YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Çocuk Meclisi toplandı
Çocuk Meclisi toplandı
18 Nisan 2010 11:40
Milil Eğitim Bakanlığı ile ortaklaşa gerçekleştirilen 7. Dönem Çocuk Meclisi'nde, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin açılış konuşması yaptı.

7. Dönem Çocuk Meclisi, TBMM'de toplandı.

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in açılışını yaptığı toplantının başında, İstiklal Marşı okundu.

Şahin, yaptığı konuşmada, milletin kaderine el koyan, Milli Mücadeleyi yürüten ve başarıya ulaştıran, Cumhuriyeti kabul eden, çağdaş kurum ve kuruluşları kuran TBMM'nin açılışının 90. yıldönümünün kutlandığını anımsatarak, bunun onuru ve kıvancı içerisinde olduklarını kaydetti. Şahin, ''Sizleri milli iradenin merkezi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görmekten büyük mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum. Hepinize Meclisimize 'Hoş geldiniz' diyorum'' dedi.

Türkiye Öğrenci Meclisinin yaklaşık 14 milyon 500 bin öğrenciyi kapsayan ülkenin en büyük demokrasi eğitimi projesi olduğunu belirten Şahin, bu projeyle ilköğretimdeki öğrencilerin demokrasinin temeli olan seçme, seçilme gibi süreçleri yaşadığını, işbirliği ve katılımcılık gibi deneyimler edindiğini vurguladı.

Şahin, ''Sizler de illerinizde demokratik bir rekabet sonucu buraya geldiniz ve burada illerinizi temsil edeceksiniz. Hepinizi tebrik ediyor başarılar diliyorum. Bu deneyimin sizlerin gelişimine, kendinizi yetiştirmenize, demokrasi kültürünü, demokratik kural ve yöntemlerini öğrenmenize büyük katkısı olacağı inancındayım'' dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı ile ortaklaşa gerçekleştirilen bu büyük etkinlik dolayısıyla Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve emeği geçen herkesi kutlayan Şahin, şunları söyledi:

''Burada yine bugün genel kurul, seçme ve seçilme heyecanı yaşayacaksınız. Ülkemizin farklı bölgelerinden, kültürlerinden arkadaşlarınızla bir araya gelerek, birbirinizin düşüncelerini dinleme ve fikirlerinizi paylaşma imkanı bulacaksınız. Bunun da yine sizin düşüncelerinizi geliştirmenize, öngörü ve bakış açılarınızı daha ileriye götürmenize büyük katkısı olacağı inancındayım. Sizlerin demokrasiyi, özgürlükleri ve katılımcılık süreçlerini özümsemiş bireyler olarak yetişmeniz, bizim en büyük amacımızdır.

Ülkemizin geldiği önemli bir aşamada, yanlışları olabildiğince azaltarak, doğruları, başarı ve kaliteyi artırarak daha ileriye gidebilmeniz bizim önceliğimizdir. Dayandığınız sağlam milli köklerimiz ve kültürümüz yanında, çağdaş dünyanın birikimi ve çağın gelişmiş değerleri kılavuzunuz olacaktır. Yokluklar içerisinde dünyaya örnek bir bağımsızlık mücadelesi veren, devletini kuran, büyük başarılara imza atan bir milletin mensupları olmanın gururunu daima duyuyoruz.

Kuruluşundan bugüne ekonomide, kültürde, sanatta önemli mesafeler alan, kalkınma ve refah yolunda büyük başarılar elde eden bir ülkenin evlatlarıyız. Cumhuriyetin bu büyük başarılarından ilham alarak daha iyisini yapmaya, demokrasimizi ve ekonomimizi daha ileriye götürmeye çalışacağız. Adalet ve refahı daha da geliştirmenin, memleketimizin her köşesine, her ferdine ulaştırmanın çabasında olacağız. Gözü yaşlılara, yüreği buruklara, yolda kalmışa merhem olmaya çalışacağız. Ülkemizin kalkınma ve insanımızın yaşam standardının gelişmesi çabasına bir tuğla da biz koymaya çalışacağız.''

''BİLGİ ÜRETME ÇABASINDA OLUN''

Çocukların bu süreçte elde edecekleri deneyim ve heyecanlarla edinecekleri birikimle şekillenecek Türkiye'nin bugünkünden çok daha ileride olacağını vurgulayan Şahin, şunları kaydetti:

''Belirlediği hedefleri bir bir gerçekleştirmiş, demokrasi ve ekonomisini, kalkınma ve refahını çok daha ileri düzeylere taşımış bir ülkede yaşayacağınızdan şüphem yoktur. Atatürk'ün, 'Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak ve yükseltecek sizlersiniz' sözüyle inancını ifade ettiği gençlerimiz olarak geleceğin Türkiyesini inşa edeceksiniz. Bu yüzden, kendinizi çağın ve bilgi toplumunun gerekleriyle geliştirmenizi çoğulcu ve katılımcı siyasi anlayışla yetiştirmenizi istiyoruz.

Sanayi devrimi dünyayı değiştirmişti. Bilgi çağı ise yeni bir dünya ve toplum yapısı kurdu. Kendinizi bilgi toplumunun gerekleriyle yetiştirmenin, bilgiyi üretebilmenin ve en iyi şekilde kullanabilmenin çabasında olmalısınız. Sınırların anlamsız hale geldiği, küreselleşmenin baş döndürücü bir hızla ilerlediği bir dönemde sizin de düşünce dinamizmine, esnekliğine ve becerisine ulaşmanız gerekir. Küresel dönemde gelişmiş ülkelerdeki akranlarınızla rekabet ettiğinizi unutmamalısınız. Daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük, refah ve kalkınma bugün bütün toplumların başarmaya çalıştığı temel bir özlemdir. Değişim, ilerleme ve gelişmeyi başaran toplumlar çağın öncü toplumları olurken, bunu başaramayan toplumlar az gelişmiş ülke statüsünde kalmışlardır. 'Hayatta en hakiki mürşit ilimdir' sözüyle ilmin değerini vurgulayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'Benim manevi mirasım ilim ve akıldır' demiştir. Bizim size aktarmaya çalıştığımız kültür de budur. Düşünün, sorgulayın, eleştirin ve ileriye gitmenin çabasında olun. Çağdaş demokrasilerin bir unsuru olan saygı ve diyalog yöntemiyle, uzlaşı ve demokratik rekabet içerisinde bunu yapın.''

''VESAYET KABUL ETMEYECEKTİR''

TBMM Başkanı Şahin, 23 Nisan 1920'de yokluklar içerisinde açılan TBMM'nin milletin kaderine el koyduğunu, dönemin zor şartlarında demokratik usulle seçilebilen milletvekillerinin Ankara'ya geldiğini, milletin geleceği ve bağımsızlığı için çalışmaya başladıklarını vurgulayarak, Milli Mücadeleyi bağımsızlığa ulaştıran Meclisin, çağdaş devrimleri gerçekleştirdiğini, modern Türkiye'nin kurum ve kurallarını oluşturduğunu kaydetti.

Meclisin, demokrasiye can veren temel kurumların başında geldiğini ifade eden Şahin, parlamentoların halk iradesinin tecelli ettiği, milletin seçtiği temsilciler aracılığıyla yönetime ortak olduğu bir siyasal sistemin parçası olduğuna işaret etti. Şahin, ''Bu yüzden parlamentonun gücü, milletin ve demokrasinin gücüdür'' dedi.

Meclisin duvarında yazılı olan ''Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir'' ifadesinin Cumhuriyetin ilk Anayasası olan Teşkilatı Esasiye'nin ilk maddesi olarak Anayasa'da yer aldığını anımsatan Şahin, Milli Mücadelenin de temelinde milli egemenlik kavramının olduğunu, bu kavramın milli mücadele sürecine hayat verdiğini unutmamak gerektiğini belirtti.

Şahin, şöyle devam etti:

''Çok zor bir dönemde bir araya gelen milletimiz bağımsızlığı, özgürlüğü ve geleceği adına tarihin gördüğü en büyük milli mücadeleden birini vermiştir. Bunun anlamı, bu mücadeleyi veren halk kendi iktidarını kuracak, kendi yöneticilerini seçecektir. Milli iradenin ve milletin özgür tercihi üzerinde herhangi bir güç ve vesayet kabul etmeyecektir. Kuruluşundan bugüne önemli aşamalar kat eden ülkemiz sizlerin donanımları ve dinamizmiyle daha ileri gidecektir. Özlediğimiz çağdaş bir Türkiye'de sizin büyük katkılarınız olacaktır. Sizlerin sizden önceki kuşaklardan daha iyisini yapacağına inancımız tamdır.''

''GENÇLERİMİZ EN BÜYÜK GÜVENCEMİZ''

TBMM Başkanı Şahin, TBMM'nin 90. yıldönümünün kutlandığını anımsatarak, Meclisin 90 yıl boyunca milletin umut kapısı, gözünü ve gönlünü çevirdiği hizmet merkezlerinden biri olduğunu söyledi.

Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:

''Milletimizden aldığı yetkiyle seçilip buraya gelen, büyük bir onurla görevlerini yapmaya çalışan milletvekillerimiz, bu büyük sorumluluğun bilinciyle hareket etmekte, en ideal, en doğru yasaları çıkarmaya çalışmaktadırlar. Böylesi büyük bir tarihi önemi ve değeri olan parlamentomuz milletimiz için büyük güven ve kıvanç kaynağıdır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, Meclisimiz halkımıza büyük bir gayret, çaba ve özveriyle hizmet etmeye devam edecektir. Sizlerin arasında da gelecekte milletvekili olarak gelip burada hizmet bayrağını devralanlar olacaktır. Eminim ki sizlerin varlığıyla Meclisimiz daha da güçlenecek, milletimize en güzel şekilde hizmet edecektir. Hangi alanda olursa olsun, tercih edeceğiniz mesleki branşlarda kendinizi en iyi şekilde yetiştirerek ülkemize ve milletinize hizmet etmenizi istiyoruz.

Bugün yaklaşık nüfusumuzun yarısını oluşturan gençlerimiz bizim en büyük güvencemiz ve güç kaynağımızdır. Bu kaynağı en nitelikli, en iyi şekilde yetiştirmek istiyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, uzun bir maratonun ardından buraya gelen sizlere bugünkü çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Sizlerin burada ifade edeceklerinizin, temsilcisi olduğunuz öğrenci kitlesinin ve gençliğimizin düşünceleri olarak önemli olduğuna inanıyorum. 7. Dönem Türkiye Öğrenci Meclisi'nin Özel Birleşim çalışmalarının başarılı geçmesini diliyor, hepinizi sevgiyle selamlıyorum.''

ÇUBUKÇU'NUN KONUŞMASI

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ise 23 Nisan 1920'nin ülkenin kaderinde ve Kurtuluş Savaşı'nda bir dönüm noktasını oluşturduğunu vurguladı. Çubukçu, bunun, aynı zamanda gelecek nesillerin her bakımdan özgür, mutlu ve refah içinde yaşaması için verilen mücadelede de bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

Çubukçu, şöyle devam etti:

''İşte Cumhuriyetimizin ve demokrasinin temellerinin atıldığı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış yıldönümünü, Cumhuriyetimizin, demokratik değerlerin ve aydınlık yarınlarımızın sarsılmaz güvencesi olarak her yıl büyük bir coşku ve gururla kutluyoruz.

Büyük Önder Atatürk'ün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmış olduğu günü çocuklara ve gençlere armağan etmesi, sizlere duyduğu sarsılmaz güvenin, sevginin ve inancın bir sonucudur.''

Bu değerli mirası daha ileri noktalara taşımak amacıyla dünyada bir ilk olan Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi'nin temellerini attıklarını belirten Çubukçu, projenin, Türkiye'de demokrasi kültürü ve insan haklarına saygı bilincinin kökleşmesine önemli katkılar sağladığına inandığını söyledi. Çubukçu, ''Çünkü insan yetiştirme sanatı olan eğitimin demokratik kültürü besleyecek şekilde yapılandırılmasını, atılması gereken ilk adım olarak görmekteyim'' dedi.

''DEMOKRASİ GELENEĞİ HALİNE GELDİ''

Milli Eğitim Bakanlığı ve TBMM işbirliğiyle başlatılan ''Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Projesi''nin artık bir proje olmaktan çıktığını ve Türkiye genelindeki okullar ve öğrencilerin arasında heyecanla, coşkuyla ve ilgiyle gerçekleştirilen bir demokrasi geleneği haline geldiğini kaydeden Çubukçu, projenin, pilot uygulamalardaki başarılı sonuçlar dikkate alınarak 2005-2006 Öğretim Yılından itibaren bütün okullarda uygulanmaya başlandığını anlattı.

Çubukçu, ''Bu kapsamda demokrasinin salt bir yönetim biçimi olmayıp bunun ötesinde farklı hayat biçimlerine ve farklı özelliklere sahip bireylerin ve toplulukların bir arada huzur ve barış içerisinde yaşamalarına imkan hazırlayan bir erdem olduğu inancını taşıyan Okul öğrenci Meclisleri çalışmalarını fedakarca sürdürmektedir'' dedi.

Bu yıl toplam 42 bin 223 okulda, okul öğrenci meclisi ile komisyonlar oluşturularak yaklaşık 15 milyon öğrencinin oy kullanarak seçme ve seçilme kültürü kazandığını belirten Çubukçu, şunları söyledi:

''Sizlerin katkılarıyla demokrasi kültürü ve bilincinin gelişmesi için ülkemizde büyük bir adım atılmıştır. Çünkü demokrasi daima ileriye adım atmak, yenilemek ve yenilenmektir

Demokrasinin gerektirdiği hoşgörü, diyalog, güven, dürüstlük, adalet, dayanışma, vatanseverlik, kültürel mirasın korunması, insan hak ve özgürlüklerine saygı, eşitliğe ve hukukun üstünlüğüne inanma, kişisel sorumluluk sahibi olma, ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele, farklılıklara saygı, çevreye karşı duyarlılık gibi değerler ancak demokratik kültürün hakim olduğu bir toplum içinde edinilir ve içselleştirilir.

Bunu sağlayacak yollardan biri de eğitimdir. Öğrenci Meclislerimiz de başta eğitim ve okul yaşantısını ilgilendiren konular olmak üzere, toplumsal hayatımızın gelişimine olumlu katkılar sağlayacak etkin ve uygulanabilir kararlar almaktadır. Bu yoğun gayret, projenin temel kazanımları arasında yer alan 'Öğrencilerin demokrasiyi bizzat yaşayan ve uygulayan bireyler olarak yetişmelerini sağlamak, toleranslı, hoşgörülü ve çoğulculuğu benimsemiş bireyler olmalarını temin etmek' hedefine bir adım daha yaklaştığımızı gösteriyor.''

Bugünün yöneticileri ve sorumluları olarak çocukların kendi geleceklerini kendilerinin belirlemesini istediklerini kaydeden Çubukçu, her yıl tekrarlanan bu seçimlerle çocukların bilinçli birer yurttaş olma yolunda önemli adımlar attıklarını ifade etti.

''CUMHURİYETİN DEMOKRASİ İLE GÜÇLENDİRİLMESİ''

Çubukçu, ilk ve ortaöğrenim düzeyindeki öğrencilerde yerleşik bir demokrasi kültürünün oluşturulması, hoşgörü ve çoğulculuk bilincinin geliştirilmesi bakımından kendi kültürünü özümsemiş, milli ve manevî değerlerine bağlı, evrensel değerlere de açık nesillerin yetiştirilmesi amacıyla ''Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri'' projesinin hayata geçirildiğini belirtti.

6 yıllık süreçte demokrasi eğitimini okullarda öğretimi yapılan herhangi bir ders gibi olmadığını gördüklerini ifade eden Çubukçu, şunları kaydetti:

''Çünkü, demokrasi, ancak tutum ve davranışlar düzeyinde, günlük hayatta pratiği yapılarak öğrenilebilen ve benimsenebilen bir değerler manzumesidir. Bu da siz gençlerimize, aile ve okulda demokratik bir ortam havasını soluma imkanı vermekle sağlanabilir.

Projemizle Cumhuriyetimizin demokrasi ile güçlendirilmesini ve öğrencilerimizde yerleşik bir demokrasi kültürünün oluşturulmasını amaçlamaktayız. Bugün memnuniyetle görüyoruz ki sizler seçme, seçilme ve oy kullanma kültürünü, katılımcı olma, iletişim kurabilme, demokratik liderliği benimseyebilme ve kamuoyu oluşturabilme becerilerini kazanmış olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na gerçek anlamını veriyorsunuz.

Mustafa Kemal Atatürk'ün; 'Türk gençliği cesareti, azmi, çalışkanlığı, zekiliği ve taşıdığı güzel hasletlerle atasına ve milletine layık olmak için elinden gelen çabayı gösterme yolundadır. Onlara yardımcı olmak başta anne ve babalara, öğretmenlere, siyasilere ve topyekun milletimize ve devletimize en büyük vazifedir. Bunun bilincinde olarak çalışmak mecburiyetindeyiz' sözleri, bize, hızımızı kesmeden, heyecanımızı yitirmeden sürdürdüğümüz bu atılımın gelecekte de yeni adımlarla, yeni kazanımlarla Türkiye'nin geleceğine ve çocuklarımızın istikbaline ışığını düşüreceği inancını pekiştirmektedir.''
AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler