YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Dağlıca baskınında şok video kaydı
Dağlıca baskınında şehit olan uzman çavuşun kardeşi inanılmaz bir iddia ortaya attı. Kardeşin iddiasına göre, Dirik'te saldırı anının tam 45 dakikalık bir videosu var...
Dağlıca baskınında şok video kaydı
04 Aralık 2009 / 11:32 Güncelleme: 04 Aralık 2009 / 11:32

Dağlıca baskınında şehit olan Uzman Çavuş Selçuk Gürdal’ın ikiz kardeşi Afyon Dinar’da yaşayan Celalettin Gürdal, baskın sırasında Dağlıca Tabur Komutanı olan Yarbay Onur Dirik’te saldırı andında çekilmiş 45 dakikalık video kaset olduğunu iddia etti.

Bilgisayarındaki görüntüleri kendisine izleten Yarbay Dirik’in “Bu görüntüleri zamanı gelince sadece sana vereceğim. Ama şu an bir şey yapamıyorum. Mahkemede karşımdaki savcı hakim devre arkadaşımdı. Onların karşısında esas duruşta durdum. Konuşursam yer yerinde oynar. Zamanı gelince elimdeki görüntü ve bilgileri istesem milyon dolarlara satarım ama yapmıyorum” dediğini iddia etti. Gürdal, ihbarcı subayın Dağlıca ve Aktütün saldırılarından söz eden mektubundan sonra Genelkurmay Başkanı ile 9 şehit yakını olarak görüşmeye çalıştıklarını ancak kendilerine randevu verilmediğini söyledi.

YARBAY DİRİK: ERGENEKON’DA YANLIŞ YOK

Yarbay Onur Dirik ile birebir Kemer Jandarma Karakolu’nda görüştüğünü anlatan Gürdal, "Kendisine 'Sizin Ergenekon'la ilgili düşünceniz ne' diye sordum. O da, 'Ergenekon’da yanlış bir şey yok. Ergenekon bizim büyüklerimiz. Onlar bizim üstlerimizdir' dedi. Zaten ben orada Ergenekon deyince konuşmayı kapattı. Şimdi ben buradan Genelkurmay Başkanı Başbuğ'a diyorum ki; içinizdekileri temizleyelim. Binlerce şehidimiz var" dedi.

‘DAĞLICA VE AKTÜTÜN’DE BİZ VARDIK’

‘AKP ve Gülen’i Bitirme Planı’nın orijinaliyle birlikte Ergenekon savcılarına bir ihbar mektubu gönderen meçhul subay, Dağlıca baskınının cuntanın işi olduğunu söylemişti.

Subayın gönderdiği mektuptaki o bölüm şöyle: "Bizzat olayların içerisinde (Aktütün'de, Dağlıca'da, Poyrazköy'de, Çukurca'da ve dahi birçok yerde) olduğumuz için gerçekler tarafımızdan tüm çıplaklığıyla biliniyor."

DAĞLICA’NIN FOTOĞRAFLARINI ERGENEKON SANIĞINA GÖNDERDİ

Yarbay Onur Dirik’in Dağlıca’nın stratejik noktalarını gösteren fotoğrafları baskından yaklaşık bir yıl önce Ergenekon sanığı Asuman Özmer’e gönderdiği ortaya çıkmıştı. Bu fotoğraflar Ergenekon iddianamesinde yer alıyor.

Yarbay Dirik Dağlıca baskınından yaklaşık bir yıl önce Dağlıca ve Çukurca’daki askeri birliklerin bulunduğu noktaları gösteren fotoğrafları Özdemir’e gönderiyor. Üstelik fotoğraflarda askerlerin konuşlandığı tepeler, stratejik noktalar ve hareket biçimleri gibi hayati bilgiler, sanki üste brifing veriyormuş detaylılığında, oklu açıklamalarla aktarılıyor.

Ergenekon iddianamesinde Onur Dirik’in baskından yaklaşık bir yıl önce Ergenekon zanlısı Asuman Özdemir’le yaptığı haberleşme kayıtları yer alıyor. Ergenekon iddianamesinin 354 nolu klasöründe yer alan bir yazışma Dirik ile Özdemir arasındaki samimiyeti gözler önüne seriyor:

ASUMAN ÖZDEMİR: Sevgili Onur Allah aşkına sakin ol. Lütfen ama lütfen sakin ol. Asıl adınla yazıyorsun. IP numarandan adını tespit ederler.

ONUR DİRİK: Merak etme sakinim ben. O adam bana yazdı tahmin ettiğin gibi. Demokratik zemin falan filan diyor. Sanki biz gerzeğiz. Neyse tabii ki cevap filan vermedim. Ben söyleceğimi söyledim. Tartışmaya gerek yok.

Yazışmalar ayrıca Dirik’in çeşitli mail grubuna Veli Küçük’ü savunan yazılar gönderdiğini de ortaya çıkarıyor.

‘YEMEK BOĞAZIMA DİZİLDİ’

13 askerin şehit edildiği Dağlıca baskınında şehit düşen Selçuk Gürdal'ın ikiz kardeşi Celalettin Gürdal, ihbar mektubunu öğrendikten sonra şehit ve gazi dernekleriyle girişimlerde bulunduklarını belirterek şunları söyledi: "Dağlıca, Aktütün ve Ergenekon'un katlettiği şehitlerin adreslerini istedim. Herkes dilekçesini yazacak ve o zaman yüce adaleti göreceğiz. Genelkurmay'a da dilekçe yazdım. Faks çektim, bir şekilde cevap alamadım. Bundan kısa bir süre önce de telefonla aradım. Bir gün sonra beni aradılar. 'Genelkurmay Başkanı şu sıralar müsait değil, sizinle en kısa zaman süresi içerisinde görüşecek. Eğer, Başbuğ görüşemezse, bir alt kademedeki askerler sizinle irtibat sağlayacaklar' dediler."

Meçhul subayın ihbar mektubunu yemek masasında öğrendiğini anlatan Gürdal, "O mektubun televizyonda okunması üzerine yediğim yemek benim boğazıma dizildi. Canım pahasına da olsa bu yolun sonuna kadar gideceğim" dedi. Gürdal, gazete kupürlerini göstererek "Bunların hesabını kim verecek? Bu insanlar, bu işi yaptıkları için vicdanen rahatlar mı" dedi. 

Aktif haber

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler