YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Davutoğlu Rum tarafına seslendi
Davutoğlu Rum tarafına seslendi
14 Aralık 2013 19:05
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Güney Kıbrıs Rum Kesimi Lideri Anastasiadis ve Rum tarafına seslendi

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Güney Kıbrıs Rum Kesimi Lideri Anastasiadis ve Rum tarafına seslenerek, bir an önce siyasi irade ortaya koyarak süreci daha fazla uzatmamaları çağrısında bulundu.

Bakan Davutoğlu, Lefkoşa’da KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Davutoğlu gazetecilere yaptığı açıklamada, Kıbrıs Türk tarafında ortak bir anlayış görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Gerçekten Kıbrıs Türk halkı yarım yüzyılı aşan bir süre içinde çok ciddi sıkıntılar yaşadı. Büyük sınavlarla karşı karşıya kaldı. Ciddi müzakereler yürüttü. Büyük bir müktesebata sahip oldu. Bugünler dahil Kanlı Noel’in 50. yıldönümünü yaşıyoruz. O günlerde yaşadığımız acıları Kıbrıs Türk halkı nasıl hissetmişse, Anadolu’daki kardeşleriniz de öyle hissetmişti. Biz belki çocuk yaşlardaydık ama o günlerden bugünlere hep Kıbrıs meselesi hepimizin gönlünde, zihninde yer etmiştir ve yer etmeye devam edecektir" dedi.

Davutoğlu, "Çok çileli yıllardan sonra rasyonel, son derece akılcı ve tutarlı müzakere yöntemini ve süreçlerini de yönettiniz. 2004 yılında aslında barışa çok yaklaşılmıştı. O zaman yürütülen müzakerelerle bugün belki karşı karşıya kaldığımız bazı sorunları da görmeyecek şekilde barış gerçekleşmiş olabilirdi ama Kıbrıs Rum tarafı bunu reddetti. Uluslararası toplumun da bunu unutmaması lazım. Daha sonra 2008’den 2012’ye kadar yine yoğun bir müzakere talep edildiğinde BM tarafından KKTC bunu çok büyük bir anlayışla ve işbirliği yaklaşımı ile benimsedi. Önce Sayın Talat müzakereleri yürüttü, sonra Sayın Eroğlu ve bu anlamda hem demokratik canlılığı, sürekliliği gösteren hepimizi övünç duyduğu bir tablo ortaya çıktı" diye konuştu.

"Türk tarafı devlet sürekliliğini gösterdi"

Bakan Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın da beyan ettiği gibi, Cumhurbaşkanlığına seçildiği andan itibaren KKTC’deki ortak aklı ve devlet sürekliliğini gösterecek şekilde kalınan yerden devam edeceğim diye BM Genel Sekreteri’ne mektupla beyanda bulundu. O gün de ben Lefkoşa’da idim. Belki bazılarının beklentilerini de yok edecek şekilde Sayın Eroğlu, bu devlet sürekliliği ve anlayışı iradesi ile aslında ezberleri bozdu. Aslında KKTC’de ortak bir aklın oluşmuş olduğunu göstermiş oldu."

"Rum tarafı sürekli mani çıkarıyor"

Bakan Davutoğlu, "O günden bu güne de çok iyi niyetle müzakereler yürütüldü. Maalesef 2012 yılında eski Cumhurbaşkanı Hristofyas, seçimleri gerekçe göstererek müzakerelere ara verilmesini talep etti. Daha sonra hepimizi ümitlendiren, seçim öncesinde yaptığı açıklamalar geldi. Hep seçim sonrasında bir an önce bir araya gelinir ve birlikte kalınan yerden devam edilir ümidiyle bakıldı. Uluslararası toplum da bu ümit içindeydi. Ama maalesef Sayın Anastasiadis de seçim sonrasında ekonomik krizi gerekçe göstererek, uzun bir süre liderler zirvesinin başarması mümkün olmadı. Ancak son iki üç ay içinde özellikle New York’ta BM’de yürütülen temaslar paralelinde bu kez liderlerin bir araya gelmesine zemin teşkil edecek bir ortak açıklama üzerinde çalışıldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tarafı, Güney Kıbrıs Rum tarafı, Türkiye de elinden gelen katkıyı sağladı. Dün ben Atina’daydım. Yunanistan’la da karşılıklı ziyaret konusunda mutabık kalınmıştı ki, bütün bunlar psikolojik bir atmosfer oluşturmaya yönelik adımlardı. Bu atmosfer içinde son günlerde yoğunlaşan bir müzakere yürütüldü. Bu müzakerelerde gelinen noktayı bizzat Sayın Cumhurbaşkanımızdan dinlemekten çok istifade ettim. Daha sonra da ilgili hükümet üyeleri ve ana muhalefet partisi başkanları ile gelinen son noktadaki tabloyu birlikte tefekkür ettik. Ve benim büyük bir memnuniyetle müşahede ettiğim husus şu ki, gerçekten demokratik olgunluk için KKTC’de bütün bu müzakere süreci konusunda ortak bir akıl ve yaklaşım var. Bu KKTC’nin en büyük zenginliğidir ve Sayın Cumhurbaşkanımızın gösterdiği liderliğin de bir anlamda yansımasıdır" dedi.

Türkiye olarak her zaman Kıbrıs Türk tarafının üzerinde mutabık kaldığı, anlaştığı, birleştiği her hususta onların yanında olmaya devam edeceklerini söyleyen Bakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu anlamda her zaman olduğu gibi üç mesajı tekrar iletmek istiyorum. Birincisi KKTC’ye ve Kıbrıs Türk halkına; Türkiye Cumhuriyeti devleti her zaman olduğu gibi bundan sonra da KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının yanındadır. Onların talepleri, onların beklentilerini yerine getirecek bir barışın gerçekleşmesi için ne destek gerekiyorsa veririz. Onlar müzakere ederken karşılaştıkları zorluklar konusunda nuda olaylaştırıcı ne yapılması gerekiyor onları yaparız, yaptık, yaparız. Bu hafta içinde dahi ben de birçok dışişleri bakanı muhatabımla ve BM Genel Sekreteri ile bu konuda görüşmeler yaptık. Sayın Downer’la da bir görüşme yapacağız.

Önemli olan KKTC’nin tek bir hedefe kilitlenmesi ve birliğini ve beraberliğini bütün siyasi kesimleri ile muhafaza etmesi. Kıbrıs’ta barışın parametreleri bellidir. Türkiye inşallah nisan ayında Anadolu’yu su boru hattı ile bağladığımızda, herkes bir defa görecek ki Anadolu’nun kaderiyle Kıbrıs Türk halkının kaderi bir bütündür. Bu konuda da desteğimiz sürecek.

Her açıdan sürmeye devam edecek. İkincisi, Kıbrıs Rum tarafına ve özellikle Sayın Anastasiadis’e olan mesajımız şudur; dünyada hiçbir uluslararası sorun yok ki, Kıbrıs kadar tartışılmış olsun ve Kıbrıs kadar müktesebat oluşmuş olsun. 60 yıl içinde hemen hemen her konu tartışıldı. Şimdi siyasi irade zamanıdır. Ve gerçekten son iki üç aylık bu metin müzakerelerinde dahi, Kıbrıs Türk tarafı gerekli olduğunda ne kadar esnek davranabileceğini ve ne kadar işbirliğine açık olduğunu ortaya koymuştur. Önemli bir an önce şimdi liderlerin buluşması, inşallah bu müzakereler neticesinde, açıklama metni üzerinde bir mutabakat oluşacaktır.

Ama önemli olan sadece metinler değil, liderlerin göstereceği siyasi irade ve kararlılıktır. Sayın Anastasiadis’den ve Kıbrıs Rum tarafından artık bu müzakereleri sürüncemede bırakmaya yönelik bir taktik manevra değil, stratejik bir vizyonla kalıcı bir barışı harekete geçirecek, gerçek bir müzakereyi başlatmalarıdır. Bu anlamda da Kıbrıs Türk tarafının iyi niyetini biz Türkiye olarak tam teyit ediyoruz. Uluslararası topluma, başta BM olmak üzere mesajımız şudur; artık bu donmuş krizi çözmek için taraflar nezdindeki ikna edici ağırlığı herkesin ortaya koyması lazım.

Garantör devletlerin, bütün ilgili tarafların bir an önce pozitif katkılarını ortaya koyup, kalıcı bir barışın temin edilmesi çaba sarfetmesi lazım. Ama önü açık, Kıbrıs Türk halkı izolasyonlar altında inlerken, önü açık bir müzakere ile sürekli bu statükonun devamına ve bir gün Kıbrıs Türk halkı bıkar da haklarından feragat eder gibi bir anlayışa izin verilmeyeceğini de herkesin bilmesi lazım. İki taraflı, iki kurucu devletin iradesine dayalı, bu iradeyi neşet eden bir egemenlik anlayışına dayalı bir çözümü artık devreye sokmak ve bu çözümü hayata geçirmek gerekir."

Davutoğlu ayrıca, "Ben bugün KKTC’de Sayın Eroğlu’nda ve bütün liderlerde bu iradeyi görmekten memnuniyet duydum. Kıbrıs Türk tarafında bu irade oldukça, eminim öyle veya böyle bir gün Kıbrıs Türk halkı da kendi iradesini siyasete yansıtacak zemini bulacaktır, oluşturacaktır. Türkiye Cumhuriyeti olarak her zaman yanınızda olduğunuzu bir kere daha teyit etmek istiyorum" şeklinde konuştu.

 

İHA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler