YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Davutoğlu: ‘Çok samimi, sıcak bir görüşme oldu’
Davutoğlu: ‘Çok samimi, sıcak bir görüşme oldu’
12 Aralık 2013 19:23
Ahmet Davutoğlu, Edward Nalbandyan ile yaptığı görüşmenin son derece sıcak bir atmosferde gerçekleştiğini belirtti.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ermeni mevkidaşı Edward Nalbandyan ile yaptığı görüşmenin son derece sıcak bir atmosferde gerçekleştiğini belirterek, meseleleri açık yüreklilikle konuşmadan hiçbir problemin çözülemeyeceğini kaydetti.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) örgütünün 29. Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı için Erivan'da bulunan Davutoğlu, Nalbandyan ile yaptığı görüşmenin ardından Türk basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Ermenistan'ın başarılı bir KEİ dönem başkanlığı yürüttüğünü söyleyen Davutoğlu, "Ermenistan son derece başarılı bir dönem başkanlığı ile örgüte ciddi katkılar sağladı. Bugün yapılan toplantı ile hem bu dönemde yapılan çalışmaları gözden geçirdik, hem de KEİ'nin önümüzdeki dönem başkanı olan Bulgaristan'la gelecekte atılacak adımlar konusunda fikir alışverişinde bulunuldu. Son derece verimli bir toplantı oldu" dedi.

Davutoğlu, "KEİ'nin ileriki dönemde uluslararası örgütler arasında etkin bir rol alması ve Karadeniz havzasında barış, refah ve istikrarın sağlanması anlamında önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Ben ev sahipliği konusunda Ermenistan'a ve Sayın Nalbandyan'a teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.

"4 yıl sonra bir ilk"

Davutoğlu, "4 yıl sonra bir Türk dışişleri bakanı Erivan'a bir ziyaret gerçekleştirmiş oldu. Bildiğiniz gibi son olarak yine KEİ toplantısı çerçevesinde Sayın Babacan'ın bir ziyareti vardı. Ondan önce bu düzeyde bir ziyaret söz konusu olmamıştı. Dolayısıyla ziyaretimizin bu anlamda da özel bir anlamı oldu" ifadelerini kullandı.

"Uzun bir süreden sonra ilk defa Nalbandyan'la uzun bir istişare imkanı bulduğunu" kaydeden Davutoğlu, "Dediğim gibi misafirperverliğine teşekkür ediyorum. Son derece sıcak ve samimi bir ortamda görüşme gerçekleştirdik. Görüş ayrılıklarımız zaten birçok konularda malum, biliniyor, ama önemli olan bu görüş ayrılıklarının ötesinde, karşılıklı pozisyonlarımızın bilinmesine rağmen daha sık vesilelerle -aslında bizim görüşümüz de budur- bir araya gelmek ve gelişmeleri takip etmek" dedi.

Davutoğlu konuşmasına şöyle devam etti:

"Türk ve Ermeni halkları bu topraklarda bir arada yaşamışlardı. Türkiye ve Ermenistan da, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra hemen diplomatik temas kuran ve karşılıklı tanıma gerçekleşmiş olan ve bu anlamda da diplomatik ilişkilerin sürdüğü iki komşu ülkedir. Biz isteriz ki, Ermenistan ile ilişkilerimiz, bütün komşularımızla olduğu gibi, en üst düzeye, en iyi düzeye çıksın. Yine Türk ve Ermeni halkları nerelerde olursa olsun, karşılıklı anlayış içinde, ortak tarihimizin olumlu ve olumsuz intibalarını da açıkça, açık yüreklilikle paylaşarak bir şekilde yeni bir dostluk ilişkisi içine girsinler. Bu anlamda hükümetlerimizin çok ciddi çabaları oldu. Yine iki ülke ilişkileri paralelinde, Kafkasya'da da kalıcı bir barış ve istikrar havzasının oluşması elzemdir.

Soğuk savaş döneminden kalan donmuş krizler, hem Kafkaslar'da, hem Balkanlar'da enerjinin içte tüketilmesi sonucunu doğuruyor. Bizim arzumuz, isteğimiz bu enerjinin ortak işbirliği halinde, dışa dönük olarak, bir kalkınma projesi, bir ekonomik refah havzası oluşturulması yönünde oluşturulması. Bu anlamda Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan arasında çok geniş işbirliği imkanları geliştirdik. İsteriz ki, Ermenistan da bu donmuş krizlerin aşılmasıyla birlikte bu ekonomik projelerin parçası olsun ve en asli unsuru olsun."

"Çok samimi bir görüşme oldu"

Bakan Davutoğlu, "Bugün Sayın Nalbandyan ile yaptığımız görüşmede hem ikili ilişkileri ele aldık, hem de biz de bu perspektifimizi paylaşma imkanı bulduk Türkiye olarak. Kendisiyle biliyorsunuz protokoller sürecinde, öncesinde ve sonrasında birçok görüşme gerçekleştirdim. Son dönemde toplantılarımızda bir kesinti söz konusuydu. Bugün bu görüşlerimizi paylaşmaktan büyük bir memnuniyet duyduk. Daha çok ikili ilişkiler üzerinde dediğim gibi ama bölgesel perspektifimizi de paylaştık. Çok açık yüreklilikle ve samimi bir görüşme oldu.

Tabi bu tür temaslarda bir seferde sorunların bütünüyle çözüldüğü, hatta bir çözümün hemen oluştuğu intibaına kapılmak doğru değil. Ancak görüşmeden, diyalog kurmadan, meseleleri açık yüreklilikle konuşmadan, herhangi bir sorunun çözülmesi mümkün değil. Bu anlamda psikolojik bir eşiğin aşılması ve karşılıklı temaslarla görüşlerimizin daha yakından senkronize edilmesi önem taşıyordu. O bakımdan çok faydalı bir görüşme oldu" ifadelerini kullandı.

Ermenistan ziyareti öncesinde, "Ermenistan'ın Dağlık Karabağ'da işgal ettiği 7 bölümden 2'sinden çekilmesi halinde sınırların açılacağı" yönündeki açıklamaların sorulması üzerine Davutoğlu, "Her şeyden önce şunu tasdik etmek isterim, ne benim ağzımdan, ne de herhangi bir Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı yetkilisi böyle somut anlamda bir öneri konusunu hiçbir şekilde, hiçbir basınla paylaşmamıştır veya bunu gündeme getirmemiştir. Türk basınında ve buna reaksiyon olarak bazen Ermeni basınında çıkan haberler, yorumlar bu anlamda sağlıklı bir zemine dayanmamaktadır. Bunlar tamamıyla spekülatiftir veya geçmiş tartışmalara, önerilere dayalı yorumlardır bunlar" cevabını verdi.

Davutoğlu, "Bizim öncelikli hedefimiz, diyalog ve görüşme ortamının sağlam bir psikolojik zeminde inşa edilmesi, sürdürülmesi, bu çerçevede her türlü yaratıcı fikir gündeme gelebilir, her türlü fikir ele alınabilir. Ülkeler pozisyonlarını zaten biliyorlar ama nihayet pozisyonlarımızı biraz daha yeni fikirlerle zenginleştirerek yol alınabilir bu tür donmuş krizlerde. Ama bu tür haberlerin çoğu spekülatif nitelikte" diye konuştu.

Davutoğlu ayrıca bir soru üzerine şunları söyledi:

"Buraya gelmeden önce dün ve bugün birçok muhatabımla görüşmeler gerçekleştirdim. Ama burada tek konu Kafkasya değildi. Yani ABD Dışişleri Bakanı Sayın Kerry ile İngiltere Dışişleri Bakanı Sayın Hague ile, bugün de burada Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Sayın Suud el Faysal'la ve biraz önce de BM Genel Sekreteri Sayın Ban Ki-mun ile görüştüm. Bu görüşmelerde üzerinde durduğumuz konular Kıbrıs, BM bağlamında Kıbrıs konusunu ele aldık. Kafkasya'yı da görüştüğümüz muhataplarım oldu. Özellikle Kerry ile ve öncesinde Kiev ve St Petersburg'da Rusya Dışişleri Bakanı Sayın Sergey Lavrov ile görüşmelerim oldu.

Dolayısıyla bu telefon trafiğinin tümü bu ziyaretimle ilgili değil. Yarın Atina'da, Cumartesi günü Kıbrıs'ta olacağız. Orada da bir diplomatik trafik yürüyor. Bir de tabi Bangladeş'teki gelişmeler hepimizi kaygılandıran gelişmeler. Bu görüşmelerde ele aldığımız konulardan biri de Bangladeş'teki görüşmeler oldu."

 

İHA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler