YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
CHP'li Kart'tan ilginç çıkış
AHİM'in Dink davasında verdiği karaı değerlendiren CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, ''Türkiye'nin, Hrant Dink cinayeti için ödeyeceği tazminatı bakın kimin ödemesi gerektiğini söyledi?
CHP'li Kart'tan ilginç çıkış
16 Eylül 2010 / 12:58 Güncelleme: 16 Eylül 2010 / 12:59

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, ''Türkiye'nin, Hrant Dink cinayeti için ödeyeceği tazminatın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay'dan kişisel olarak tahsil edilmesi gerektiğini'' iddia etti.

Kart, Parlamento'da düzenlediği basın toplantısında, AİHM'in Türkiye'nin, Hrant Dink'i koruyamadığı için 133 bin 595 Avro tazminat ödemesine karar verdiğini anımsattı.

Hrant Dink ve öncesindeki Rahip Santoro cinayetleri sonrasındaki soruşturmalarda yaşananların, Türkiye yönetimi adına ''utanç'' olduğunu ileri süren Kart, Başbakanlık Teftiş Kurulunun, dönemin İstihbarat Daire Başkanı ve Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek ve diğer görevliler hakkında ön inceleme yapılması yolundaki raporun gereğinin, İçişleri Bakanlığınca yerine getirilmediğini savundu. Kart, Başbakan Erdoğan'ın da bu gelişmelere müdahale etmediğini öne sürdü.

Atilla Kart, bu cinayetlerin idari ve adli soruşturmasında gerçeğe ve azmettirenlere ulaşılmasının Hükümetin müdahalesiyle engellendiğini iddia etti.

''Bu süreci analiz ettiğimizde, 2005'li yıllardan bu yana anlattığımız gerçeklerle karşı karşıya geliyoruz. Emniyet bünyesinde özellikle izleme, dinleme ve istihbarat birimlerinde egemen hale gelen cemaat yapılanması gerçeğiyle karşı karşıya geliyoruz'' diyen Kart, bu yapılanmanın, parti memuru-cemaat memuru dayanışmasına dönüştüğünü savundu.

CHP'li Kart, gerek AİHM kararları gerekse Danıştay kararlarına göre, kusurlu eylem ve işlemleriyle mağduriyetlere ve haksızlıklara yol açan bürokrat ve karar mercilerinden, devletin ödemek zorunda kaldığı tazminatın, rücu edilmesi gerektiğini söyledi. Gelinen bu aşamada, Türkiye'nin, ''Hrant Dink cinayeti için ödeyeceği tazminatın Başbakan Erdoğan ve İçişleri Bakanı Atalay'dan kişisel olarak tahsil edilmesi gerektiğini'' iddia eden Kart, ''Hrant Dink kararıyla, Başbakan ve İçişleri Bakanının Türkiye Cumhuriyeti Hazinesine 250 bin TL civarında bir borcu ortaya çıkmıştır'' dedi.

''YÖNETİM YAPISINDAKİ KOMİTACILIK SONA ERSİN''

Kart, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın ''referandum sonuçlarını başarısız olarak değerlendirip kurultay çağrısında bulunduğu'' anımsatılarak, kurultaya ihtiyaç olup olmadığının sorulması üzerine, referandum sonuçlarını başarısız olarak değerlendirmediğini söyledi.

Bu aşamada kurultaya ihtiyaç olmadığını ifade eden Kart, ''Ancak CHP'nin geçmişten bugüne sirayet eden genel merkez yapılanmasındaki, yönetim yapısındaki komitacılığın ve yanlış anlayışların sona erdirilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Maalesef, bu anlayışın ve uygulamanın, sayın genel başkanımıza rağmen devam ettiğini görüyoruz. Genel başkanımıza sahip çıkmak, ona destek vermek, önünü açmak, kişisel ve siyasal hesapların üstüne çıkmak sorumluluğu ile karşı karşıyayız'' dedi.

Atilla Kart, ''Komitacılıkla suçladığınız kişi Genel Sekreter Önder Sav mı?'' sorusuna, ''Kişilere yönelik bir değerlendirme yapmadım. Yönetim yapısındaki sakatlıktan söz ediyorum'' yanıtını verdi. (A.A.)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler