YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
“Darbeler devrimlerin önünü kesmek için yapılır”
“Darbeler devrimlerin önünü kesmek için yapılır”
“Darbeler devrimlerin önünü kesmek için yapılır”
20 Mart 2008 / 16:45 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

Ordudaki İttihatçı damar, Ergenkon’un ordu ile ilişkisi, Kürt sorununu çözmek istemeyenler ve daha fazlasını Aktifhaberden Erol Metin, Prof. Dr. Fikret Başkaya ile konuştu.


 ÇETELER YUKARDAN BAĞIMSIZ VAROLAMAZLAR




  • Emin Çölaşan'ın eşi Tansel Çölaşan, her darbenin kötü sonuçlar doğurmayacağını iddia ediyor. “27 Mayıs'ı burada ihtilal olarak görmek hata olur. 1960 ihtilali aslında bir devrimdir” diyor. Bir devrim miydi?

Aslında darbeler devrimlerin önünü kesmek için yapılır. Dolayısıyla böyle bir şey söylemek abestir bir. İki darbelerin bazıları iyidir, bazıları kötüdür demek daha abestir. Dolayısıyla bu hiçbir mantıki tutarlılığı olmayan bir tespit ve üzerinde durulması da gerekmiyor. Bu ilgiyi, şaşkınlığı davet eden bir tespit değil. Saçma... Darbenin bir tanımı vardır. Ya darbedir ya değildir. Sert, yumaşak, iyi, kötü, azşekerli, acı darbe olmaz. Şeyleri adıyla çağırmak önemlidir veya adıyla çağırmamak yalan söylemektir denmiştir... Darbeler mevcut olanı sürdürmek için yapılır ve amaç aracı yağlamaktan ibarettir...




  •  Son dönemde mevcut rejime bir tehdit var mı? Ordunun müdahale etme gereksinimi duyabileceği bir tehdit?


Yeni bir cunta mı demek istiyorsun?




  • Yeni bir cunta yani ordunun tekrar müdahale etme gereksinimi duyabileceği bir durum var mı?

Benim bu aşamada öyle bir beklentim yok. Fakat ordu monolitik bir kurum değil. İçinde mutlaka cunta özlemi taşıyanlar vardır ama konjoktür o tür beklentilerle örtüşmüyor. Ergenekon türü çetelerin mutlaka ordu içinde uzantıları var veya Ergenekon ordu içindeki bir odağın uzantısı... bunu bilmek pek kolay değil. Zaten bu tür çeteler 'yukardan' bağımsız varolamazlar. O zaman korumasız kalırlar... Bu günkü durumda ordunun kapsamlı bir müdahaleye gireceğini düşünmüyorum.


İTTİHATÇI DAMAR EN ÇOK ORDUDA ETKİLİ




  • Bu ortaya çıkan çeteler darbe zemini mi oluşturmaya çalışıyorlardı. Faaliyetlerini göz önünde bulundurduğumuzda?

Belli ki ortalığı karıştırıp bir kaos ve terör ortamı yaratarak iktidara gelmek gibi bir hesapları olduğu kesin. Bu konuda tartışma gereksiz. Fakat açığa çıkarılmaları da önemsiz değil. Görünen o ki, her zaman olduğu gibi üstü örtülecektir. Hükümetin sorunun üstüne sonuna kadar gidecek, niyeti, basireti ve cesareti yok. Durumu idare etmeyi yeğleyecektir... Merkez bunlardan kurtulmayı istese bile karşı tarafın inisiyatif almasına izin vermeyecek... Bunu rejimle ilgili bilgilerime dayanarak söylüyorum...




  • Bunlar harcandı mı?


Öyle bir şey mümkün tabii yani bunlar fazlaca deşifre olup yıprandılar. Böyle bir ihtimal var elbette. Bunların amaca hizmet etmek yerine artık 'zarar verdikleri' düşünülmüş olabilir.




  • Esas amaç derken, esas amaç ne ki?


Ordu içindeki unsurlar İttihatçı geleneğin devamı, mirasçılarıdır. İttihatçı damar en çok orduda etkilidir. Kendilerini vatanın yegâne sahibi ve koruyucusu olarak görürler. Halkı da hep kurtarılmaya muhtaç bir 'nesne' olarak görürler. Onlar için vatan her zaman tehlikededir, dolayısıyla 'teyakkuzdadırlar'... Aslında asıl koruduklarıysa kendi statüleri ve ayrıcalıklarıdır... Bu yüzden farklı zihinsel dünyaları vardır. Halkın işe karışmasını istemezler, politikacıları sevmezler, vb.




  • Devletin içindeki odak Kürt sorununu çözmeye karar verdi mi?


Asla... Türkiye'de seçimle gelmiş hükümetle benim 'asıl devlet partisi' dediğim odak arasında bir iş bölümü vardır. Bazı 'önemli işler' 'asıl devlet partisinin' yetki alanındadır. O sorunlara hükümetin dahli ya hiç yoktur ya da söylem düzeyindedir. Kürt sorunu o sorunlardan biri ve şu aşamada o konuda da ciddi bir açılım ufukta görünmüyor. Ama her zamanki gibi oyalama taktikleri söz konusu olacaktır. Sorunun temeline dokunmayan kimi rötuşlar...




  •  Hükümet 12 Milyar dolar yatırımdan bahsediyor…


İsterse 48 milyar desin, hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Eğer sorunu gerçekten çözmek istiyorsan, önce adını koyacaksın, yalan söylemeyeceksin, samimi ve kararlı olacaksın. Kürt sorunu birincisi, parayla çözülecek bir sorun değil; ikincisi, orada harcanacak paranın dönüp dolaşıp kimin cebine gireceğini bilmek için derin uzman olmak gerekmiyor... Oradaki sorun sadece ekonomik veçheyle ilgili değil, Etnik, kültürel, politik bir sorundur. Kürtlerin hükümetten öncelikle beklediği para değil. Önce kendisine yapılan haksızlığın kabul edilmesini ve gereğinin yapılmasını istiyorlar. Bu hükümetin yeni ve köklü açılımlar yapması mümkün değil ve yapmayacaklar, yapamayacaklar ama özellikle Batı'da yaşayanları kandırmak için bir şeyler yapıyormuş gibi görüneceklerdir... Elbette Amerika kendi çıkarları için, işte BOP'un başarısı için, vb. bir şekilde sorunun gündemden düşmesini istiyor ama içerde o kadarını bile yapacak irade yok. Netice itibariyle bugünkü hâkim anlayış 1930'daki anlayıştan pek farklı değil. Hâlâ sorun bir zabıta sorunu olarak görülüyor... Ekonomik gerilik olarak görülüyor... Bu kafayla Kürt sorunu çözülür mü? 


 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler