YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Davamıza sahip çıkıyoruz"
Tarihi referanduma 14 gün kaldı. Partiler bir yandan evet mitingleriyle diğer yandan hayır mitingleriyle propagandalarını hız kesmeden sürdüyor. Referandumda evet diyenler ise partilerinden ihraç edildi ya da istifa etti.
"Davamıza sahip çıkıyoruz"
29 Ağustos 2010 / 09:03 Güncelleme: 29 Ağustos 2010 / 09:15

Referandumda 'hayır' oyu isteyen partiler, 'evet' diyen kendi üyelerine bile tahammül edemedi.

CHP ve MHP'den ayrılmak zorunda kalan siyasiden sonra DP'nin eski Genel Başkanı Soylu partisinden ihraç edildi.

Son 28 yıldır tüm siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerini talep ettiği tarihi Anayasa değişikliğine 14 gün kaldı. Anketler "Evet"i gösterirken, "Hayır" kampanyası yürüten siyasi partilerin farklı düşünen üyelerine karşı anti demokratik tutumu dikkat çekiyor. Referandumda "Evet" oyu vereceğini açıklayan siyasetçiler ya partilerinden ihraç ediliyor ya da baskıdan kurtulmak için istifa ediyor. "Evet" diyeceğini açıklayan Süleyman Soylu’nun Demokrat Parti’den ihraç edilmesi bunun son örneği oldu.

"EVET" DEDİ İHRAÇ EDİLDİ

Hüsamettin Cindoruk’un genel başkanı olduğu Demokrat Parti, siyasi mirasını hiçe sayarak referandumda "Hayır" cephesi yanında yer aldı. Partinin eski Genel Başkanı Süleyman Soylu ise yönetimi eleştirerek "Evet" oyu vereceğini açıkladı. Soylu, demokratik kararı nedeniyle İstanbul İl Disiplin Kurulu'na sevk edildi. Dün partisinden Soylu’ya ulaşan resmi bir yazıda; partiden tedbirli olarak kesin ihracına karar verildiği bildirildi.

40 YILLIK CHP’Lİ GİTTİ

Benzer bir olay da yakın zamanda CHP’de meydana geldi. 40 yıllık bir siyasi geçmişi olan CHPAnkaraMilletvekili Eşref Erdem, partisinin referandumda "Hayır" kampanyası yürütmesini eleştirerek "Evet" diyeceğini açıkladı. Ancak Erdem’in bu tavrı Kemal Kılıçdaroğlu’nu rahatsız etti. 1 yıllığına partiden ihraç edilmesi için Disiplin Kurulu’na sevk edilen Erdem, onurlu bir hareket göstererek partisinden istifa etti.CHPBingöl Yedisu Belediye Başkanı Mehmet Şerif Memioğlu ise Başbakan Erdoğan’ın Bingöl'deki mitingine "Evet" yazan bir şapka ile geldi. "Seçimler başka ama referandumda evet diyeceğim" diyen başkana partisinin tavrı sert oldu. Memioğlu, Disiplin Kurulu kararı ile partisinden ihraç edildi.

MHP DE KARIŞIK

"Evet" diyen üyelerine baskı yapan partilerden biri de MHP oldu. Aksaray'ın Eskil İlçe Belediyesi Başkanı Niyazi Alçay, halk oylamasında tercihinin "evet" olacağını açıkladı. Partisinden dışlanan Alçay, istifa etmek zorunda kaldı. Samsun'un Bafra ilçesine bağlı Çetinkaya beldesi Belediye Başkanı Hadi Sezer, Konya'da Sarıoğlan Belde Belediyesi Başkanı Hüseyin Uyan, Konya Sarayönü ilçesine bağlı Kurşunlu Belde Belediye Başkanı Sami Ülker, Konya Hadim ilçesine bağlı Bademli Belde Belediye Başkanı Zeki Erim ve Denizli Belediye Meclis Üyesi Selma Erkan da "Evet" dedikleri için partisinden istifa etmek zorunda kalan isimlerden bir kaçı.

DSP YÖNETİMİ İSTİFA ETTİ

DSP Tokat İl Başkanı Hüseyin Alpay da partisinin tavrının aksine "Evet" diyeceğini açıkladı.DSPGenel Başkanı Masum Türker, Alpay'ı telefonla arayarak fikrini değiştirmesini istedi, ancak başaramadı. Bunun üzerine Alpay ile birlikte, 5 ilçe başkanı, 2 ilçenin yönetim kurulu üyeleri, il kadın kolları başkanı ve 1 belediye meclis üyesi partisinden istifa etti.

Malum sokağın gönlü olmuştur

Hakkında verilen ihraç kararını değerlendiren Süleyman Soylu, "Bugün bizim 'evet' dememizin anlamı daha çok ortaya çıkmıştır. Tüm bu despotik, darbeci ve hukuk tanımaz mantığın yıllarca milletimizi nasıl oyaladığı ve ötekileştirdiği apaçık ortadadır. Bu zihniyet12 Eylülgünü tasfiye edilecektir. Yıllardır hizmet ettiğim siyasi misyonumdan sadece demokrasiye, milli iradeye ve asli davamıza sadakatle sahip çıkıyoruz diye ilişiğimizin kesilmesi tarihi bir ironidir. Herhalde Ankara'daki malum sokağın gönlü olmuştur. 28 Şubatçıların almış olduğu bu darbeci mantığa yakışır kararı, 12 Eylül tarihine kadar önemseyecek bir eylemin içinde olmayacağım" dedi.

Soylu, yurt gezilerine ve "evet" kampanyasına devam etmekte kararlı olduğunu belirterek, "Milli iradeye ve demokrasiye sahip çıkmak adına mücadelemizi sürdürme kararlılığındayız.12 Eylül'e kadar bir tek hedefimiz eski Türkiye'nin bu zihniyetinin tasfiye edilmesi. Ben bir siyasetçiyim. Siyaseti memleketin çocuklarının geleceği için yapıyorum. Siyaset yaparken partiden ihraç dahil, her türlü risk ile karşı karşıya kalabiliriz. Ben memleketim için bu riskleri almaya talip olup, 'evet' dedim" diye konuştu.

SUBAŞI: EN BÜYK ADIMI DP ATMALIYDI

DP'nin simge isimlerinde Antalya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Hasan Subaşı, Süleyman Soylu hakkında alınan ihraç kararını "üzüntü" ile karşıladığını belirterek, "Partimizin tavrı bu olmamalıydı. Çünkü, 'evet' vermeyi düşünen, 'evet' verecek bir çok kişi var, kimilerince de hayır vermeyi gerektiren nedenler olabilir, bu da çok doğaldır. Toplumun yarısı neredeyse 'evet' yarısı da 'hayır' verecek şekilde ortaya çıkacaktır. Bunlardan birisi de diğerini geçecektir. Şimdiden toplumun yarısını kusurlu mu ilan etmeliyiz? Toplumun yarısının yanlış düşündüğünü söyleyebilir miyiz? Partiler sivilleşmeyi teşvik etmek, kurumlaştırmak zorundadır. Toplumu hizaya sokma geleneğini her kurum terk etmelidir" dedi.

Subaşı, halkın özgür iradesinden endişe edilmesini anlamanın mümkün olmadığını vurgulayarak, "Halkın özgür iradesine müdahale etmek halkın iradesine fesat sokmak demektir. Bu yolda, özgürleşme yolunda, sivilleşme yolunda en büyük adımı benim partimin atmasını beklerdim. Yıllardır çizgimizden saptığımız için küçülerek yok olmak üzereyiz. Partiler, tabanına rağmen politika oluşturamazlar. 'Biz Ankara'dan sizin adınıza da doğruyu düşünüyoruz. Bu şekilde düşünün' diyemezler. Partiler, anayasa oylamalarında bağlayıcı kararlar alamazlar. Sayın Soylu'nun yargıya gitmesi halinde, ihraç kararı iptal ettirilebilir. Bu da DP için bir leke olarak kalır " diye konuştu.

Demokrasi adına utanç verici durum

DP eski Genel Başkan Yardımcısı Nevzat Ceylan, Soylu'nun ihraç kararını sert bir dille eleştirerek, şunları söyledi: "Demokrasi adına son derece utanç verici bir durum. Asıl partiden atılması gerekenler,28 Şubatsürecinin taşeronu Cindoruk ve ekibidir. Şu anda parti yönetimi onların elindedir. 28 Şubat sürecini devam ettirme gayreti içindedirler. Soylu'nun partinin ihraç edilmesi önemli değildir, çünkü DP tabanının gönlündedir. İhraç kararı Anayasa'ya, parti tüzüğüne ve yasalara aykırıdır. Mutlaka geri dönecektir. Aldıkları karar da demokrasi tarihinde utanç belgesi olarak kalacaktır."

Bugün

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler