YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Davutoğlu: "Barajdan değil milletten medet umsunlar"
Seçim barajı tartışmalarına tepki gösteren Başbakan Ahmet Davutoğlu, muhalefetin bu konudaki tutumunu eleştirdi: "Mededi baraj tartışmalarından ummasınlar, gitsinler milletten medet umsunlar" dedi.
Davutoğlu: "Barajdan değil milletten medet umsunlar"
09 Aralık 2014 / 04:55 Güncelleme: 09 Aralık 2014 / 05:18

Polonya ziyaretinden önce Esenboğa Havalimanı’nda açıklamalarda bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu, seçim barajı tartışmalarına ilişkin, AK Parti’nin barajdan veya herhangi bir engelden korkarak siyaset yapan bir parti olmadığını söyledi. Davutoğlu, özetle şunları söyledi:
Hiçbir şeyden korkmadık. Barajlar önümüze dikildi, kapatma davası açıldı, her türlü engeller çıkartıldı ama AK Parti, herhangi bir mazeretin arkasına sığınma ihtiyacı hissetmedi.

Zamanlaması önemli

Oturup Ankara’da ‘acaba baraj ne olacak’ diye bir hesap içerisinde değiliz. Diğer partiler bazı beklentiler içinde Ankara’da hesaplar yapıyor olabilirler. Bizim hesabımız milletle. Ne hukuki süreçlerden medet umarız ne de kapalı kapılar ardından koalisyon çalışmaları içine gireriz. AYM Başkanı’nın açıklamasında teknik süreç vurgusu var. Ama zamanlaması da önemlidir. Seçim yaklaştıkça; AK Parti’yi engelleme imkanları olmadığını görünce yeniden baraj tartışmasını açtılar.

Ankara’da baraj hesabı yaparak, seçim kazanılmaz, emanet devir alınmaz. Normal siyasal süreç işlemiyormuş gibi bir görüntüye gidilmesine izin vermeyiz.

Nedir bu tarih alerjisi?

Osmanlıca denince arkadaşlar yabancı bir dilden bahsedildiğini zannediyorlar. Osmanlıca, bugün kullandığımız Türkçe’nin bir başka alfabeyle yazımıdır. Özellikle CHP Grup Başkanvekilinin bir ifadesi var, ‘mezar taşlarını mı okuyacaklar’ diye. Evet, mezar taşlarını okuyamayan bir nesil, tarihini bilemez.

Maalesef sizin tek parti döneminizde bu mezar taşlarından başka bir şey bırakılmadı, tarih tahribatı yaptınız. Osmanlıca seçmeli ders olarak teklif edildi. İsteyen öğrenci seçer, istemeyen öğrenci seçmez. Nedir bu tarih alerjisi, nedir bu kültür düşmanlığı anlamak mümkün değil. CHP sözcülerine söylüyorum, bırakın o mezar taşlarını biz okuruz. Onlar bu toprakların tapusudur.

Zihnimiz son derece berrak

Çözüm süreci konusunda, Atina dönüşü durumu değerlendirdik. Siyasi irademiz açık ve net. Zihnimiz ve uygulayacağımız eylem planı son derece berraktır, aynı berraklığı bütün ilgili taraflardan görmek en tabii hakkımız ve talebimizdir. 6-7 Ekim olaylarında sergilenen tutum sıkıntı yarattı. Çözüm süreci, toplumun her kesimiyle temas halinde, istişareyle yürüttüğümüz bir süreçtir. Amaç, sürecin nihai sonuç yolunda ilerlemesidir. Bu artık halkımızın sahiplendiği bir süreçtir. Bazı provokatif çalışmalar olsa bile kesinlikle bu tren raydan çıkarılmayacak ama trenin de menzile ulaşması için herkesin üzerine düşeni yerine getirmesi gerekir.

600.yıl hediyesi: Vizeler kaldırıldı

Bu arada, Başbakan Davutoğlu, Varşova'da Polonyalı meslektaşı Ewa Kopacz ile iki ülke arasındaki ilişkilerin 600. yılı dolayısıyla düzenlenen törene katıldı. Davutoğlu buradaki konuşmasında, Polonya’nın 1923’te Türkiye’yi tanıyan ilk Avrupa ülkesi olduğunu hatırlatarak, “Polonya’nın bağımsızlığı bizim bağımsızlığımızdır. Türkiye - Polonya dostluğu kıyamete kadar sürecektir. Burada size bir hediyem olacak. 600. yıl hediyesi olarak Polonya’ya vizeleri kaldırma kararı aldık” dedi.

Barbaros’un varlığına alışsınlar

Atina’daki temasları sırasında 4 büyük Yunan gazetesinin muhabirlerine konuşan Davutoğlu, Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Mısır ve İsrail ile işbirliklerini “kötü bir zamanda yapılan bir oportünizm (fırsatçılık)” olarak nitelendirdi.

Davutoğlu, “Yunanistan, Mısır ile milli çıkarlarımıza zarar veren deniz zonlarının belirlenmesiyle ilgili anlaşma imzalarsa Türkiye bunu tanımayacak. Bu anlaşma bizim için yok sayılacak” dedi. Kıbrıs sorununa değinen Davutoğlu, Rum tarafının tek taraflı doğal gaz sondaj çalışmalarının devam etmesi durumunda Türkiye’nin bölgedeki varlığını sürdüreceğini belirtti. Başbakan Davutoğlu, “Müzakereler başlarsa sorun çözülecek ve o zaman Kıbrıs doğal kaynaklarını değerlendirerek yararlanabilecek. Sorun çözümsüz kalırsa, Kıbrıslı Türkler, araştırmaların her aşamasında olacak. Başka bir deyimle, ‘Barbaros’un varlığına alışması gerekecek” diye konuştu.

 

YENİŞAFAK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler