YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Danıştay Başkanı'ndan çarpıcı açıklamalar
Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, "Hukukta bir reform olacaksa millet ve toplum yararına olacaksa 'evet' yapılsın. Benim 145 yıllık kurumum da kapatılsın" dedi.
Danıştay Başkanı'ndan çarpıcı açıklamalar
21 Şubat 2013 / 23:08 Güncelleme: 21 Şubat 2013 / 23:12

Karakullukçu, Ankara Bahçeşehir Koleji'nin Marriott Oteli'nde düzenlenen tanıtım toplantısında gelişinde gazetecilerin sorularını cevapladı. Bugün bir programda bilirkişilere sorumluluk yüklenmesini eleştirerek, "Ondan sonra adalet diye bağırıyoruz. Böyle bir şey olmaz" yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine Karakullukçu, "Biz 'adalet yoktur' diye niye söyledik. Bu cümle tamamen farklı noktalara çekilebilir. Katıldığımız sempozyumun konusu bilirkişilik müessesesinin iyileştirilmesiydi. Bununla beraber Avrupa Birliği (AB) normlarını ve uyum yasalarını temin etmek için buna ihtiyaç vardı. Belirli bir bütçe ayrılmış vaziyette. Bizim teşkilatımız için de aksayan yönler nedir, ne değildir. Böyle bir sempozyumda başlangıç konuşması olarak bize de söz verildiği için böyle bir şeyi gündemimize getirdik. Aksayan yönlerimiz var mı, var. Bugünkü sistemimize baktığımız zaman bilirkişi bir olmazsa olmazdır, hukukun bir parçasıdır. Çünkü teknik bir konudaki çözüm üreten hakimin bilgisine başvuracak olan bir konudur. Ama bunu daha elverişli kullanmamız lazım. Hukuki yorumunu yapmak, hukuki kanaat elde etmek, hukuki sonuca varmak hakimin asli görevidir. Hakim asli görevini bilirkişiye havale ederse, ondan gelecek raporlara göre kararını verirse bu olmaz, böyle bir adalet olmaz. Bunun için bunu söyledim" ifadelerini kullandı.

"Esas görevi yapacaksa daha bilinçli kişiler yapsın"

Emniyet teşkilatının en çok korunması gereken bir kurum olduğunu sözlerine ekleyen Karakullukçu, "Emniyet göz bebeğimiz, hepimize lazım olan, devletle vatandaşın karşılaştığı ilk noktadır" dedi. Emniyetin esas görevinin toplumun huzurunu, refahını korumak ve güvenliğini sağlamak olduğunu belirten Karakullukçu, "Biz buna ikinci bir görevi daha vermişiz, adli görevi vermişiz. İşte adliyenin görevi, savcılarımızın talimatı içerisinde buna imkan veriyor. Kolluk güçleri bunu onun bilgisi içinde yapıyor. Ama bu yapılacaksa doğru bir şekilde yapılsın dedik. Bu arkadaşlarımızı töhmetten kurtaralım, asli görevlerinin yanında esas görevi bu haline gelmiş. Esas görevi yapacaksa daha uzmanlaşmış, daha bilinçli kişiler yapsın. Hukukta da uzmanlaşsın bir şey dediğimiz yok. Doğru dürüst bir iş olsun. Dediğimiz buydu" diye konuştu.

Karakullukçu'dan CHP'li Atilla Kart'a cevap

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart'ın, "Sızlanması gereken en son kişi Danıştay Başkanı'dır" yönündeki açıklamalarının hatırlamasına yönelik Karakullukçu, "Herkesin kendisine ait bir düşüncesi vardır. Ben bunları saygıyla karşılamak mecburiyetindeyim. Bir toplum içerisinde yaşıyorsak, hepimizin aynı fikirleri taşıması mümkün değildir, doğru da değildir. Ama saygıyla davranmamız, saygıyla bakmamız lazım. Birisine bir isnatta bulunmak çok kolaydır. Ben size derim ki, 'siz şerefsizsiniz, uğursuzsunuz, hırsızsınız.' Bunları demek çok kolay. Bana da derler, yoldan geçen birisine de derler. Ama bu tabiki bir sebep-sonucu başlattırır. İsnat ederken bunu da kişileri rencide etmeksizin, haklarını gasp etmeksizin bunları yapmak lazım. Yoksa suç unsuru varsa kimse bunu örtemez. başkan da örtemez, hiç kimse de örtemez. Mühim olan bizim burada demek istediğimiz, adalet doğru ve gerçekçi olarak işlesin ve yerini bulsun. Hepimizin buna ihtiyacı var" karşılığını verdi.

Yargının tek çatı altında toplanması

Bir gazetecinin, "Yargının tek çatı altında toplanması önerisinde sizin görüşünüz nedir?" şeklindeki sorusu üzerine ise Karakullukçu, "Eğer hukukta bir reform olacaksa millet ve toplum yararına olacaksa 'evet' yapılsın. Benim 145 yıllık kurumum da kapatılsın. Yargıtay'dan da eski benim kurumum. Ama bu yapacağımız adaletli bir iyileştirmeyse, hukukun doğru yansıması, doğru tecelli etmesi, hızlı tecelli etmesi için gerekiyorsa buna karşı kimsenin diyecek bir sözü yok, benim de bir sözüm olmaz. Ama sırf yüksek yargıyı bir çatı altında toplayıp, Danıştay'ın ismini kaldır, Yargıtay'ın ismini kaldır -aslında başka bir şekilde kurun, yüksek mahkeme deyin başka bir şey deyin- içi değişmediği müddetçe bir sonuç elde edilemeyecek demektir. Ona da gerek yoktur diye düşünüyorum" cevabını verdi.

İHA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler