YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Darbelerin sivil ayakları da hesap versin
Darbelerin sivil ayakları da hesap versin
07 Mart 2013 14:55
AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu Alt Komisyon Başkanı Yaşar Karayel, darbelerin sivil ayakları da hesap versin dedi.

AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu Alt Komisyon Başkanı Yaşar Karayel, “Türkiye 50 yıllık karanlık işleri ile yüzleşmeden demokratik bir ülke haline gelemez, sivil siyaset güçlenemez. O yüzden darbelerin sivil ayakları da hukuk karşısında hesap vermeli” dedi.

28 Şubat’ın yıldönümünde darbe soruşturması yürüten mahkemelerin hedef alındığını söyleyen Yaşar Karayel, “Türkiye, karanlık yapılardan hukuk karşısında hesap sormadan demokratik bir ülke haline gelemez. Herkesin bu noktada yargıya güvenmesi ve saygı göstermesi gerekir” ifadesini kullandı.

Darbeler nedeniyle Türkiye’nin 350 milyar dolar vurgun yediğini belirten Karayel, şöyle devam etti:

''Türkiye 50 yıllık karanlık işleri ile yüzleşmeden demokratik bir ülke haline gelemez, sivil siyaset güçlenemez. İspanya, İtalya ve Yunanistan’da bu süreç 10 yıla yakın sürdü. Yunanistan’da darbeciler içeride öldü. Yaşayan bir-iki kişi kaldı. 27 Mayıs’tan 27 Nisan’a darbeciler hep birbirlerini tetiklemiş ve eğitmişler. Sistem 1960’ta kurulmuş. İttihat ve Terakki’den bize intikal eden bir mantıktır bu. İttihatçılar içinde de tasfiyeler olmuş, sonra Cumhuriyet döneminde de olmuş. Kazım Karabekir Paşa idamdan dönmüş. 1960’la birlikte bu iş kurumsallaşmış. Tek parti döneminden çok partili sisteme geçiş sancılı olmuş. Seçimler yapılmış ama ‘darbeci yapı’ değişmemiş. Millete rağmen iktidarda kalmak isteyen sistem varlığını devam ettirmiş. DP’ye iktidarı vermişler ama arkasından kuyusunu kazmışlar. Öğrenci olaylarını organize etmişler. 12 Mart, 12 Eylül öncesi terör tırmandırılmış. 1960’ta kurulan sistem bütün darbelerde uygulanmış. Herkes birbirinden ilham almış. 60 darbesini yapan 37 kişilik cuntacı hareket içinde teğmenden generale kadar insanlar var. O dönemde görev alanlar, onların yanında çırak gibi yetişenlerin bir kısmı 1971’de darbe yapıyor. 71’de emir subayı olan, o ekiple birlikte çalışanlar 80’in yöneticileri olmuş. 12 Eylül’de görev alan alt rütbelerdeki komutanlar 28 Şubat’ın yöneticileri olmuş. Her seferinde mantık aynı, Atatürkçülüğün arkasına sığınmışlar. Millet zarar görmüş. Batık bankaların maliyeti nereden baksanız 251 milyar dolar. Bizim tespitlerimiz 1960 da dâhil olmak üzere 350 milyar doların üzerinde bu ülke darbelerden vurgun yemiştir.''

Karayel, darbe ile ilgili soruşturma yürüten yargı organlarının yıpratılmasının yanlışlığını vurgulayarak, ''Kesinlikle. Bu yüz kızartıcı bir iştir. Devlete karşı büyük hayal kırıklığına uğradım. Devlete güvenimde şüpheler oluştu. Millete güvenim arttı. Şüphenin sebebi, darbeci zihniyet ve onların uyguladığı sistemlerdir. Bunların hepsinin hesabı görülmeli. Hukuk bu hesabı görmezse onlar da yanlışa ortak olur. Ülkeyi ekonomik kayba uğratanlar dahil, darbenin sivil ayaklarının da sorgulanması gerekir. Medyanın bir bölümü, sendikalar, iş adamları, sermayedarlar ve korku salmak için kullanılan mafya hukuk karşısında hesap vermek zorunda. Biz intikam duygusu ile davranmıyoruz. Hukuk burada, eğer suç işlemişlerse bunları hesaba çeker. İşlememişse kimseye söylenecek bir şey yok. Bizim söylediğimiz şu; psikolojik olarak darbeye zemin hazırlayan, darbe ortamını olgunlaştırmaya katkı sağlayanlar var. Ne adına bu katkıyı sağladılar?

İşçi hakları adına mı? Atılan manşetler ortada duruyor. Bunları neden attılar? Genelkurmay’dan fısıldanmış ve ‘Alın bunları manşet yapın’ demişlerse o gazetecilerin namuslu olarak gelip savcılara ‘Evet bize şu unsurlar verildi’ demesi lazım. Ne demek ‘Silahsız kuvvetler bu defa halletsin’ diye manşet atmak? Savcıların görevi, kim millî iradeye dokunmuş, kim dokunulmasına yardım etmişse hepsinin hesabını sormaktır” dedi.

 

İHA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler