YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Davutoğlu o anları anlattı
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Gazze'de bir hastane ziyaretinde duygulanmış ve gözyaşlarını tutamamıştı.
Davutoğlu o anları anlattı
21 Kasım 2012 / 13:38 Güncelleme: 21 Kasım 2012 / 14:09

Bakan Davutoğlu o an neler yaşandığı anlattı: 

''O anın fotoğrafını basında gördüm. Eşimle birlikte ve diğer bakanlarla birlikte Şifa Hastanesi'ne gitme planımız vardı. Eşim doktor olduğu için başhekim biraz daha detaylı gezdirdi. Bu arada bizden çok kısa bir süre önce hastaneye ulaşan maalesef 3 cenaze odaya alınınca, onları görmek durumu oldu. Gerçekten çok ıstırap verici, insanı hüzünlendiren tabloydu. Bir genç kız 15-16 yaşlarında, bir yaşlı 75-80 yaşlarında, bir de genç erkek cesedi ki onun kanı hala akıyordu. Hepimizin o yaşlarda kızı var, babası içeri alınca çok duygusal bir an yaşandı. Kızına nasıl kapaklandığını görünce, çevredekiler teskin etmek için 'Türk Dışişleri Bakanı burada, sizi teselli etmek istiyor' dediler, dönüp bize sarılınca... O anda birçok şeyi insan çok daha yakından hissediyor, bu yaşamayanın hissetmeyeceği duygulardır. Uzaktan yorum yapmak çok kolaydır ama o acılı anda bir babanın hissettikleri, o babayla kucaklaşırken iç içe geçtiğinizi hissediyorsunuz. Orada yatan cenazenin, o masum ve cansız bedenin kendi kızınız olduğunu düşünüyorsunuz. Sabahleyin evde bıraktığınız kızınızı öyle bulduğunuzu düşünün. O anda bakan olduğunuzu, rasyonel bir müzakere yürütmekle yükümlü olduğunuzu bir an için unutup, o psikolojiden çıkıp bir insan olarak onları yoğun bir şekilde hissediyorsunuz.

Keşke daha fazla teselli edebilseydim o babayı, keşke orada kalıp o aileyle birlikte geçirebilseydim o geceyi. Hiçbir şey bir evlat açısından daha ağır gelemez. Sadece orada değil daha önce de bir aileden çok sayıda çocuğun vefat ettiği bir aileyi ziyaret ettik, orada da aynı ortam vardı. Şimdi bunlar terörist mi  O genç hanım kız, 15-16 yaşındaki kız İsrail'e ne yaptı, ne tür bir suçla suçlanıyor ki böyle bir muameleye maruz kalıyor. Orada o yoğun insanı duyguları yaşadıktan sonra diplomasi ve rasyonalizm de yaparsınız ama adalet ve vicdana dayanmayan hiçbir diplomasi kalıcı olamaz. O babanın hissiyatına bir şekilde sahip çıkmayan bir diplomasi de insanlık vicdanıyla bütünleşemez. Yaşadığımız o çerçevede gayet insani. Baba uzun süre kızına sarıldı, insanlar ayıramadı. Ancak beni görünce ayrıldı ve bana sarıldı. O anda sadece o ıstırabı hissedersiniz. Allah kimseye bu acıları göstermesin, bize de bu acılara maruz kalan insanlara sahip çıkma gücü versin. aa
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler