YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Cumhuriyet yazarından İhsanoğlu hakkında çarpıcı öngörüler!
Cumhuriyet yazarı Demirtaş Ceyhun, 14 yıl önce kaleme aldığı yazısında CHP ve MHP'nin Cumhurbaşkanlığı için aday gösterdiği Çatı Aday Ekmeleddin İhsanoğlu hakkında çarpıcı öngörülerde bulunarak İhsanoğlu'nun ilişkilerindeki karanlık noktalara dikkat çekti
Cumhuriyet yazarından İhsanoğlu hakkında çarpıcı öngörüler!
03 Ağustos 2014 / 11:51 Güncelleme: 03 Ağustos 2014 / 11:55

Demirtaş Ceyhun 14 Ağustos 2000 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan "Gerçekten Kimdir Bu Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu?" başlıklı yazısında çatı aday Ekmeleddin İhsanoğlu hakkında çarpıcı öngörülerde bulunarak İhsanoğlu'na çok zor sorularla yüklendi...

Ceyhun 2000 yılında “1970’li yıllarda Türkiye’ye getirilen Ekmeleddin İhsanoğlu’nun zamanının gelmesi beklendi. 1984’te Kimya ve Kültür profesörü olarak takdim edildi. Önümüzdeki yıllarda onu YÖK Başkanı yapacaklar.” diyor. İhsanoğlu da, Cumhuriyet gazetesine gönderdiği yanıt yazısında bu öngörüyü “kehanet” olarak görüyor ve bilgisi dışında olduğunu ifade ediyor. Ceyhun da daha sonra cevaben yazdığı yazısında, onun geçmişini, aldığı görevlerle eğitiminin ilgisinin olmamasına rağmen nasıl bu kadar yükselebildiğini sorguluyor.

Ceyhun ayrıca İhsanoğlu'yla ilgili karanlık noktalara değiniyor. İhsanoğlu’nun ''Baron's Whos Who'' kuruluşu tarafından ''Yeni Yüzyılda Önde Gelen 500 Şahsiyet'' listesinde isminin olmasındaki arka planı yazıyor. Ceyhun yazısında, bu kuruluşun listesine para verilerek girildiğini örnekleriyle açıklayarak İhsanoğlu'nun da listeye nasıl girdiğini sorguluyor.

Ceyhun yazısının devamında ise, İhsanoğlu’nun geçmişine ilişkin bilgi edinmekteki zorlukları dile getiririyor.

İşte Demirtaş Ceyhun'un tam 14 yıl önce İhsanoğlu'na zor sorularla yüklendiği o yazısı:

Demirtaş Ceyhun Cumhuriyet gazetesindeki "Gerçekten Kimdir Bu Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu?" başlıklı yazısının ardından İhsanoğlu'nu 8 yıl sonra 2008 yılında bu kez de Aydınlık Gazetesi’ndeki köşesinde ele alıyor.

Demirtaş Ceyhun 23 Mart 2008 tarihinde Aydınlık Dergisi'ndeki Sis Çanı adlı köşesinde Ekmeleddin İhsanoğlu’nu yazıyor. Ceyhun, İhsanoğlu için yazmış olduğu yazısında "bari zebanileri iyi tanıyalım..." diyor.

İşte Demirtaş Ceyhun’un o yazısı;

Ekmeleddin İhsanoğlu kimdir, biliyor musunuz?

***

Nokta dergisindeki bilgilere göre, "Türkiye'deki ilericilik o kadar ileri gitmişti ki Kuran'ın böylesine şiirsel bir mealinin varlığı herkes için zararlı olabilir" diyerek 1936'da İstanbul'da ölen Mehmet Akif'in "Mısır'da kaleme aldığı Kuranı Kerim'in Türkçe çevirisini" güya "vasiyeti üzerine yakıp yok ettiğini" söyleyen Ekmeleddin İhsanoğlu'nun yıldızı ise, asıl 12 Eylül darbesinden sonra birden olağanüstü parlamıştır. Daha 1980 yılında, Suudi parasıyla Kenan Evren'in Yıldız'da bir köşk bağışlayıp kurdurduğu İslam Konferans Örgütü'ne bağlı İslam Tarih Sanat ve Kültür Araştırmaları Merkezi (IRCICA) direktörlüğüne getirilmiştir hemen. 1984 yılında da, Kimya Doçenti iken Kültür ve Bilim Tarihi Profesörü yapılıp, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde YÖK'ün kurdurduğu "Bilim Tarihi Bölümü" başkanlığına atanmıştır. Sanki bu tarihten itibaren "Türk Kültür ve Sanatı" veya "Osmanlı Kültür ve Sanatı" terimleri yerine "İslam kültür ve sanatı" terimi planlı biçimde yerleştirilirken, "Türk-İslam sentezi" tezi de politikada egemen kılınmıştır.

Ne zaman nasıl Profesör olduğu belli değil

Gerçekten, Sayın İhsanoğlu asistan olabilmek için ne zaman TC vatandaşlığına geçmiştir acaba? Kahire'de okuduğu üniversitenin denkliği ne zaman kabul edilmiş, "kimya doçenti" iken birden "kültür ve bilim tarihi profesörlüğü"nü hangi üniversitede, hangi çalışmasıyla kazanmıştır?

Bu soruları, taaa 14 Ağustos 2000'de Cumhuriyet'te çıkan "Gerçekten Kimdir Bu Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu" adlı yazımda da sormuştum. Nasıl unuturum... İstanbul Üniversitesi Rektör yardımcısı Prof. Nur Serter de beni arayıp "teşekkür" etmiş ve "yazım üzerine Sayın İhsanoğlu'nun Üniversite'deki dosyasını getirtip incelediğini, ancak nerede ne zaman profesör olduğuna dair dosyada da bir bilgi bulunmadığını ve hemen YÖK'e yazıp profesörlük dosyasını istediğini, gelir gelmez de bir kopyasını bana göndereceğini" söylemişti. Demek, iyi saatte olsunlar buna da izin vermemişler. "Binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete" dostlar, bari zebanileri iyi tanıyalım ....

 

HABER10

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler