YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
“Davada hukuk dışı gelişmelerin sonu gelmiyor, tekrar müdahil olacağız.”
“Davada hukuk dışı gelişmelerin sonu gelmiyor, tekrar müdahil olacağız.”
“Davada hukuk dışı gelişmelerin sonu gelmiyor, tekrar müdahil olacağız.”
21 Kasım 2008 / 20:02 Güncelleme: 21 Kasım 2008 / 00:00

Üzmez’in “cinsel istismar” suçundan yargılandığı davada B.Ç.’nin avukatının baro kaydının silindiği ortaya çıktı. B.Ç.’nin akıbeti merak edilirken, KADER genç kıza sahip çıktı: “Davada hukuk dışı gelişmelerin sonu gelmiyor, tekrar müdahil olacağız.”


Vakit gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez’in 14 yaşındaki B.Ç.’ye ‘cinsel istismar’da bulunduğu iddiasıyla yargılandığı davada, ilk duruşmaya katılan B.Ç.’nin avukatı Alperen Akdemir’in İstanbul Barosu’ndan kaydının silindiği ortaya çıktı. Akdemir’in bu nedenle avukatlık yapmasının mümkün olmadığı belirtildi. Konuyla ilgili konuştuğumuz Avukat Hülya Gülbahar “Bu dava sürecinde birçok hukuk dışı olay izledik. Her aşaması kamuoyu vicdanında gerçekten sarsıntı yaratan olaylardı. Gördüğümüz kadarıyla da sonu gelmiyor. Biz tekrar müdahillik talebinde bulunacağız” derken, İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın da “Davayı olumlu ya da olumsuz yönde etkileyecek hiçbir tarafı yoktur. Sadece avukat olmayan bir kişinin avukat yetkilerini kullanma anlamında bir sıkıntı vardır. Belgeler geldikten sonra ne yapılması gerekiyorsa yapacağız” dedi.
Haberin devamı


Hülya Gülbahar (Avukat-KADER Başkanı)
Hukuk sürecinin bu şekilde tartışmalı hale gelmesi sadece B.Ç. açısından değil toplumsal olarak hukuka güven kaybıda yaratan unsurlar. Avukatlık mesleği açısından da üzerinde durup düşünülmesi gereken bir durum.


MÜDAHİLLİK TALEBİNDE BULUNACAĞIZ
Üzmez davası başından bugüne kadar kadın örgütlerinin bu tür davalara yaptıkları müdahale taleplerinin kabul edilmesinin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Gördüğümüz gibi hukukçu niteliği bile tartışmalı insanların savunma yaparak birçok olanak kullanmasına, dava süreci üzerinde etki edilerek Adli Tıp’tan tutun da mahkemenin yanlış kararlar almasına kadar bir dizi hukuk dışı olay izledik. Her aşaması kamuoyu vicdanında gerçekten sarsıntı yaratan olaylardı. Gördüğümüz kadarıyla da sonu gelmiyor. Biz tekrar müdahil talebinde bulunacağız. Mahkeme kabul eder etmez ama mahkeme kabul etmiyor ne yazık ki.


BU TÜR DAVALARDA UZMAN HUKUKÇULAR OLMALI
Bu tür suçlarda kadınlar doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görüyorlar. Müdahale talebinin kabul edilmesinin kıstası budur. Üzmez davasında bir kız çocuğu söz konusudur. Hem çocuk hakları gereği hem kadınlarla ilgili yapılan düzenlemeler gereği kadınların da o davada müdahil olarak yer almasına mahkemelerin izin vermesi gerekir. Bu tür davalar teknik deneyim ve bilgi gerektiren davalardır. Çocuk istismarı davasında olduğu gibi. Nasıl ki o konuda deneyimli psikiyatristlerin ve psikologların konuya bakması gerektiğini söylüyorsak. Hukuki olarak da bu konuda eğitim almış, bu alanda çalışan hukukçuların bu davalarda görev alması gerekir. B.Ç.’de olduğu gibi herhangi bir avukatın atanması değil. Bu davalarda gerçekten bu alanda çalışan, deneyimi olan, mağdurla nasıl konuşulacağını bilen hukukçuların görev alması gerekir. Kadınların, kadın örgütlerinin müdahilliği bu konuda deneyimli oldukları için davanın başından itibaren yapılan birçok hukuki hatanın yapılmamasını sağlayabilirdi. Mağdur dinlenirken psikolog eşliğinde dinlenir. Mahkemede mağdurun tekrar tekrar beyanına başvurup mağduru bir kez daha mağdur etmemek için uyarıcı olabilirdi. Suç niteliği değişebilir iddiası üzerine sanığın tahliyesini engelleyebilirdi. Kadınlar bütün bu alanlarda müdahil olabilirdi.


Muammer Aydın (İstanbul Barosu Başkanı)
Burada mağdur vekili olduğu için hukuki açıdan çok fazla bir etkilemesi olmaz. Çünkü mağdur vekili olan kişi davaya katılma talebinde bulunur ve sanığın cezalandırılmasını ister. Bu iki beyanda mahkemenin seyrini etkileyecek bir beyan değil. Bu her zaman için söylenebilen ve mağdur sıfatında doğan bir söylemdir. Sorun orada avukat sıfatıyla avukat olmadığı halde duruşmaya çıkmasındadır. Onun dışında başka bir sorun yoktur. Özel vekil olarak işe karıştığına göre ya bir tanışıklıkları var ya da ailenin bir ilişkisi var. Hüseyin Üzmez’le de cezaevinde görüştüğü söyleniyor. Avukat sıfatıyla yine mağdure ile yurtta görüştüğü söyleniyor. Cezaevine girip de bir sanıkla görüşmek isteyen kişi avukat olduğunu beyan ederse bunu rahatlıkla yapabiliyor. Vekâlet aramadan yapabiliyor. Avukat olarak tanıtıp girdiğine ve sanıkla da görüştüğüne göre demek ki avukatlık sıfatını kullanmış.


BİLGİLER GELDİKTEN SONRA KARAR VERECEĞİZ
Dosya Bursa’da görüşülüyor. Dava dosyasını istedik şu ana kadar örneği gelmedi. Basından izlediğim kadarıyla ilk celseye katılmış. Vekâletnamesini sonra sunacağını söyleyerek avukatlık yaptığı söyleniyor. Bunun davayı olumlu ya da olumsuz yönde etkileyecek hiçbir tarafı yoktur. Sadece avukat olmayan bir kişinin avukat yetkilerini kullanma anlamında bir sıkıntı vardır. O da bağlı olduğu baroyu yani bizi ilgilendiriyor. Bursa Barosu’nun bize ihbar etmesi lazımdı. Biz de olayı öğrendik ve ilgili mahkemeye yazı yazdık. Bununla ilgili yönetim kurulunda karar alındı. İlgili cezaevi savcılığından avukat olarak kiminle görüştüğüyle ilgili bilgi istedik. Yurtla ilgili görüşme yaptıysa bunun belgelerini istedik. Belgeler geldikten sonra değerlendireceğiz. Ona göre hakkında soruşturma ya da suç ihbarı ne yapılması gerekiyorsa onun kararını alacağız.


BİZ DE GÖZLEMCİ OLARAK İZLEYECEĞİZ
Burada bu aşamada B.ǒnin hiçbir mağduriyeti yok. Eğer kendini başka bir vekille temsil ettiriyorsa ki bildiğim kadarıyla başka vekili var. Onunla kendi savunmasını yapıyordur. Bu olay nedeniyle B.ǒye bir zarar gelmez. Kendisi ya yeni bir avukat tayin edecektir ya da Bursa Barosu’ndan avukat isteyecektir. Çocuk Hakları Merkezi’nden bir avukat kendisine tayin edilir. O da B.ǒnin haklarını sonuna kadar korur. Biz de bu konuyu Çocuk Hakları Merkezi’mizle takip ediyoruz. Kesinlikle hassasiyetimiz var. Çocuk Hakları Merkezi’mizden gözlemci tayin ettik ve gözlemci olarak duruşmayı izleyeceğiz.
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler