YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan: O ülkelerin kalbimizde artık yeri yoktur!
Cumhurbaşkanı Erdoğan Ankara'da şehitleri anma programında konuştu. Erdoğan darbe girişimiyle ilgili milletimizin yanında yer almayan hiçbir devletin bizim dostumuz olamayacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: O ülkelerin kalbimizde artık yeri yoktur!
30 Temmuz 2016 / 06:16 Güncelleme: 30 Temmuz 2016 / 07:17

Cumhurbaşkanı Erdoğan Şehitleri Anma Programında konuştu. Erdoğan, darbe girişiminin başarılya püskürtülmesinin ardından millete teşekkür ederek, milletimizin yanında yer almayan hiçbir ülkenin dostumuz olamayacağını açıkladı.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından önemli satırbaşları:

237 ŞEHİDİMİZ İKİ BİNİ AŞKIN YARALIMIZ VAR

15 Temmuz gecesi 170'i sivil, 62'si polis ve 5'i de asker olmak üzere 237 şehit verdik. Bugün saat 19.00 itibarıyla yaralı sayımız 2 bin 191. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına, milletimize başsağlığı diliyorum.

ŞEHİTLERİMİZİN HER BİRİNİN ADINI ANITLAŞTIRACAĞIZ

237 şehidimizin her birinin adını aynen Çanakkale Şehitleri'nde olduğu gibi anıtlaştıracağız. İnşallah kurumlarımızla anıtlaştıracağız, inşallah aynı zamanda İstanbul'da Boğaz Köprüsü'nden çıkar çıkmaz Anadolu yakasındaki tepe noktada, orada anıtlaştıracağız. Ankara'da hemen Külliyemizin karşısında, orada anıtlaştıracağız ve okullarımıza isimlerini vermek suretiyle anıtlaştıracağız ve kalıcı kılacağız.

BUNU ANCAK KAFİRLER YAPAR!

Aynı gece, çok büyük bir bölümü Ankara ve İstanbul'da olmak üzere bu alçaklar saldırılarını yaptılar. Uçakla bombaladılar. Yetmedi, hemen arkasından, camiimizin önünü bombaladılar ve orada 5 şehit verdik. 

Bunu ancak kafir yapar. Bunu ben Müslümanım, ben Türküm diyen biri yapabilir mi? Bunların bu milletle alakası yok.

Bunlar benim askerimin, polisimin içine nasıl sızmış, devlet kurumlarımızın içine nasıl sızmış? Birileri bize akıl veriyor Batı'dan, geçmiş olsun. Ama ardından bir şey daha söylüyor, "bu açığa alınanlar sebebiyle endişeliyiz" diyorlar. Siz işinize bakın. İşinize bakın. Benim ülkemde darbe olacak ve benim ülkemde 237 şehidim, 2191 yaralım olacak, bir tane kalkıp taziyede bulunacak ardından 9 nasihat vereceksin. O aklı kendinde sakla. 

BİZ KULA KUL OLMADIK, OLMAYACAĞIZ

Biz kula kul olmadık, olmayacağız. Onu FETÖ'cüler düşünsün, onlar kula kul. "O bize şah damarından yakın" diyorlar, zavalıllar, cahiller, şah damarından yakın olan bize sadece Allah'ımızdır. Başka yok. Ve biz Allah'ımıza kulluk ederiz.

BEN ŞEHİTLERİMİZİ KISKANIYORUM

15 Temmuz gecesi ülkemizin her köşesinde, sokakta her siyasi görüşten insanlarımız vardı. O geceden beri Türkiye gerektiğinde tüm farklılıkların üzerine çıkma iradesine sahip olduğunu herkese gösterdi.

Objektiflere yansıyan manzaraların her biri Türkiye'nin diz çökmesini bekleyenlerin kafasına birer balyoz gibi indi. Bir süredir ülkemize farklı niyetlerle bakanlar sandı ki, PKK'sından DAEŞ'ine kadar dünyanın en eli kanlı terör örgütlerini üzerlerine salarsak bu ülkeyi sindirebiliriz. Sandılar ki FETÖ mensubu teröristleri sokağa çıkardığımızda bu milleti teslim alabiliriz. Halbuki Rabb'im ne diyor, "Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır."

15 Temmuz gecesi millet olarak Allah'ın izniyle bize tuzak kuranların tuzaklarını başlarına geçirdik. Tüm Türkiye bir ve beraber olarak 40 yıllık hazırlığı, birikimi, sinsi hesabı 20 saate kalmadan yerle yeksan etti.

Merhamet etmeyene merhamet olunmaz. Benim gözümde 15 Temmuz gecesi sokağa dökülerek ülkesine, milletine, istiklaline ve istikbaline sahip çıkan her bir kardeşim gazidir. Parlamentomuzun o gece anında açılması sayın Başkanımızın orada grubuyla bir araya gelmesi bana o anda şunu hatırlattı: Yeniden bir istiklal mücadelesini yaşıyoruz ve istikbal mücadelesini veriyoruz.

Biz ne mutlu ne kutlu bir milletiz. Dünyada sizin emsaliniz yok, sizin eşiniz yok. Şehitlerimiz, gazilerimiz ve canları pahasına tankların, bombaların karşısına dikilen tüm vatandaşlarımız yazdıkları destanla yeni bir dönem başlatmışlardır.

Ben hanım kardeşlerimi, Nine Hatunlarımızı kutluyorum. Tankların karşısına dikilip şehit olan hanım kardeşlerimi, dik durup yılmayan hanım kardeşlerimi kutluyorum. Tankın altında şehit olma azmiyle olup ama şehit olmayan fakat o yiğitliği gösteren gencimizi kutluyorum. Tank paletlerinin altına girenleri kutluyorum. Şehit olanları kutlamak haddime mi? Onu Rabb'im kutlamış. Sevgili Peygamberim kutlamış. O sevgili Peygamberimize komşu oluyor.

40 YILDIR BUNLAR İŞTE BUGÜNE ULAŞMAK İÇİN ÇALIŞTILAR

FETÖ'nün mazisi 40 yıl. 40 yıldır bunlar işte bugüne ulaşmak için çalıştılar. Şimdi hesap tersine döndü. Ama iş bitti mi, bitmedi. Yapacağımız daha çok şey var. Hep söylüyorum, bunlar kanser virüsü gibi. Vücudu metastaz yaptı. Şimdi bu virüs kazınıyor. Bu tamamen kazınarak temizlenmesi, vücudun bundan arınması lazım. On binlerce kim varsa temizleyeceğiz.

Bugün, Türkiye'nin yolu 15 Temmuz sabahı olduğundan daha açık, daha aydınlık, daha berraktır. Son 3 yılda yaşadığımız pek çok olayın şifresi 15 Temmuz'da çözülmüş, takke düşmüş kel görünmüştür. Geldiğimiz noktada, eskiden şunu dedik, bunu söyledik demenin anlamı ve gereği yoktur.

BİR MİLAT HALİNE DÖNÜŞTÜREMEZSEK YAZIKLAR OLSUN BİZE

15 Temmuz'u bir milat haline dönüştüremezsek yazıklar olsun bize.

Bir milat olarak, bu vesileyle, şu ana kadar şahsıma her türlü saygısızlığı, hakareti yapanları bir kere mahsus olarak davalarımı çekiyorum ve affediyorum. Asıl bu imkanı doğru değerlendiremezsek, millet bizim yakamıza yapışma hakkına sahip olur diye düşünüyorum.

Toplumun tüm kesimlerinin ülkemizin önündeki hassas duruma uygun davranacağını düşünüyorum. Darbecilerden hesap sorarken elbette intikam değil adalet peşinde olacağız. Bununla birlikte FETÖ, PKK, DAEŞ gibi tüm terör örgütlerinin başını ezmekte de en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz. Düşman tek değil, düşman çok.

"Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın. Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın." Böyle gideceğiz, durmayacağız.

Polis teşkilatımızın, emniyet teşkilatımızın, aynen o takımın dışındaki polislerimizle, tüm o korucularımızla birlikte bölücü terör örgütüne karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu milletin refahına kast etmeye kimsenin hakkı yok.

TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİDİR

Türkiye bir hukuk devletidir. Darbe girişimi sürecinde hukuktan en küçük bir taviz vermedik. Hayata geçirdiğimiz her uygulama anayasaya uygundur.

Yaşanan olağanüstü dönemden kaynaklanan hatalar olursa, onlar için de hukuk yolu açıktır. Ama adaleti tesis etmek de boynumuzun borcudur. Herkes "idam" diyor. Burası demokratik parlamenter sistemle yönetilen bir hukuk devleti. Burada hükümetin yapacağı şey, bu talebi alıp parlamentoya taşımaktır. Parlamento tartışır, verilen karara herkes uyar.

Yaralı kardeşim reçeteyi açıkladı, eğer bu konuda hükümetimiz sıkıntıya düşmeyecekse, parlamento idamın dışında verilebilecek en ağır ceza neyse onun kararını alsın dedi. O zaten var ama diğeri de milletimizin talebidir, bu talep de parlamentoya gelir, müzakere edilir, adım atılır.

Bugün dünyanın büyük çoğunluğunda bu var mı var, Türkiye'de de tartışılır. Milletimizin 15 Temmuz gecesi sergilediği birliğe uygun şekilde hedeflerimizi sürekli büyüterek yolumuza devam edeceğiz.

SURİYE'DE, IRAK'TA, LİBYA'DA OYNANAN OYUNU DA BOZACAĞIZ

Sadece FETÖ ile değil, diğerleriyle olan mücadelemizi daha güçlü şekilde sürdüreceğiz. Suriye'de, Irak'ta, Libya'da oynanan oyunu da bozacağız. Dünyanın her yerinde oynanan oyunları bozacağız.

Bunların hiçbiri ülkemizde yaşananlardan bağımsız değildir, hepsi aynı senaryonun farklı sahnelerinden ibarettir. Dünyanın farklı bölgelerindeki pek çok şehirde 100 milyonlarca insanın kalbi, 15 Temmuz gecesi bizim için atıyordu.

Bu millet, dünyada farklı bir yere oturdu. Her yerden size selamlar, dualar var. Bu insanlar Türkiye'deki mücadelenin kendi istikbal ve istiklal mücadelesi olduğunu biliyor. Teröristleri üzerimize salanlar kendilerini dev aynasında görebilir ama bu milletin arkasında çok daha büyük bir güç var; mazlumların duası.

Bunların hiçbiri ülkemizde yaşananlardan bağımsız değildir, hepsi aynı senaryonun farklı sahnelerinden ibarettir. Dünyanın farklı bölgelerindeki pek çok şehirde 100 milyonlarca insanın kalbi, 15 Temmuz gecesi bizim için atıyordu.

Bu millet, dünyada farklı bir yere oturdu. Her yerden size selamlar, dualar var. Bu insanlar Türkiye'deki mücadelenin kendi istikbal ve istiklal mücadelesi olduğunu biliyor. Teröristleri üzerimize salanlar kendilerini dev aynasında görebilir ama bu milletin arkasında çok daha büyük bir güç var; mazlumların duası.

Aynen İstiklal Marşı'nda olduğu gibi, biz Hakk'ın vaad ettiği günlerin yakın olduğuna inanıyoruz.

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, dünyada zaten bildiğimiz pek çok tavra şahit olduk. Pek çok devletin, devlet yetkilisinin tavrı demokrasi adına bir utanç belgesidir. Vatandaşlarımızın asker elbisesi giymiş teröristlerin silahlarıyla vurulması maalesef bunların dikkatini çekmedi. Buna karşılık darbecilerle çok yakından alakadar oldular. OHAL kararı onları birden çok endişelendirdi. Benzer şeyler ABD'de Fransa'da Almanya'da yok mu, var. Ama hiçbirinde bizim gibi bir darbe girişimi yok. Alçakça katledilen 237 vatandaşımıza başsağlığı dilemeyenler, darbecilerin kötü muamele görme ihtimali karşısında teyakkuza geçmişler.

BİZİM DOSTUMUZ DEĞİLDİR"

Açık konuşuyorum, darbecilerin akıbetinden endişe ettikleri kadar milletimizin geleceğinden endilşe duymayan hiçbir ülke bizim dostumuz değildir, bunu böyle bilsinler.

Bu ülkelerle diplomatik ilişkilerimiz devam edecektir, ama kalbimizde yeri asla yoktur. 15 Temmuz'da yaşadığımız olayın bir işgal hamlesi olduğunu elbette biliyoruz. Bugün bir komutanımız öyle dedi, "Akıncı Meydanı'nı Mürted olarak çevirelim" dedi. Kendi devletine, kendi ordusuna ihanet edenlerin, Timur'un tarafına geçenler sebebiyle oraya bu ad konmuş: dönekler. İşte şimdi de dönekler.

İsterdim ki, demokrasiden, demokratik parlamenter sistemlerden bahsedenler önce bizim parlamento binamızı gezsinler. Ama gelmediler. Bunların içinde darbe girişiminde bulunanları önce niçin şahsımı öldürmedikleri için eleştirerek niyetlerini açık edenler oldu. Bu kadar ileri gidenler oldu. Bizim derdimiz o değil ki, biz kefenimizi giyerek yola çıktık zaten.

 // Rasim DUMAN
Sunu herkesin bilmesini arzu ederim ki, bu alcakca darbe tesebbusunun aziz milletimize ve Devletimize cok buyuk faydalari oldu. Elde ettigimiz guzel netice ile, odedigimiz bedeli kiyas bile edemeyiz. Anlatmaya kalksak, saatler yetmez....
30 Temmuz 2016 13:14
 // Rasim DUMAN
Evet, sehitler verdik, vermeye de devam edecegiz. Ama, yas tutmak yok, matemlere burunmek yok, karalar baglamak yok ! Kornalar calnaya, ayyilduzli sanli albayragimizi butun gucumuzle sallamaya, hancerelerimiz yirtilircasina tekbirler getirmeye devam edecegiz. Bizim bu goruntulerimiz, haykirislarimiz, emin olun, "Ser Cephesi"nin moralini bozuyor, cesaretlerini kiriyor....
30 Temmuz 2016 13:07
 // Rasim DUMAN
Yapilan operasyonlarin medyaya aksetmemesi, oturup seyrettigimiz manasina gelmiyor. Zaten durum boyle oldugu icindir ki, bu Ser Cephesi, ellerindeki butun teror orgutleri ile, bize karsi "ortulu" bir savas yapiyorlar.Biz, basta Kahraman Cumhurbaskanimiz olmak uzere, Devletimizin ve Hukumetimizin arkasinda gayet saglam duralim, ALLAH (C.C.) bizimle beraberdir....
30 Temmuz 2016 13:01
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler