YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
CHP'nin Anayasa vizyonu
CHP'nin Anayasa Komisyonu Başkanı Süheyl Batum, "CHP'nin Anayasa Vizyonu"nu açıkladı. Batum, Türkçe'nin resmi dil olarak korunmasının yanında devlet okullarında anadilin öğretilmesi imkanı tanınmasının öngörüldüğünü açıkladı.
CHP'nin Anayasa vizyonu
31 Mayıs 2011 / 13:55 Güncelleme: 31 Mayıs 2011 / 14:05

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve CHP'nin Anayasa Komisyonu Başkanı Süheyl Batum, partisinin yeni anayasa çalışmaları kapsamında hazırlanan ''Anayasa Vizyonu''nda, anayasanın Türkçeyi resmi dil olarak korumasının, öte yandan devlet okullarında anadilin öğretilmesi imkanı tanınmasının öngörüldüğünü söyledi.

Batum, genel merkezde Anayasa Komisyonu üyeleriyle düzenlediği basın toplantısında, devam eden yeni anayasa çalışmaları kapsamında ''CHP'nin Anayasa Vizyonu''nu açıkladı.

CHP'nin yeni anayasanın tüm toplum kesimlerinin katılımıyla hazırlanmasından yana olduğunu ifade eden Batum, bu kapsamda partisince yürütülen çalışmaları anlattı.  

Yeni anayasanın, yalnızca yeni anayasanın yapımıyla görevli sivil toplum örgütleri, baraj gözetilmeksizin tüm siyasi partiler, üniversiteler ve diğer kesimlerden oluşan ''Anayasa Meclisi'' tarafından yürütülmesi gerektiğini belirten Batum, geniş bir katılımla oluşturulan Anayasa Meclisince hazırlanan metnin en sonunda referanduma götürülmesinin de düşünülebileceğini aktardı.

Batum, anayasanın başlangıç metninin muğlak ve hukuk ötesi ilkelerden arındırılarak, cumhuriyetin niteliklerinin pekiştirilmesi ve netleştirilmesi yoluna gidilebileceğini ifade ederek, ''Atatürk'ün kurucu ve önder rolü, Atatürk'ün çağdaşlaşma hedefi ile cumhuriyetin temel nitelikleri arasında uyum olduğu vurgulanmalıdır'' dedi.

Batum, başlangıç metninde ''toplumsal ve siyasal şiddet önleme. Barış içinde birarada yaşama, toplumsal cinsiyet eşitliği, bölgeler arası eşitsizliği de giderecek adil toplumsal kalkınma, tarihsel ve kültürel varlıkların korunması ve sürdürülebilir çevre'' gibi temel ve güncel kavramların da bulunması gerektiğini kaydetti.

Başlangıç metninde Türkiye'nin dil, din, ırk ve etnik köken bakımından çeşitliliği ve zenginliği dikkate alınarak, yurttaşlığın hak ve özgürlüklere dayalı insan onurunu öne çıkaran hukuksal bir bağ olduğunun vurgulanmasının öngörüldüğünü dile getiren Batum, CHP'nin anayasanın 1,2,3, ve 4. maddelerinin ve bu maddelerde yer alan ilke ve kuralların değiştirilemezliğini, genel ilke olarak benimsediğini söyledi.

Batum, cumhuriyetin niteliklerine ilişkin maddenin, yeniden kaleme alınacak başlangıç metnindeki hukuksal ilkelere gönderme yapılarak, ''Birarada yaşama arzusuna dayalı ulus tanımını ve yurttaşlığın ırk, etnik köken veya dine dayanmayan hukuksal bir bağ'' olduğunu içereceğini bildirdi.

Din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin anayasa hükmünün, ''devletin dinler karşısındaki tarafsızlığı, inanç çoğulculuğu, inanç çoğulculuğunun dinsel tutum ve tavrı benimsememeyi de içerdiği ve devletin dinsel baskıyı engelleme yükümlülüğü'' göz önüne alınarak düzenlenmesinin önemine dikkati çeken Batum, din ve vicdan özgürlüğünün koruma alanı ile sınırlama nedenlerinin, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararları ışığında düzenleneceğini anlattı.                    

Batum, Toplumsal cinsiyet eşitliği ve özgürlükler başlığı altında, bir cinsiyetin üstünlüğüne ya da dezavantajlı konumuna ilişkin kültürel kalıpların değiştirilmesi gerektiğini belirterek, yeni anayasada ayrımcılık yasağının açıkça yer alması mevcut anayasadaki ayrımcılık nedenlerinin yanında ''yaş, etnik ya da sosyal köken, cinsel yönelim, engellilik ve benzeri nedenlere dayalı ayrımcılığın da yasaklanmasının gerektiğini bildirdi.

''SEÇİM BARAJI YÜZDE 5'İ AŞMAMALI''

CHP'nin anayasa vizyonunda değişik din ve mezheplere mensup yurttaşların tüm haklarının güvence altına alınmasının öngörüldüğüne işaret eden Batum, ibadethane statüsünün tanınması konusunun düzenleneceğini, bu konudaki nesnel ölçütler ve ilkelerin dinsel çoğulculuğa uygun olarak anayasada saptanmasının önemli olduğunu ifade etti.

Batum, anayasa vizyonunda Diyanet İşleri Başkanlığının yapısının da inanç çoğulculuğu gözetilerek yeniden yapılandırılmasının yer aldığını duyurdu.

Askerlik hizmetinin kamu hizmeti olarak yapılmasını sağlayacak anayasal hükmün benimsenmesi ve vicdani nedenlerle askerlik hizmeti yapmak istemeyen yurttaşlara bu hakkın tanınmasının tartışılabileceğini söyleyen Batum, düşünceyi açıklama ile basın özgürlüğünün de özgürlükçü bir bakış açısıyla yeniden düzenlenmesinin gerektiğini kaydetti.

Batum, CHP'nin anayasa vizyonunda RTÜK'ün özerk bir yapıya kavuşacağını özel yaşamın gizliliğinin özgürlük odaklı bir şekilde ve sınırları anayasada gösterilerek düzenleneceğini, iletişimin güvenliğine ilişkin asgari güvencelerin anayasada yer alacağını söyledi.

Eğitim hakkı bakımından din kültürü ve ahlak bilgisi derslerini zorunlu sayan anayasa maddesinin mutlaka değiştirilmesi gerektiğini, bu derslerin isteğe bağlı olarak düzenlenmesinin öngörüldüğünü vurgulayan Batum, ''Anayasa, Türkçeyi resmi dil olarak korumalıdır. Öte yandan devlet okullarında anadilin öğretilmesi imkanı tanınmalıdır'' dedi.

Yurttaşlığın aynı zamanda bir siyasal hak olduğuna dikkati çeken Batum, devlet ile birey arasındaki hukuksal bağı ifade eden ve dine, dile, ırka ya da etnik kökene gönderme yapmayan bir yurttaşlık anlayışının başlangıç metni dışında bir siyasal hak olarak anayasada yer yer alması gerektiğini bildirdi.

Batum, anayasada siyasi partilere ilişkin hükümlerin yeniden düzenlenmesinin önemine de işaret ederek, ''Seçim mevzuatı anayasa yapımı sürecinde mutlaka tartışılmalı ve seçim barajı yüzde 5'i kesinlikle aşmayacak bir baraj biçiminde belirlenmelidir'' diye konuştu.

Batum, Bağımsız İdari Otoriteler'in anayasa girmesinin, YÖK'ün kaldırılmasının, Eşitlik Kurulu kurulmasının, Kamu Denetçiliği Kurumunun bağımsız ve özerk bir biçimde yapılandırılmasının, Milli Güvenlik Kurulunun Cumhurbaşkanının daveti üzerine toplanan ve ulusal güvenlik sorunlarına odaklanan bir danışma kurulu niteliği taşımasının, yetkilerinin kanunla düzenlenmesinin CHP'nin anayasa vizyonu içinde yer aldığını anlattı.

''YEREL YÖNETİMLERİN YETKİLERİ YENİDEN DÜZENLENMELİ''

Batum, anayasa vizyonunda yasama ve yürütme dengesinin de ele alındığını belirterek, ''Çoğulculuk ve istikrar için başkanlık sistemi bir seçenek olarak düşünülmemeli ve parlamenter sistem tercih edilmelidir'' görüşü ile yasama dokunulmazlığının sınırlandırılmasının yer aldığını kaydetti.

CHP'nin anayasa vizyonunda ''yerel yönetim reformu'' nun da yer aldığını dile getiren Batum, bu konunun yanlış anlamalara neden olduğuna dikkati çekti.

Tek bir bölge değil, tüm Türkiye için planlanacak bir yerel yönetim reformu üzerinde çalışılmasının zorunlu olduğunu bildiren Batum, merkezi idare ile yerel yönetimlerin yetki ve ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Batum, ''Üniter devlet korunarak yerel yönetim reformu hayata geçirilmelidir. Yereli ve bölge halkını ilgilendiren konu ve kararlarda itiraz edici referandum benimsenebilir'' dedi.

Batum, anayasa vizyonunda yer alan ekonomiye ilişkin düzenlemeler hakkında da bilgi verdi.

Yüksek yargı konusunda da düzenlemelerin anayasa vizyonu içinde değerlendirildiğini ifade eden Batum, Anayasa Mahkemesinin kuruluşunun, faaliyeti ve seçimleriyle liyakate uygun, etkili ve adil denetim yapabilecek bir yapıya kavuşturulmasının, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yargı ve yargıç bağımsızlığının sağlanabilmesi için yeniden yapılandırılmasının, Askeri Yargıtayın kaldırılmasının, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kaldırılmasının ise tartışılabileceğinin gerekliliğini vurguladı.

Batum, yasama ve yürütmenin tüm eylem ve işlemlerine karşı olağan ve olağanüstü dönemler arasında ayrım yapılmaksızın yargı yolunun açık olmasının, özel yetkili mahkemelerin kurulamayacağının anayasada yer almasının öngörüldüğünü de anlattı.

AK Parti'nin her ortamda yeni anayasadan bahsettiğini, ancak yeni anayasaya ilişkin hiçbir şeyin net olmadığını dile getiren Batum, bu çalışma ile CHP'nin yeni anayasa konusunda düşüncelerini somut şekilde ortaya koyduğunu ve kendini bu düşüncelerle bağladığını söyledi. 

Batum, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Süheyl Batum, açıklanan vizyon kapsamında üniversitelere başörtüsü ile girilmesi konusuna ilişkin soruyu yanıtlarken, laik bir devlette ''dinimiz böyle emrediyor'' gerekçesiyle kural konulamayacağını söyledi. Batum, üniversite öğrencilerinin başörtüsü sorununun CHP'nin katkılarıyla bugün artık gündemden kalktığını savundu.

Yerel yönetimlere ilişkin düzenlemeler konusundaki soruyu da yanıtlayan Batum, bu konunun yanlış anlaşıldığını söyledi.

Türkiye'nin, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nı kabul ettiğini hatırlatan Batum, ''Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylediği bu bağlamda yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, mali alanda yetkilerinin artırılmasıdır'' dedi.

Batum, bir başka soruyu yanıtlarken de anadilde eğitimin söz konusu olamayacağını, bunun için seçmeli ders yöntemi ile anadilin öğrenilmesinin düşünülebileceğini ifade etti.

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler