ediyorum.

Güvenlik paketine özgürlükler de dahil

Bu pakete sadece güvenlik değil özgürlük de dahil. Bu paket aylarca istişare edilerek hazırlandı. Bu taleplerin tümü de bize Doğu ve Güneydoğu kanaat önderlerinden, STK'lardan parti temsilcilerinden bu tedbirleri istediler. Şunu söylediler: "Biz Suriye'de olduğu gibi bir partinin baskı altında tutacağı duruma isyan ederiz"
 

Çözüm Süreci başarılı olursa diye çekinenler var

Müzakere olmalı, müzakere ne demek. Adaya gittiler işte kahve içmediler herhalde.  Adaya gidemeyen birisi çıkıp tehdit edecek.  Birileri oyun kurarken, birileri açıklama yapıyorsa, eğer koordineli yapıyorlarsa bir başka şeyi de koordinesiz mi? Kendi aralarında konuşup öyle açıklama yapsınlar. Kılıçdaroğlu'nun Diyarbakır sözünü de yanına koyup öyle düşünün. Mesela Çözüm Süreci başarılı olursa başka olur diye düşünenler var.  Demirtaş Efekan ile Sinem'in nerede olduğunu sorsun. O çocukları hangi mücadelenin içine götürdüler. Çözüm Süreci millete mal oldu, gereğini yaparız.

tan1-002.jpg

Barzani'nin "Türkiye olmasaydı Erbil düşerdi" açıklaması

Irak'ta Kürt bölgesi bir istikrar bölgesidir.  Oradaki istikrar Türkiye için de istikrardır. Bağdat Irak arası ilişkilerin iyi olmasından en fazla biz memnuniyet duyarız. Türkiye dışarıda da Kürtlerin yardıma ihtiyaç olduğunda nasıl yardım ettiğimiz aşikardır.

Üçüncü göze gerek yok

Bizim buna ihtiyacımız yok. Daha önce Oslo'da denedik. Başka gözler girdi mi başka çıkarlar da giriyor. Üçüncü göze ihtiyaç yok. Bölgenin kanaatüönderleri ile görüşeceğim.  Gerekiyorsa mahalleye kadar ineceğiz

Devlet, Kandil'le görüşüyor mu?

Şu anda öyle bir görüşme yok. Ancak zaten bir süreç işliyor. Heyet Adaya gidiyor,  oradan da Kandil'e. Engel çıkarmıyoruz. İyi niyetli olunduğunda süreç işler. Art niyet olursa buna boyun eğmeyiz.

Seçim barajı kalkacak mı? 

Biz hiç baraj hesabı yapmadık. Barajın  kalkması için biz girişimde bulunmuştuk.
Geçen sene üç teklif getirdik. Dünyada temsil ile istikrar arasında denge kurulur.
Bu son parlamento baraja rağmen yüzde 95 temsil var. Hala şikayet varsa bunu yapalım.
Doğru yöntem değil, bir buçuk sene sonra.  Her seçimden beş altı ay önce o seçimlerle önce tartışma başlatmak demokrasiye hizmet etmez.

Haluk Koç'un KPSS iddiaları

Bizim için esas olan liyakat.  Nepotizme her zaman karşı oldum.  Atamalar belli nitelik, yasal yapıldı ise buna karşı çıkmayız.  Birileri görev yasaklısı olarak ilan edilemez. Objektif kriterler uygulanır.

Madem dosya açtılar biz de dosya açarız. Acaba Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK döneminde kendi eski soyadıyla eski  kaç yakını işe girdi , anne soyadı ile kaç yakını girdi, eşinin soyadı ile kaç yakını girdi. Onun zamanında el yazısı ile imtihan yapılmadan SSK'ya eleman alınması kararı ne niyetle verildi. 444 kişi nasıl alındı detaylarını veririm. Burada SSK bu rakamları koyun. Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan olsaydı Türkiye demokrasisine kaç bin kişi olarak yansırdı? Görevlendirilmemiş akraba kalmazdı.

Aylarca yıllarca beklediler MİT birden konuşuldu. Nereden çıktı? Ellerine o verildi
şimdi de KPSS. Böyle bir şey söz konusu değil. Seçim geliyor ya birileri ellerine bir belge veriliyor. Öyle belgeler çıkar ki halkın arasına çıkamaz. 

 

KANALAHABER.COM ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler