24 Mayıs 2017 Çarşamba
  • Altın144,146
  • BIST98.314
  • Dolar3,5732
  • Euro3,9941
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6221
  • İstanbul17 °C
  • Ankara13 °C
  • İzmir18 °C
  • Konya14 °C
  • Adana18 °C
  • Antalya20 °C
  • Diyarbakır12 °C
  • Bursa16 °C
  • Kayseri11 °C
  • Kocaeli10 °C
  • Şanlıurfa18 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel21 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Çözüm sürecinde 2014 yılı böyle geçti
2014 yılı, çözüm süreci açısından çalkantılı geçti... Hem büyük mesafe kat edildi, hem de her aşamada provokasyonlar gerçekleşti. Provokatörler çözüm sürecinin sekteye uğratmayı beklerken, tam tersi oldu süreci daha da hızlandırdı...
Çözüm sürecinde 2014 yılı böyle geçti
31 Aralık 2014 / 23:01 Güncelleme: 31 Aralık 2014 / 23:04

Yıllarca silah seslerini yankılandığı dağlarda davullar  zurnalar çalındı. Asker ile bölge halkı omuz omuza halay çekti...

Terör 30 yıl boyunca Türkiye'nin kanayan ancak bir türlü tedavi edilemeyen yarasıydı.  Ak Parti hükümeti tarafından 2013 yılının ilk günlerinde o yaraya neşter vuruldu... Tedavi süreci iki yıldır devam ediyor...

Geçen süreçte çatışmalar sonlandı, şehit haberleri durdu... Bu önemli bir aşamaydı ama  2014 yılı sürece ilişkin provokasyonlarla gölgelendi. Kırılma noktası 6-7 ekim Kobani olayları ile yaşandı. Ama onun çok öncesinde annelerin gözyaşı vardı...

Çocukları terör örgütü tarafından kaçırılan aileler günlerce Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde oturma eylemi yaptı.

Eylem günlerce sürdü. Hükümet ile HDP kaçırılan çocuklar üzerinden karşı karşıya geldi. Aynı dönemde doğu ve güneydoğuda karakol yapımına tepki eylemleri de vardı. 

Gözü yaşlı ailelerden bazılarının çocukları serbest bırakıldı bazıları ise acısını bir kaç ay sonra  Ankara'ya taşıdı. Hükümet üyeleri görüşmeler yapıp yardım istediler.

Çocukları kaçırılan aileler konuşulurken 10 temmuz 2014'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde önemli bir adım atıldı; çözüm süreci yasal zemine oturtuldu... 6 maddelik düzenleme ile çözüm sürecinde görev alanlara yasal zırh sağlandı. 

İmralı ile görüşmeler devam ediyordu... Ta ki 6-7 ekim olaylarına kadar... Eylül ayının son günüydü. Amerika'ya uzun bir ziyaret gerçekleştiren Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye'ye dönmesinden kısa bir süre sonra IŞİD tehdidi altındaki Kobani için halkı sokağa çağırdı.

O çağrı ile sokaklar ateşe verildi... Masum insanlar işkence yapılarak öldürüldü... İşyerleri yakılıp yıkıldı....

Olaylardan bir kaç gün sonra çağrının sahibi HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş bir kez daha geçti kameraların karşısına.  Bir yanında kendi yaptığı "sokağa çıkın çağrısı" diğer yanında göz göre göre öldürülen masum insanlar... Bir yanında çözüm süreci, öbür yanında Kobani vardı. Demirtaş, boncuk boncuk terledi; o çağrıyı ve gerekçelerini anlatırken...

Doğu'daki bazı illeri yangın yerine çeviren olaylara ilişkin hükümet HDP'nin tutumunu eleştirdi. Demirtaş'ın açıklamasından 4 gün sonra Başbakan Ahmet Davutoğlu  Ak Parti grup toplantısında Kobani olaylarına ilişkin konuştu. 

Çözüm süreci provokasyonlarla inişli-çıkışlı gidiyordu. Böyle bir dönemde Başbakan Davutoğlu yeniden akil insanlar heyetini topladı.

Kobani olayları kırılma noktasıydı. Daha yankısı dinmemişken Hakkari Yüksekova'da 3 asker sokak ortasında başından vurularak şehit edildi, ipler iyice gerildi.

Kamu düzeni kavramı tam da bu dönemde yerleşti... Hükümet çözüm sürecinde kararlılık vurgusu yaparken, kamu düzenini ön plana çıkardı.

HDP heyetini İmralı'ya gidişi de bu süreçte askıya  alındı.

Karşılıklı açıklamalar, görüşme trafiği derken... HDP heyeti iki ay aradan sonra 29 kasım günü İmralı'ya gitti. Üstelik heyet genişletilmişti.  HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile İstanbul milletvekili Sırrı Süreyya Önder'den oluşan heyete Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı Hatip Dicle de katıldı... Dicle 21 yıl sonra Öcalan ile yan yana geldi..

Başbakan yardımcısı Bülent Arınç sürece ilişkin diğer Kürt aktörlerin de kapısını çaldı. Arınç, HAK-PAR ve HÜDA-PAR'dan sürece ilişkin destek istedi.

İmralı heyeti ise Öcalan, Kandil ve Hükümet arasında mekik dokudu. Heyet, 2014 yılında toplam 14 kez İmralı adası'na gitti.

Sürece ilişkin son provokasyon ise 2014'ün son günlerinde Şırnak Cizre'den geldi. PKK'nın gençlik yapılanması YDG-H, HÜDA-PAR'la çatıştı, sokakları birbirine attı. Üstelik bir gün önce PKK, şiddet içeren sokak eylemlerine son verme kararı aldığını duyurmuş, bu suçları işleyenlerin de ajan olarak değerlendirileceğini açıklamıştı. Bu açıklamanın üzerinden 24 saat geçmeden gizli bir el yeniden düğmeye bastı.

KANALAHABER.COM / ÖZEL İÇERİK

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler