23 Ekim 2017 Pazartesi
  • Altın151,897
  • BIST107.826
  • Dolar3,7047
  • Euro4,3489
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8724
  • İstanbul19 °C
  • Ankara16 °C
  • İzmir21 °C
  • Konya16 °C
  • Adana26 °C
  • Antalya23 °C
  • Diyarbakır21 °C
  • Bursa20 °C
  • Kayseri17 °C
  • Kocaeli17 °C
  • Şanlıurfa26 °C
  • Gaziantep22 °C
  • İçel26 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Darbeyi Özkök engelledi
Darbeyi Özkök engelledi
21 Temmuz 2012 09:54
Alper Görmüş tanık olarak ifade verdi: Darbeyi, Hilmi Paşa engelledi

Ergenekon davasında tanık sıfatıyla dinlenen gazeteci Alper Görmüş, 2003-2004 yılları arasında planlanan darbeyi dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün engellediğini söyledi.

"Özkök de tüm kuvvet komutanları ve orgeneraller ile aynı fikirde olsaydı bugün darbe olmuştu." diyen Görmüş, Mahkeme başkanının gösterdiği, Şener Eruygur'da çıkan "Özden Örnek'e ait" başlıklı doküman ile kendisinin Nokta Dergisi'nde yayımladığı günlüklerin bire bir aynı olduğunu da teyit etti. Görmüş, Ergenekon sanığı Hurşit Tolon'un Sabah Gazetesi'ne verdiği bir röportajda 'darbe günlükleri'ni doğruladığını hatırlattı.

Ergenekon davasının 208. celsesi Silivri Cezaevi'nin yanına kurulan duruşma salonunda devam etti. Davaya eski Genelkurmay Adli Müşaviri Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, Korgeneral Mehmet Eröz, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Tuncay Özkan'ın aralarında bulunduğu 48 tutuklu sanık katıldı. Duruşmada Taraf gazetesi yazarı Alper Görmüş'ün 2007'de Nokta dergisinde yayımladığı darbe günlükleri kapsamında ifadesine başvuruldu. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'e ait olduğu ileri sürülen günlüklerde 2003-2004'te iktidara karşı kuvvet komutanlarının bir arada hareket ederek bir darbe girişiminden söz edildiğini kaydeden Görmüş, söz konusu belgelerin özel hayata ilişkin kısımları dışında kalan, kamu yararı gördükleri bölümleri yayımladıklarını açıkladı.

Günlükleri yayımladıktan sonra dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün gazeteci Hasan Cemal'e verdiği bir röportajda darbe günlüklerinden haberdar olduğu yönünde bilgi verdiğini söyleyen Görmüş, Gül'ün devletin ilgili birimlerine konuyu aktardığını söylediğini kaydetti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da günlükler için 'Herhalde savcılar gereğini yapacaktır' ifadelerini kullandığına dikkat çeken Görmüş, "Ancak soruşturma olmadı. Suç duyuruları yapılmıştı ama bir soruşturma açılmadı. Daha sonra askeri savcılığa devredildi ancak Genelkurmay'dan gerekli izinler alınamadığı için dosya kapandı. Özden Örnek'in günlükleri yayımlamamdan sonra açtığı hakaret ve iftira davasından beraat ettim." dedi.

Günlüklerin doğruluğuna, içeriğindeki bilgilerle yaşanan olayları karşılaştırdıktan sonra emin olduğunu vurgulayan Görmüş, "Ülke kaotik bir ortamdan geçiyordu. Türkiye'yi istikrarsız bir hale sürükleyecek olaylar söz konusuydu. Cinayetler, misyonerlik faaliyetleri... Günlüklerde TSK'nın eski tarz siyasete direkt müdahalesinin yanlış olduğu ve bunun faturasının TSK'ya çıktığı, bu sebeple kurumun itibarsızlaştığı vurgulanıyordu. Bu nedenle sivil toplum kuruluşları ile birlikte hareket edilmesi gerektiğine yönelik ifadeler geçiyordu. O dönem olan olaylarla günlüklerdeki ifadeler örtüşüyordu." şeklinde konuştu.

Tanığın ifadelerini tamamlamasının ardından söz alan Tuncay Özkan, "Günlükler 2003 yılına ait. Ancak sizin bahsettiğiniz cinayetler toplumsal olaylar daha sonraki yıllarda gerçekleşiyor. Günlüklerde geleceğe dair planlar mı vardı?" şeklinde soru yöneltti. Bu soruyu "Tabii ki." şeklinde cevaplayan Görmüş şöyle devam etti: "3 Aralık 2003 tarihinde bir toplantı yapılıyor. Buna kuvvet komutanları ve orgeneraller katılıyor. Hepsi müdahale yönünde görüş bildiriyor. Ama Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, 'Hükümeti demokratik yollardan uyarmaya devam edeceğiz' diyor. Özkök'ün, Ergenekon savcısı Zekeriya Öz'ün 'kuvvet komutanları müdahale yönünde teklifte bulundu mu?' sorusuna hayır cevabını vermesi, savcının yanlış soruyu sormasından kaynaklanıyor. Özkök burada 'Teklif edilmedi, ben komutanım bana teklif edilemez' diyor. Daha sonra Murat Yetkin'e verdiği röportajda, 'Savcı bana sadece teklifi sordu, görüş beyan eden oldu mu diye sorsaydı, cevabım daha farklı olurdu.' şeklinde konuştu. Benim anladığım Özkök, sadece sorulan sorulara cevap veriyor. Yorum yapmıyor. Ama bana göre eğer 3 Aralık 2003 tarihinde yapılan toplantıda Hilmi Özkök de müdahale yönünde bir görüşe sahip olsaydı, darbe gerçekleşirdi."

ERUYGUR'UN BİLGİSAYARININ ŞİFRESİ ÇÖZÜLDÜ

Daha sonra Mahkeme Başkanı Hüsnü Çalmuk, Ergenekon davası sanığı eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur'dan ele geçirilen dijital veriler içinde bulunan 'Özden'in bilgisayarı' başlığındaki dokümanları Alper Görmüş'e gösterdi. İki belgeyi karşılaştıran Görmüş, Eruygur'dan ele geçirilen evraklarla kendisinin yayımladığı darbe günlüklerinin birebir aynı olduğunu söyledi. Bu sırada Çalmuk, söz konusu dosyanın şifreli olduğunu, uzun süre açılamadığını belirterek, daha sonra şifresinin 'kedi' olduğunun tespit edildiğini bildirdi. Görmüş, günlüklerde generallerin basın mensuplarıyla görüştüğünü, onlardan darbe için destek istediği yönünde ifadelerin bulunduğunu da kaydetti. Söz konusu irtibatı Şener Eruygur, Özden Örnek ve İbrahim Fırtına'nın gerçekleştirdiğini aktardı. Zaman
 

Hadi canım sende
 // Ersen Gürpınar
Darbeler ülkeyi 50 yıl geriye götürür darbelerde subaylar yeni imtiyazlar edinirken assubaylara önyargılarla tahakküme varan haksızlıklar yapıldı. Komuta kademesi darbeye karar verseydi Hilmi Özkök'ün bunu engellemeye gücü yetermiydi böyle bir davranışta ihtilalin ilk tutuklusu olurdu şimdi konuşuyorlar peki o zaman neden darbeye mani olanlar gerekeni yapmamış?...
21 Temmuz 2012 21:57
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler