18 Aralık 2017 Pazartesi
  • Altın155,771
  • BIST109.330
  • Dolar3,8638
  • Euro4,5501
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin5,1428
  • İstanbul7 °C
  • Ankara9 °C
  • İzmir10 °C
  • Konya7 °C
  • Adana10 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır4 °C
  • Bursa9 °C
  • Kayseri0 °C
  • Kocaeli9 °C
  • Şanlıurfa8 °C
  • Gaziantep6 °C
  • İçel13 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Davutoğlu: "Dedem size karşı savaştı ama ben..."
Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Gelibolu’da, bizim büyükbabalarımız birbirleriyle savaştılar. Benim büyükbabam da Türk tarafında savaşanlardan bir tanesiydi. Bugün Avustralya’ya karşı, Anzaklara karşı savaşan birinin torunu olarak burada misafirim” dedi.
Davutoğlu: "Dedem size karşı savaştı ama ben..."
15 Kasım 2014 / 08:47 Güncelleme: 15 Kasım 2014 / 08:55

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Brisbane Belediye Sarayı’nda düzenlenen, “Küresel Gelişmeyi Güçlendirme: G20 Brisbane Zirvesi’nin Sınamaları ve Katkıları Konferansı”nın kapanış oturumunda konuştu.

Davutoğlu, şunları söyledi:

Büyükbabalarımız savaştı

Gelibolu’daki, Çanakkale savaşlarının, deniz savaşlarının 100. yılını idrak ediyoruz. Gelibolu’da, bizim büyükbabalarımız birbirleriyle savaştılar. Büyükbabam da Türk tarafında savaşanlardan bir tanesiydi. Bugün Avustralya’ya karşı, Anzaklara karşı savaşan birinin torunu olarak burada misafirim. Tarihin cilveleri olan şeyler bunlar. Savaştan sonra bir intikam kültürü olmamalı. Geçmişte ne olmuş olursa olsun artık geçmişte kaldı.

Yeni sistem kurmalıyız

Demokratik, meşru, hesap verebilir bir siyasi sistem kurmak durumundayız. Eğer sürdürülebilir bir ekonomik sistem istiyorsak. Aynı zamanda insanlığın liderleri olarak da hareket etmeliyiz. Hem siyaset hem ekonomi birbirleriyle entegre olmalı. Dünyada finansal sistemi düzenlemek açısından ve finansal mimariyi yeniden tasarlamak için G-20 bu bağlamda doğru bir platform.

Temel gündem oluşturacağız

1 Aralık’tan sonra Türkiye’de, bizim kendi misyonumuz var. Temel bir gündem oluşturacağız. G20’nin temel hedeflerini belirleyeceğiz ama bir prosedür, kurallar bütünü dayatmadan, dönem başkanı olarak dayatamayız zaten.

BM'ye eleştiri

BM daimi üyeleri BM Güvenlik Konseyi içerisinde herhangi bir kararı tek başına veto edebiliyor. Eğer tek bir ulus, Suriye veya Filistin meselelerinde olduğu gibi ‘hayır’ derse, bütün süreç tıkanıyor. Küresel siyasi sistem bugün esasında G20 mekanizmasından çok daha az demokratik. Uluslararası sistemin mutlaka her açıdan kapsayıcı olması lazım. Eğer buna sahip olmazsanız meşruiyeti bulamazsınız. Bugün BM’nin sıkıntısı zaten bu. BM Güvenlik Konseyinin meşruiyeti tartışmaya açılıyor.

Suriyeli nüfusu

1,6 milyon Suriye vatandaşı Türkiye’ye geldi. Yaklaşık 4 milyon civarında da Suriyeli mülteci var. İlk aşamalarda bölge ülkeleri etkilerken daha sonra insanlığın tamamını etkileyen bir şey haline geliyor. Biz 3 senede 2,5 milyar dolar para harcadık bu kriz için. Türkiye’deki bazı il ve ilçelerde Suriyelilerin nüfusu, Türk nüfusu da geçmiş durumda. Sınırımızı kapatmıyoruz. Çünkü bu insanlar, insan. Çünkü Esed rejimi scud füzeleriyle, kimyasal füzelerle bu insanlara saldırıyorlar.

'Az gelişmiş' tanımına itiraz

En az gelişmiş ülkeler terimi reddedilmeli. Mesela Nepal, ruhaniliğin merkezlerinden birisidir. Nepal’e ‘en az gelişmiş ülke’ nasıl dersiniz? Maneviyatta, ruhaniyette bu kadar gelişmiş bir ülkeye bunu söyleyemezsiniz. 47 ülke en az gelişmiş ülke olarak sıralanıyorlar. ‘Bizler insanlık adına konuşmalıyız’ diyordum ya işte bir kast sistemi uygulayamayız. ‘Bunlar problemli ülkelerdir, geliri olmayan ülkelerdir’ gibi konuşamayız. ‘Bizler de seçilmiş insanlarız, G20’yiz, onlar adına her şeye biz karar veririz’ şeklinde bir yaklaşıma giremeyiz.

 

MİLLİYET

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler